1. Hukuk Dairesi 2012/1642 E. , 2012/4159 K. "" MAHKEMESİ : AKÇAABAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/05/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden paydaşı oldukları 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki ruhsatlı tek katlı turizm amaçlı tesisin davacılardan Ş.tarafından yaptırıldığını, taşınmazın 627.98 m2'lik bölümünün tapu kaydının, mahkeme kararı ile kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bahisle iptal edildiğini ileri sürerek, tazminat isteminde bulun…
**1. Hukuk Dairesi 2012/1642 E. , 2012/4159 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AKÇAABAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/05/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden paydaşı oldukları 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki ruhsatlı tek katlı turizm amaçlı tesisin davacılardan Ş.tarafından yaptırıldığını, taşınmazın 627.98 m2'lik bölümünün tapu kaydının, mahkeme kararı ile kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bahisle iptal edildiğini ileri sürerek, tazminat isteminde bulunmuşlardır. Davalı, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, tapu kaydının iptalinden kaynaklanan tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacıların miras bırakanı E.B.ın paydaşı olduğu .ada . parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bahisle, Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.06.2008 tarih 2006/74 E. 2008/122 K. Sayılı ilamı ile tapu kaydının iptaline karar verildiği ve kararın 10.11.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davaya konu taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içerinde kaldığından bahisle tapu kaydının iptalinden kaynaklan tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğrudur. Ancak, tapu iptal davası 23.02.2006 tarihinde açılmış, taşınmaz üzerindeki yapı için 24.05.2007 tarihinde ruhsat alınmıştır. Bu durumda tapu iptal davası devam ederken taşınmaz üzerine bina yapıldığı açıktır. Böylesi bir durumda kayıt maliklerinin binayı yapmakta iyi niyetli olmadıkları gözetilerek, kayıt maliklerine asgari levazım bedeli üzerinden bir ödeme yapılıp yapılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapılmaması doğru olmadığı gibi, 14.07.2009 tarihli bilirkişi raporunda emsal taşınmazın dava tarihindeki arsa m2 birim fiyatı 1.198.-TL olarak belirtilmiş ise de, bu miktar 949,90.-TL olup, hesap hatasının göz ardı edilmiş olması da isabetsizdir. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.