18. Hukuk Dairesi 2014/1711 E. , 2014/5370 K. "" MAHKEMESİ : Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/04/2013 NUMARASI : 2012/761-2013/398 Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıl…
**18. Hukuk Dairesi 2014/1711 E. , 2014/5370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/04/2013 NUMARASI : 2012/761-2013/398 Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Kamulaştırma Yasası'nın 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmazın dava tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmekte olup bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşıdığından; bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu belirlendikten sonra çevresinde ve komşu parsellerde çiftçilerin kendi imkanlarıyla yaptıkları havuzlardan kendi imkanlarıyla sulandığı belirtilmiş ise de; sulamanın ne suretle yapıldığı açıkça gösterilmeden, bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı hususları ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, pompalama veya damla sulama yöntemi ile yapılan bir sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden, düzenlenen bilirkişi kurulu raporunun esas alınması doğru değildir. Mahkemece; bilirkişi kurulundan, yukarıda belirtilen hususlarda ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2-Dava konusu taşınmazın Bursa ve İstanbul'a yakınlığı, tarihi, turistik ve doğal güzelliği bulunan U.. beldesine, Gemlik ilçe merkezine, karayoluna ve imarlı ticaret alanlarına, tarımsal ürünlerin işleme merkezlerine yakın olması, bulunduğu konum gibi hususların tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinde % 50 oranında objektif değer artışına neden olabileceği düşünülmeden, % 40 oranında objektif değer artışı uygulayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Ayrıca; 3-Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.