TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ZAFER YILMAZ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/14317) Karar Tarihi: 28/1/2021 Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Gizem Ceren DEMİR KOŞAR Başvurucu : Zafer YILMAZ Vekilleri : Av. Halil İbrahim YILMAZ Av. Mehmet MİRZA I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; soruşturma aşaması ile koruma tedbirlerinin u
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ZAFER YILMAZ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/14317) Karar Tarihi: 28/1/2021 Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Gizem Ceren DEMİR KOŞAR Başvurucu : Zafer YILMAZ Vekilleri : Av. Halil İbrahim YILMAZ Av. Mehmet MİRZA I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; soruşturma aşaması ile koruma tedbirlerinin uygulanm ası sırasındaki hukuka aykırılıklar, ceza infaz kurumundaki tutma koşulları, ce za infaz kurumunda getirilen kısıtlamalar nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği, özel hay ata saygı, mülkiyet, adil yargılanma hakları ile masumiyet karinesi ve kötü muamele yasağ ının, Yargıçlar ve Savcılar Birliği Derneğinin kapatılması nedeniyle örgütlenme özgürlüğünü n ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 6/1/2017 tarihinde yapılmıştır.3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. 6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 3III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçeves inde olaylar özetle şöyledir: A. Başvurucu Hakkında Yürütülen Adli Süreç Yönünden 8. Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle kar şı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl süresi 19/7/2018 tarihinde yeniden uzatılmayarak son bulmuş tur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün ark asında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapı lanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir ( Ayd ın Yavuz ve di ğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, 12-25). 9. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa b ile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsam da teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca -aralarında yüksek mahkem e üyelerinin de bulunduğu- üç bine yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile ba ğlantılarının bulunduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü ha kkında gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulmuştur ( Ayd ın Yavuz ve di ğerleri , 51, 350). 10. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) 24/8/2016 tarih li kararı ile -Yozgat Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta olan- başvuruc unun FETÖ/PDY ile bağlantısının bulunduğu gerekçesiyle görevden uzaklaştırılmasın a karar verilmiş ve bu kara r 29/11/2016 tarihinde kesinleşmiştir. 11. Darbe teşebbüsü sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca bazı yargı mensupları hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlardan başlatıla n soruşturma kapsamında başvurucu Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17/7/2016 t arihinde gözaltına alınmıştır. 12. Başsavcılık 17/7/2016 tarihinde, başvurucuyu tutuklanması is temiyle Yozgat Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Hâkimlik tutuklama istemin in reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: "Şüpheli Zafer Y ılmaz' ın üzerine at ılı suçun niteli ği, mevcut delil durumu, şüphelinin kaçmas ı, saklanmas ı veya kaçaca ğı şüphesini uyand ıran somut bulgular ın haz ırlık dosyas ı kapsam ına göre bulunmamas ı, her ne kadar at ılı suçun CMK 100 kapsam ında katalog suçlardan olsa da haz ırlık dosyas ı kapsam ına göre kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunmamas ı, delilleri yok etme, gizleme veya de ğiştirme ile olaydan sonraki davran ışlar ı, tutuklaman ın Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi, Anayasam ız ve Yarg ısal içtihatlar da dikkate al ındığında başvurulmas ı gereken son tedbir oldu ğu dikkate al ınara k bu aşamada şüphelinin tutuklanmas ının ölçülü olamayaca ğı anlaşıldığından CMK nun 100. maddesi uyar ınca şüphelinin TUTUKLANMA İSTEMİNİN REDDİNE..." Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 413. Bu karara yapılan itiraz üzerine Sungurlu Ağır Ceza Mahkemes ince başvurucu hakkında yakalama emri çıkarılmasına karar verilmiştir. 14. Başvurucu, hakkındaki yakalama kararı nedeniyle Yozgat Cumhu riyet Başsavcılığına başvurmuş ve Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEG BİS) yöntemiyle Sungurlu Sulh Ceza Hâkimliği önünde başvurucunun sorgusu yapılmıştır. So rgu sırasında başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur. 15. Sungurlu Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 20/7/2016 tarihinde başvurucunun tutuklanmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: "Şüpheli ZAFER YILMAZ' ın üzerine at ılı "silahl ı terör örgütüne üye olmak TCK 314/2)" suçunu i şlediği hususunda şüpheli hakk ında HSYK 2. Dairesinin Fetuhlahç ı Terör Örgütüne Üye Olmaktan dolay ı 16/07/2016 tarihindeki Cumhuriyet Savc ılığından Aç ığa Alma Karar ı bulunduğu, Ankara Cumhuriyet Ba şsavc ılığının ihbar ı, 15/07/2016 tarihinde Ankara ve İstanbul illerinde Fetullahç ı terör örgütüne üye oldu ğu iddia edilen bir k ısım asker, polis ve sivillerin darbe giri şimde bulundu ğu, şu anda da çok say ıda şehidi n bulunduğu, binlerce yaral ının olduğu, milyonlarca maddi zarar ın ortaya ç ıktığı, halen d e darbe te şebbüsünün devam etti ği, bu nedenle suçun temadi niteli ğinde oldu ğunda n şüphelinin üzerine at ılı suçu işlediği hususunda somut delillere dayal ı kuvvetli suç şüphesinin bulundu ğu, suçun CMK'n ın 100/3-11. maddesinde yer alan katalog suçlarda n olduğu, isnat edilen suça ili şkin kanunda öngörülen hapis cezas ı dikkate al ındığında şüphelinin kaçma ihtimalinin bulunmas ı, at ılı suçun vasf ı, mahiyeti ve i şleniş şekli dikkate alındığında şu aşamada adli kontrol hükümlerinin uygulanmas ının yetersiz kalaca ğı şüpheli ZAFER YILMAZ' ın 2802 say ılı Hakimler ve Savc ılar Kanununun 94. maddesini n atf ıyla CMK'nun 100 ve devam ı maddeleri uyar ınca TUTUKLANMASINA..." 16. Tutuklama kararına yapılan itiraz, Yozgat Sulh Ceza Hâkimli ği tarafında n reddedilmiştir. 17. Başvurucu 10/10/2016 tarihli tutukluluk hâlinin devamına ili şkin Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliği kararına itiraz etmiştir. 18. Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliği 25/11/2016 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. 19. Anılan karar 6/12/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmişt ir. 20. Başvurucu 6/1/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştu r. 21. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede Başs avcılık, başvurucunun örgütsel nitelikli eylemleri ile FETÖ/PDY hiyerarş isi içinde yer almak suretiyle terör örgütü üyesi olma suçunu işlediğini iddia etmiş tir. 22. İddianame Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) 19/7/2 017 tarihinde kabul edilerek E.2017/103 sayılı dosya üzerinden kovu şturma aşaması başlamıştır. 23. Mahkeme 14/3/2018 tarihli birinci duruşmada başvurucunun tah liyesine kara r vermiştir. Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 524. Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda başvurucunun FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezal andırılmasına karar verilmiştir. 25. Başvurucu hakkındaki kararın istinaf aşamasında incelemesi d evam etmektedir. B. İnfaz Hâkimliğine Yapılan Başvurular Yönünden 26. Başvurucu; - 13/10/2016 tarihli dilekçesi ile ceza infaz kurumuna girdiği tarihten beri hiçbir karar ve gerekçe gösterilmeden kültür ve sanat etkinliklerine k atılma hakkından yoksun bırakıldığını, - 21/10/2016 tarihli dilekçesi ile hukuki başvurularına esas ol arak taslak hazırlamak için kalemtıraş talep etmesine rağmen bunun sağlanma dığını, yine başvuruları için gerekli olan ataş ve A4 kâğıt için büyük evrak zarfı, şeffaf dosya talebinin karşılanmadığını, başvuruları için bilgisayar ve çıkt ı alma hakkının olmadığını, çay (kültürel gereklilik), içme suyu, deterjan, pri zden kullanılan elektrik, sandalye, çatal, bıçak, kaşık, tabak, bardak dâhil ihtiyaçların ı kişisel hesabından karşıladığını, bunların ceza infaz kurumu