Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... E. Sayılı dosyası ile 19/12/2013 tarihinden geçerli olmak üzere ...A.Ş.' nin iflasına karar verildiğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasının 20/08/2014 tarihli ve ...yetki belgesine göre Müflis ... A.Ş. ' nin iflas masası adına iflas idare memuru Av. ...' ın atandığını, yine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasında iflas idaresince müflisin üçüncü şahıslardaki alaca
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, alacağının tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, gönderilen ödeme emrinin 26/05/2016 tarihinde davalı şahısa bizzat tebliğ edildiğini, davalı borçlunun 01/06/2016 tarihinde borca itiraz etmek sureti ile takibi durdurduğunu, davalı borçlunun hukuki bir gerekçeye dayanmadan yapılan borca itirazın haksız olduğunu, takip konusu alacağa ilişkin olarak gönderilen ödeme emrinde borcun konusu olan cari hesap açık olup, davalı borçlunun bu alacağı bildiği halde kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği fakat her hangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince 04/09/2018 tarihli kararla, mahkemenin görevsiz olduğu, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, davanın TTK'nın 4/1. maddesi kapsamında sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, davanın nispi ticari dava kabul edilmesi için de her iki tarafın da tacir olmasının ayrıca uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiğini, davanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, somut olayda davalının ... ünvanlı gerçek kişi tacir niteliğinde olduğunu, ticari işletmesinin olduğunu, icra takibinin dayanağının taraflar arasında bulunan cari hesap alacağı olduğunu, bu durumda taraflardan her ikisinin de tacir ve uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğunu, gerekçeli kararda belirtilen "davalının tacir olmadığı" ibaresinin tamamen gerçek dışı olup, görevsizlik kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.