11. Ceza Dairesi 2016/3504 E. , 2016/7026 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Asıl karar: Sanıklar ..., ..., ... haklarında: Beraat ve Düşme Sanık ... hakkında 2005 ve 2006 yılında gerçek muameleye dayalı olmayan sahte belgeler düzenlemek suçundan: Mahkumiyet 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan sanık ... hakkında, zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. 7201 sayılı Tebligat Ka…
**11. Ceza Dairesi 2016/3504 E. , 2016/7026 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Asıl karar: Sanıklar ..., ..., ... haklarında: Beraat ve Düşme Sanık ... hakkında 2005 ve 2006 yılında gerçek muameleye dayalı olmayan sahte belgeler düzenlemek suçundan: Mahkumiyet 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan sanık ... hakkında, zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. [adres satırı maskelendi] I- Katılan vekilinin sanıklar hakkında "2004 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçundan verilen düşme kararına yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II- Katılan vekilinin sanıklar hakkında “2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan verilen düşme, sanık ... hakkında “2005, 2006, 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan”, sanık ... hakkında “2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan” ve sanık ... hakkında “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan” verilen beraat kararlarına, sanık ... müdafiinin “2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1- Sahte fatura düzenleme suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı aylarda/zamanlarda düzenlenen sahte fatura eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme sahte fatura düzenleme suçunu oluşturacağı, suç tarihinin de son faturanın düzenlendiği tarihe göre belirleneceği cihetle; somut olayda sanıklar hakkında, “2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan kamu davası açıldığı, eylemlerinin bölünerek 1 Haziran 2005 tarihinden önce düzenlenen faturalar yönünden kamu davasının zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine, 2005 yılında düzenlenen diğer faturalar yönünden ise mahkumiyet ve beraat kararları verilmek suretiyle çelişkiye sebebiyet verilmesi, 2- Sahte fatura düzenlemek suçunun oluşabilmesi için sahte faturaların 213 sayılı VUK'nun 230. maddesinde sayılan zorunlu unsurları taşıması gerektiği aksi takdirde ilgili kanunun 227/3. maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılacağı ve sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulunmaması karşısında; sahte fatura düzenleme suçunda suç tarihinin düzenlenen son fatura tarihi olduğu cihetle, 2005 takvim yılında düzenlendiği iddia olunan sahte faturanın dava zamanaşımı yönünden önemli olduğu da nazara alınarak gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi bakımından, her takvim yılı için fatura asıllarından kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulduktan sonra, yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediği incelenerek, Kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, faturaları kullanan firmalar hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları aslı veya onaylı örnekleri getirtilip suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri dinlenerek faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları konusunda beyanlarının alınması, gerektiğinde faturalar üzerindeki imzaların sanıkların eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu aldırılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 3- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.