tarafından karşılanma sını istediğini, koğuşta bulanan yirmi kişiye bir tuvalet verildiğini, bu nedenl e sıkıntı çektiğini, yemeklerini tuvalet kokusu içinde yediklerini, sağlık yönünden kötü muamele gördüğünü, kültürel ve sanatsal haklarının sınırlandırıldığını, - 28/10/2016 tarihli dilekçesi ile Anayasa Mahkemesine ve Avrup a İnsan Hakları Mahkemesine başvurmak için internet bağlantısı olmayan bilgisayard a çalışma ve bilgisayardan çıktı alma imkânının tanınmasını talep ettiğini fakat ceza infaz kurumunun bu talebini internet bağlantısı olan bir bilgis ayar olarak yanlış anladığını, savunma hakkının kısıtlanmaması için bilgisayara ih tiyaç duyduğunu iddia etmiştir. 27. Yozgat İnfaz Hâkimliği bu dilekçeleri değerlendirerek 22/11 /2016 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: "...gerekli bilgi ve belgeler dosyaya dahil edilerek cezaevinden bilgi al ınm ış olmakla, 24/10/2016 tarihli Yozgat E Tipi Kapal ı ve Aç ık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlü ğü'nün tespit tutanağı da incelenerek, içinde bulunulan hal itibariyle herhangi bir güvenlik zaafiyeti v e müessif bir olaya sebebiyet verilmemesi için güvenlik amaçl ı k ısıtlamalar ın yap ıldığı, mevzuata ayk ırı bir durumun tespit edilmedi ği, cezaevinde şu aşamada tüm ko ğuşlarda kapasitenin üzerinde hükümlü/tutuklu bar ındırıldığı anlaşılmakla tutuklunun yapm ış olduğu itiraz ının reddine..." 28. İnfaz Hâkimliği kararın yapılan itiraz, Yozgat Ağır Ceza Ma hkemesinin 2/12/2016 tarihili kararıyla reddedilmiştir. 29. Karar 13/12/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. 30. Başvuru 6/1/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 6IV. İNCELEME VE GEREKÇE 31. Mahkemenin 28/1/2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başv uru incelenip gereği düşünüldü: A. Adli Yardım Talebi Yönünden 32. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ö lçüde güçleştirmeksizi n yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan ba şvurucunun açıkç a dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir. B. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişki n İddialar 1. Gözaltı Tedbirinin Hukuki Olmadığına İlişkin İddia 33. Başvurucu, şartları oluşmadığı hâlde hakkında uygulanan göza ltı tedbirini n hukuki olmadığını ve gözaltı kararı tebliğ edilmediği için itir az etme hakkının engellendiğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğin i ileri sürmüştür. 34. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulabilmes i için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâ linde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir hak arama yoludur ( Ayşe Z ıraman ve Cennet Ye şilyurt , B. No: 2012/403, 26/3/2013, 16, 17). 35. Anayasa Mahkemesi, kanunda öngörülen gözaltı süresinin aşıld ığı veya yakalama ve gözaltına alınmanın hukuka aykırı olduğu iddiaların a ilişkin olarak bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf yaparak- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ce za Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketi lmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır ( Hikmet Kopar ve di ğerleri [GK], B. No: 2014/14061, 8/4/2015, 64-72; Hidayet Karaca [GK], B. No: 2015/144, 14/7/2015, 53-64; Günay Dağ ve diğerleri [GK], B. No: 2013/1631, 17/12/2015, 141-150; İbrahim Sönmez ve Nazmiye Kaya , B. No: 2013/3193, 15/10/2015, 34-47). 36. Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen d ava yolunun başvurucunun durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili b ir hukuk yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun in celenmesinin bireysel başvurunun ikincillik niteli ği ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır. 37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 2. Tutuklamanın Hukuki Olmadığına ve Tutukluluk Süresinin Makul Olmadığına İlişkin İddia 38. Başvurucu; kuvvetli suç şüphesi ve somut deliller bulunmadan hakkında tutuklama kararı verildiğini, delilleri karartma ve kaçma şüphe si olmadığı hâlde koşulları oluşmadan verilen tutuklama kararı ve 5 ayı aşkın süre devam ed en uzun tutuklulu k nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 739. