11. Ceza Dairesi 2024/199 E. , 2024/13768 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/135 E., 2023/652 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İstanb…
**11. Ceza Dairesi 2024/199 E. , 2024/13768 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/135 E., 2023/652 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2015 tarihli ve 2013/633 Esas, 2015/37 Karar sayılı kararı ile 2007 takvim yılında sahte fatura kullanma ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin ve merci İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2015 tarihli ve 2015/164 Değişik İş sayılı kararı ile anılan kararlara yönelik itirazın reddedildiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında; İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli ve 2021/135 Esas, 2023/652 Karar sayılı kararı ile 2007 takvim yılı yönünden verilen düşme kararı, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan yeniden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve bu karara karşı yapılan itirazın kabulüne dair merci İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2023 tarihli ve 2023/1124 Değişik İş sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır. Sanık müdafiinin temyiz talebinin “2012 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında düzenlenen vergi suçu raporu ve mütalaanın 2007 takvim yılında sahte fatura kullanma suçuna ilişkin olmasına rağmen, mütalaa bulunmayan 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açılmış ve Mahkemece 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında; Sanığa yüklenen suçun, suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, kesen son sebep olan sanık hakkında ilk mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 28.01.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı olup sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.11.2024 tarihinde karar verildi.