(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/14915 E. , 2013/8150 K. "" Irza geçme ve reşit kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme eylemi reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve reşit kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma eylemi ise reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle davaların düşmesine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.09.2010 gün ve 2002/269 Esas, 2010/…
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/14915 E. , 2013/8150 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme ve reşit kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme eylemi reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve reşit kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma eylemi ise reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle davaların düşmesine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.09.2010 gün ve 2002/269 Esas, 2010/282 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ile mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Mahkemece yapılan yargılama sırasında istinabe yoluyla 04.04.2003 tarihinde ... Asliye Ceza Mahkemesinde alınan beyanında sanıktan şikâyetçi olduğunu bildiren mağdureye CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de; CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin şikâyetçi olduğu, tevdi kararı sonrası baroca tayin edilen zorunlu vekilin de sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure ...'ın davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. ...'ın katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle yapılan incelemede;