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel ba şvuru usulü" kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrasının birinci cümlesi şöyledir: "Bireysel ba şvurunun, ba şvuru yollar ının tüketildi ği tarihten; ba şvuru yolu öngörülmemi şse ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yap ılmas ı gerekir." 40. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) "Başvuru süresi ve mazeret" kena r başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Bireysel ba şvurunun, ba şvuru yollar ının tüketildi ği tarihten, ba şvuru yolu öngörülmemi şse ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yap ılmas ı gerekir." 41. Bireysel başvuruların 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (5 ) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca baş vuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tar ihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir. 42. Başvurucunun tutuklama kararının hukuka aykırı olduğuna, sor uşturma aşamasında yapılan tutukluluk veya tutukluluğa itiraz incelemel eri sırasında usule ilişkin güvencelere riayet edilmediğine ve uzun tutukluluk süresine dai r şikâyetlerini içeren bireysel başvurusunu buna ilişkin kararların kendisine tebliğinden veya kararları öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapması gerekmektedir. 43. Başvurucu 10/10/2016 tarihli tutukluluk hâlinin devamına ili şkin Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliği kararına itiraz etmiştir. Ankara 3. Sulh Ceza Hâ kimliği 25/11/2016 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Anılan karar 6 /12/2016 tarihinde başvurucuy a tebliğ edilmiş, başvurucu bu tarihten itibaren otuz gün geçtikt en sonra 6/1/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Buna göre anılan şikâyetler bak ımından bireysel başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır. 44. Açıklanan gerekçelerle bireysel başvurunun bu kısmının süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 3. İlk Tutuklama Kararına Konu Sorgunun SEGBİS Yöntemiyle Yapılm asına İlişkin İddia 45. Başvurucu, sorgusunun SEGBİS yöntemiyle yapılmasının kişi hü rriyeti ve güvenliği hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. 46. Somut olayda başvurucu, soruşturma aşamasında Sungurlu Sulh Ceza Hâkimliğinde 20/7/2016 tarihinde yapılan sorgusunun SEGBİS yönt emiyle gerçekleştirildiğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hak kının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucunun 20/7/2016 tarihinde sorgusunun yapıldığ ı, bireysel başvurunun ise 6/1/2017 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında SEGBİS ile yap ılan sorgu tarihinden itibaren otuz günlük yasal süre içinde bireysel başvuruda bulunulmadığı için başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır. 47. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 84. Müdafi ile Görüşmelerin Kayıt Altına Alındığına İlişkin İddia 48. Başvurucu 28/7/2016 tarihinde müdafii ile ilk kez görüştüğün ü, bu görüşmenin kamera ile kayda alınmak istendiğini ancak itiraz etmesi üzerin e bundan vazgeçildiğini, bu görüşmeden bir kaç gün sonra yapılan ikinci görüşmenin kamera i le kayıt altına alındığını belirterek müdafi yardımından yararlanma hakkının ihlal edildiğ ini ileri sürmüştür. 49. Anayasa Mahkemesi 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâk imliği Kanunu'nun 5. maddesinde belirtilen infaz hâkimliğine şikâyet y olunun bu kapsamda kalan iddialar bakımından telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yolu olduğuna karar vermiştir (İsmail Solmaz, B. No: 2017/15251, 12/2/2020, 104-105). 50. Somut başvuru yönünden anılan içtihattan ayrılmayı gerektire n bir durum bulunmamaktadır. İnfaz hâkimliğine başvuru yapıldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır. Hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları tüket meksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır. 51. