3. Hukuk Dairesi 2016/8334 E. , 2016/12174 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların 30 yıllık evli olduklarını, müşt…
**3. Hukuk Dairesi 2016/8334 E. , 2016/12174 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların 30 yıllık evli olduklarını, müşterek iki çocuklarının olduğunu, tarafların sekiz aydır ayrı yaşadıklarını, davalının kira, elektrik, su dışında evin ihtiyaçları ile ilgilenmediğini, davacı hasta olmasına rağmen ilgilenmediğini, ameliyat için...’a yalnız gönderdiğini, davacının sağlık sorunları ile de gelir getirici herhangi bir işte çalışamadığını, davalının ise devlet memuru olduğunu iddia ederek aylık 1.500TL nafakaya karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; evlilik birliğinin bu hale gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, davacının müşterek konutu terk ederek gittiğini ve akabinde nafaka davası açtığını, davacının annesi ile birlikte kaldığını, yurt dışında bulunan kardeşlerinin kendisine destekte bulunduğunu bu nedenle ayrı yaşama nedeni ile yoksulluğa düşmesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacı tanıklarının beyanları inandırıcı olmaktan uzak ve çelişkili bulunmuş, itibar edilmemiş, davalı tanıklarının beyanlarından ise davalı kadının not bırakarak kendi isteği ile evi terk ettiği ve TMK m.196 kapsamında terk eylemini haklı gerekçeye dayandırmadığı, davacının terk olgusunun dayandığı sebepleri, terk etmede ve ayrı yaşamada haklı bir sebebinin olduğu hususlarının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK'nun 186/3. maddesi uyarınca eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar. Aynı yasanın 195.maddesine göre de; evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler. Yine 197.maddesine göre de; eşlerden biri ortak hayat sebebi ile kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Bu durumda, hâkim eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya ilişkin önlemi alır.