(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/162 E. , 2012/15286 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle, icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşün…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/162 E. , 2012/15286 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle, icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. KARAR 1- Davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki temyiz itirazının reddine, 2-Dava, davalı kurumca gönderilen 2002 yılının 10., 11., ve 12. aylarına ait 3 adet ödeme emrinin zamanaşımı nedeniyle iptali, zamanaşımı kabul edilmez ise prim alacağının gerektiğinden fazla hesaplandığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, takip konusu kurum alacağı zamanaşımına uğradığından dava konusu ödeme emirlerinin iptaline ve icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. 3917 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihi ve bundan sonraya ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden 6183 sayılı Kanunun zamanaşımına ilişkin 102. madde ve ardından gelen maddeleri geçerlidir.Bu yönde 102. madde hükmüne göre zamanaşımı süresi 5 yıl olup zamanaşımı süresinin başlangıcı ise alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yıl başıdır. 5198 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değişik 506 sayılı Kanunun 80. maddesinin 5.fıkrasına göre, 6183 sayılı Kanunun zamanaşımını düzenleyen 102. maddesinin prim alacaklarının tahsilinde uygulanmayacağı belirtilmiş ise de, bu değişiklik, yürürlük tarihi olan 06.07.2004 tarihinden sonra tahakkuk edecek prim borçlarına uygulanabilecektir. 6183 sayılı Kanun'un 103.maddesinde zamanaşımını kesen haller sayılmış olup kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Somut olayda davacıya gönderilen ödeme emirlerine konu prim borcu 2002/10-11-12. aylarına ilişkindir. Ödeme emrinin 21/01/2008 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, kuruma Ankara 34. Noteri tarafından düzenlenen 23 eylül 2002 tarih 27067 nolu imza sirkülerinde şirketi yurtiçinde bilumum resmi daireler, müesseseler ve özel idarelerde temsil etmeye, her türlü evrakları imzalamaya münferiden yetkili kılınan şirket müdürü...adı ile 29.04.2006 tarihinde borçların yeniden yapılandırılması için başvurulduğu görülmektedir. Her ne kadar şirket temsilcisi imzayı inkar etmiş ve bilirkişi incelemesi sonucunda yeniden yapılandırma başvuru formu aslındaki imzanın şirket temsilcisi ...'e ait olmadığı rapor edilmiş ise de şirket dışı bir başka kimsenin kuruma giderek şirket adına borçların yeniden yapılandırılması için başvuruda bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Borçların yeniden yapılandırılması için talepte bulunulmakla 29.04.2006 tarihinde zamanaşımı kesilmiştir. Kesilen zamanaşımı 01.01.2007 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, bu tarihten sonra zamanaşımını kesen başkaca bir halin bulunmadığı, 5 yıllık zamanaşımı süresinin 01/01/2012 tarihinde dolduğu, davanın 29/05/2007 günü açıldığı ve böylece dava tarihi itibariyle tahsil zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yerinde olmayan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.