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin Yapısına İlişkin İddia 52. Başvurucu; tutuklama ve tutukluluğa itirazın reddi kararını veren sulh ceza hâkimliklerinin bağımsız, tarafsız ve etkili bir başvuru merci olmadığını, bu nedenle tutuklamaya karşı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini iler i sürmüştür. 53. Anayasa Mahkemesince sulh ceza hâkimliklerinin doğal hâkim g üvencesini sağlamadığına, tarafsız ve bağımsız mahkeme olmadığına ve tutuk luluğa itirazın bu yargı mercilerince karara bağlanmasının hürriyetten yoksun bırakılmay a karşı etkili bir itirazda bulunmayı imkânsız hâle getirdiğine ilişkin iddialar birçok kar arda incelenmiş; bu kararlarda sulh ceza hâkimliklerinin yapısal özellikleri dikkate alınarak söz konusu iddiaların açıkç a dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır ( Hikmet Kopar ve di ğerleri, 101-115; Mehmet Baransu (2) , B. No: 2015/7231, 17/5/2016, 64-78, 94-97). 54. Somut başvuruda, aynı mahiyetteki iddialara ilişkin olarak a nılan kararlarda varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır . 55. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 6. Soruşturma Dosyasına Erişimin Kısıtlandığına İlişkin İddia 56. Başvurucu, soruşturma dosyasındaki gizlilik kararı nedeniyle suçlamalara ilişkin temel delillere erişemediğini, hangi delilere dayanılar ak suçlandığını bilmediğini, tutukluluğa etkili bir şekilde itiraz edemediğini ileri sürmüşt ür. 57. Anayasa Mahkemesi, soruşturma dosyalarına erişime yönelik ol arak verilen kısıtlama kararlarının tutuklu kişilerin özgürlüklerinden mahru m bırakılmasına karşı itirazda bulunma hakkı üzerindeki etkisini birçok kararında incelemiştir . Bu kararlarda öncelikle yakalanan veya tutuklanan kişiye yakalama ya da tutuklama sebep lerinin ve hakkındaki Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 9iddiaların bildirilmesi gerektiği ancak buradaki bildirim yüküm lülüğünün isnat edilen suçlamalara esas tüm bilgi ve delilleri kapsamadığı belirtilmiş , bu bağlamda başvurucunun tutuklamaya konu suçlamalara ilişkin temel unsurları bilip bilm ediği dikkate alınmıştır (Günay Da ğ ve diğerleri, 168-176; Hidayet Karaca , 105-107; Süleyman Ba ğrıyan ık ve diğerleri , 248-257). 58. Somut olayda ifade ve sorgu tutanakları, tutukluluğa ilişkin kararlar, başvurucu veya müdafileri tarafından verilen tutukluluğa ilişkin dilekçel er ve soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde başvurucunun tutukluluğuna tem el teşkil eden bilgi ve belgelerden haberdar olduğu, bunların içeriği hakkında yeterli bilgiye sahip bulunduğu, tutukluluk durumuna karşı itirazlarını sunma konusunda kendisin e yeterli imkânın tanındığı görülmektedir. 59. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. C. Yerleşme ve Seyahat Hürriyetinin İhlal Edildiğine İlişkin İdd ia 60. Başvurucu, ilk sorgu tarihi olan 17/7/2016 tarihinden bir gü n önce 16/7/2016 tarihinde yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı v erildiğini öğrendiğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüş tür. 61. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı K anun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası hükümlerine göre Anayasa Mahkem esine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu gücü tarafından m üdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye nin taraf olduğu ek protokolle rinin kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme nin ortak korum a alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğun a karar verilmesi mümkü n değildir ( Onurhan Solmaz , 18). 62. Anayasa nın 23. maddesinde yer alan yerleşme ve seyahat hürr iyeti, Sözleşme ile Sözleşme ye ek 1 No.lu Protokol de tanınmış bulunan hak ve özgürlüklerden başka hak ve özgürlükler tanıyan 4 No.lu Protokol ün 2. maddesinde ve "Serbest dola şım özgürlü ğü" kena r başlığı altında düzenlenmiştir. 63. Sözleşme ye ek 4 No.lu Protokol e ülkemiz taraf değildir. Bu nedenle anılan protokol kapsamında kalan ve Anayasa nın 23. maddesinde yer ala n seyahat özgürlüğüne yönelik şikâyetle ilgili olarak bireysel başvuruda bulunulamaz (Sebahat Tuncel , B. No: 2012/1051, 20/2/2014, 53). 64. Açıklanan gerekçelerle yerleşme ve seyahat özgürlüğünün ihla li iddiasına ilişkin başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşull arı yönünden incelenmeksizin konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. D. