11. Ceza Dairesi 2009/15986 E. , 2012/18896 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi kötüye kullanmak, değişen suç vasfına göre memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü. Yapıla…
**11. Ceza Dairesi 2009/15986 E. , 2012/18896 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi kötüye kullanmak, değişen suç vasfına göre memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Belgede sahtecilik suçunun oluşması için yapılan sahteciliğin hukuki sonuç doğuracak nitelikte bulunması gerekmekte olup, 3184 sayılı İmar Kanunu' nun 8/b maddesine göre “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer.” ve 1580 sayılı Belediye Kanununun 71. maddesine göre “beldenin imar planlarıyla ilgili belediye meclisince alınmış kararların geçerlilik kazanabilmesi için mülki amirlikçe onaylanması gerektiği” ve aynı Yasanın 70 ve 83. maddeleri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5393 sayılı Belediye Kanununun 18/c, u ve 34. maddeleri uyarınca da "Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek", "İmar plânlarına uygun şekilde hazırlanmış belediye imar programlarını görüşerek kabul etmek", Belediye Meclisinin yetkisinde olup, yukarıdaki mevzuat hükümleri ışığında somut olayda; sanık ...'in Kestel Belde Belediyesi'nin Turizm Bakanlığı'nca 06.03.1997 tarihinde onanarak kesinleşen 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarının devamı şeklinde gerçekte olmayan imar planı paftalarını şehir planlayıcısı sanık ...'e çizdirip aslı gibidir şerhi verildikten sonra ... dışındaki tüm sanıkların oluşturduğu Belediye Encümeni tarafından verilen suça konu 10/06/1999 tarih ve 91 sayılı karar ile de uygun görülmüş ise de yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca Belediye Encümeninin bahse konu kararı almaya yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla; encümen üyesi olan sanıkların görev ve yetkilerinde bulunmayan konu hakkında encümen kararı düzenlenmesi şeklindeki eylemlerinin, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesinde öngörülen ''memur olmayan kimsenin resmi evrakta sahtecilik'' suçuna uygun bulunduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde ''memurun resmi belgede sahteciliği'' suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi yasaya aykırı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...'e yüklenen “görevi kötüye kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde sanık ...'de dahil olmak üzere tüm sanıkların değişen suç vasfına göre "memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği" suçunun ise yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında anılan suçlardan açılan kamu davalarının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.