Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1409 E. , 2024/5874 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1409 Karar No : 2024/5874 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:2021/1384, K:2023/1137 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ardahan ili, Çıldır İlçe Gıda,
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1409 E. , 2024/5874 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1409 Karar No : 2024/5874 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:2021/1384, K:2023/1137 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ardahan ili, Çıldır İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünde veteriner hekim olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, her ne kadar davacı hakkında ''eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokmak'' suçundan yapılan ceza yargılamasının devam ettiği görülmekte ise de, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile disiplin soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden; Hanak İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, 27/10/2015 günü Hanak ilçesi, Selamverdi Mahallesi, Ardahan Damal yolu üzerinde bulunan harabe bir binada yapılan suçüstü baskında, davacının olay mahallinde olduğunun sabit olduğu, kulak küpeleri takılı olan ve olmayan, takılmamış birçok kulak küpesi olan bir mahalde veteriner hekim olan davacının başka bir amaç ile bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının görev yaptığı Çıldır İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne ait depoda yapılan sayımda 71 adet kulak küpesinin eksik olduğu, bu küpelerden 45 tanesinin de uyuşmazlık konusu kaçak hayvan operasyonunda yakalanan küpeler olduğu görüldüğünden, davacının kaçak hayvan işi yapan şahıslarla bir organizasyon içinde olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla kamu görevlisi olan davacının memurluk sıfatı ile bağdaşmayan fiillerde bulunduğu ve hareket ettiğinin açık olduğu; öte yandan; davacı tarafından, idari soruşturma sırasında soruşturma ile ilgili kurallara uyulmadığı ve savunması alınmadan rapor tanzim edildiği ileri sürülerek, dava konusu işlemin iptali gerektiği belirtilmekteyse de, davacının Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunda savunmasının alındığının görüldüğü, dolayısıyla ''savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.'' şeklindeki Anayasal hükme aykırılık bulunmadığı; diğer yandan, davacının bağlı bulunduğu sendika temsilcisinin Yüksek Disiplin Kurulu toplantısına katıldığı ve soruşturma ile ilgili diğer hususlarda eksiklik bulunmadığından, davacı iddialarına itibar edilmediği; bu durumda, olayda, veteriner hekim olan davacının, Hanak İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan kaçak hayvan operasyonunda suçüstünde yakalandığı görülmekte olup, olay mahallinde takılı ve takılı olmayan birçok kulak küpesi bulunması ve bulunan kulak küpelerinin büyük çoğunluğunun davacının görev yaptığı Çıldır İlçe, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne ait küpeler olması nedeniyle, davacının kaçak hayvanları ülkeye sokmaya çalışan kişiler ile organize bir şekilde hareket ettiği kanaatine varıldığından, davacının Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırılmasına dair işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Önceki Bakan döneminde alınan olura istinaden soruşturmaya başlanıldığı, bu durumun usule aykırılık oluşturduğu, muhakkiklerce düzenlenen raporda, göreve başlamasından önceki döneme ilişkin tespitlere yer verildiği, sonrasında soruşturmanın müfettişlerce yapılması gerektiği yönündeki iddiaları üzerine düzenlenen raporda da, tamamen yeni verilere göre soruşturma yapılmayarak, muhakkiklerce düzenlenen rapora bağlı kalındığı, muhakkiklerce gönderilen yazıların tebliğ edilemediği gerekçesi ile savunması alınmadan raporun tamamlandığı, raporun eksikliklerle dolu olduğu, hakkındaki hayvan kaçakçılığı ve kulak küpelerini çalma suçlamalarının iddia boyutunda olduğu, ceza yargılamasının devam ettiği ve kesinleşmiş bir hükmün bulunmadığı, bir alt ceza uygulamasının yapılmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İddiaların aksine Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca yetkisiz işlem yapılmasının söz konusu olmadığı, davacının olay günü suç üstü yakalandığı ve olay esnasında yakalananların ifadelerinde de, yakalanan çanta ve içindeki kulak küpelerinin davacıya ait olduğunun beyan edildiği, ceza yargılaması henüz kesinleşmemiş ise de, yürütülen idari soruşturmanın adli soruşturmadan ayrı olduğu ve adli soruşturmanın boyutlarına göre teklif yapılması gerekliliğinin bulunmadığı, davacının savunması muhakkiklerce alınmamasına rağmen Yüksek Disiplin Kurulunda savunmasını yaptığı, disiplin cezasında bir usulsüzlük bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Ardahan ili, Çıldır İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünde veteriner hekim olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Kanun'un metnine yer verilen hükmü kapsamında Ceza Mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, Ceza Mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır. Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden fiil, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek Ceza Mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda; disiplin cezasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanun'u kapsamında da suç olması nedeniyle, davacı hakkında, ''Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokmak'' suçundan, ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği; yine davacının, ''Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme vb.'' suçlarından, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dosyasında mahkumiyetine karar verildiği ve anılan dosyanın henüz kesinleşmediğinin görüldüğü; yine davacının, ''Kaçakçılık suçunun meslek ve sanatın sağladığı kolaylıklardan yararlanarak işlenmesi, resmi belgede sahtecilik'' suçlarından yargılamasının yapıldığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı dosyasında beraatine karar verildiği ve dosyanın istinaf sürecinin ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin E:...sayılı esasında devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının işlediği iddia edilen fiiller sebebiyle yargılandığı ceza davalarının sonucunun araştırılması ve ceza yargılamaları sonuçlandıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 25/12/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.