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 65. Başvurucu, ceza infaz kurumunda kapasitenin çok üzerinde ola n sağlıksız bir koğuşta tutulduğunu belirterek kötü muamele yasağının ihlal edi ldiğini iddia etmiştir. Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 1066. Bakanlık görüşünde; başvurucuya tutulduğu koğuşlarda yeterli alanın düştüğü, başvurana yeterli ortalama alanın yanı sıra yeterli havalandırm a, hijyen ve sosyal imkânlarının sağlandığı, dolayısıyla başvurunun açıkça dayanakt an yoksun olduğu kanaatini bildirmiştir. 67. 6216 sayılı Kanun un 47. maddesinin (3), 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu gücünün neden olduğ u iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller a çıklanmalıdır ( Veli Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, 19, 20; Sabah Y ıldızı Radyo ve Televizyon Yay ın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi [GK], B. No: 2014/12727, 25/5/2017). 68. Somut olayda başvurucu, ceza infaz kurumunda kapasitenin çok üzerinde olan sağlıksız bir koğuşta tutulduğunu soyut bir şekilde ileri sürmü ş; barındırıldığı koşullara, koğuşta kaç kişi kaldıklarına, barındırılma koşullarının hayatı nı ne şekilde etkilediğine ilişkin bir açıklama yapmamıştır. Başvurucu, ihlal iddiasına ilişkin de lillerini sunma ve temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunma yön ündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Bu nedenle söz konusu iddiaların temellen dirilmemiş şikâyet kapsamında kabul edilmesi gerekmektedir. 69. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul edi lebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. E. Özel Hayata ve Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar 1. Arama Kararı Yönünden70. Başvurucu, görevsiz ve yetkisiz mercilerce hiçbir delil olma ksızın verilen arama kararına dayanılmak suretiyle konutunda arama yapıldığını belir terek özel hayata ve aile hayatına saygı haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 71. Soruşturma süreci sırasında uygulanan arama ve elkoyma işlem leri nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iler i sürülmekle birlikte koruma tedbirinin türü, süresi, uygulanma tarzı ve kişinin yaşamı üzer indeki etkileri birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun uğradığı zararın kaçınılmaz o landan ağır olduğu vey a koruma tedbirinin keyfî uygulandığı değerlendirilmemiş; başvuru cu da bireysel başvuru formunda aksini kanıtlayacak bir açıklamada bulunmamıştır ( Hülya Kar , B. No: 2015/20360, 27/2/2019, 21-46). Dolayısıyla Anayasa'da öngörülen temel h ak ve özgürlüklere yönelik müdahalenin ihlal teşkil etmediği sonucuna ulaşılmıştır. 72. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 2. Lojmandan Çıkarma Kararı Yönünden73. Başvurucu, savcı olarak oturduğu lojmandan çıkarıldığını bel irterek özel hayata ve aile hayatına saygı haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş tür. Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 1174. Başvurucunun Yozgat Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet K omisyonu Başkanlığının 25/8/2016 tarihli kararı ile görevden uzaklaştırı lan başvurucunun lojman tahsisinin kaldırılmasına ve lojmanı boşaltmasına karar verildi ği belirlenmiştir. 75. Somut olayda başvurucunun lojman tahsisinin kaldırılarak loj mandan çıkarılmasına ilişkin işleme karşı herhangi bir idari veya yarg ısal yollara başvurduğuna dair belge sunmadığı, dolayısıyla hukuk sisteminde mevcut yargısal y olları tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır. 76. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 3. Kamu Görevinden Çıkarma Kararı Yönünden77. Başvurucu 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanu n Hükmünde Kararname (KHK) hükümlerine dayanılarak HSYK'nın kararıyla haksız şekilde meslekten çıkarıldığını ileri sürmüştür. 78. 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmî Gazete de yayımlana n 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında KHK'da, 667 sayılı KHK nın 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenlerin kara rın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya dava aç abilecekleri ve bu kişilerden daha önce dava açmış olanların idare mahkemelerinde derdest ola n veya karar verilen dosyalarının Danıştaya gönderileceği hükme bağlanmış ve bu şeki lde anılan uyuşmazlıkların çözümünde idari yargıda hangi yargı yerinin görevli olduğuna yö nelik uygulamada yaşanan tereddütler giderilmiştir. Daha önce dava açanlar yönünden de g eçiş hükümleri ihdas edilmiştir. Buna göre 685 sayılı KHK'da belirginleştirilen dava yolunun başvurucuların durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir yargı yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvuruların incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteli ği ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır (benzer yöndeki kararlar için bkz. Hac ı Osman Kaya , B. No: 2016/41934, 16/2/2017; Murat Hikmet Çakmakc ı, B. No: 2016/35094, 15/2/2017). 79. Somut olayda aynı mahiyetteki iddialara ilişkin olarak anıla n kararlarda ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamakta olup bu ka psamda başvurucunun hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır. 80. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 4. Görüş Hakkının Sınırlandırıldığına İlişkin İddia81. Başvurucu, görüş hakkının 2. derece kan ve 1. derece kayın h ısımları ile, telefon hakkının ise iki haftada bir 10 dakika ile sınırlandırıldığını, akraba dışında üç kişi ile görüşme hakkının kaldırıldığını belirterek özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 1282. Başvurucunun anılan ihlal iddialarına yönelik olarak herhang i bir idari vey a yargısal yollara başvurduğuna dair belge sunmadığı, dolayısıyla hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anl aşılmıştır. 83. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. F. Maddi ve Manevi Varlığın Korunması ve Geliştirilmesi Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 84. Başvurucu, ceza infaz kurumuna girdiği tarihten beri hiçbir karar ve gerekçe gösterilmeden kültürel ve sanatsal faaliyetlere katılma hakkınd an ve din hizmetlerinden yoksun bırakıldığını belirterek maddi ve manevi bütünlüğünün ko runması hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 85. Somut olayda başvurucu, ceza infaz kurumuna girdiği tarihten beri hiçbir karar ve gerekçe gösterilmeden kültürel ve sanatsal faaliyetlere katı lma hakkından ve din hizmetlerinden yoksun bırakıldığını soyut bir şekilde ileri sür müştür. Talep ettiği hangi haktan ne şekilde yararlandırılmadığına ilişkin bir açıklama ya pmamıştır. Başvurucu, ihlal iddiasına ilişkin delillerini sunma ve temel hak ve özgürlüğünü n ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunma yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiş tir. Bu nedenle söz konusu iddiaların temellendirilmemiş şikâyet kapsamında kabul e dilmesi gerekmektedir. 86. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul ed ilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabu l edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. G. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia87. Başvurucu, HSYK'nın ihraç kararında kullanılan gerekçeler, i hraç kararının ilan edilmesi, HSYK başkan vekilinin açıklamaları, FÖTÖ/PDY üyesi ol ma yönündeki söylemleri nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştü r. 88. 6216 sayılı Kanun un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanakta n yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul edilemezliğine k arar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun ihlal iddialarını kanı tlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşruluğunun açık olduğu başvurula r ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkç a dayanaktan yoksun kabul edilebilir ( Hikmet Balabano ğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, 24). 89. Masumiyet karinesi, ceza yargılaması kapsamında bir usul güv encesi olmasına rağmen buna ilişkin korumanın uygulanabilir olması ve etkili şe kilde sağlanabilmesi için beraat eden veya bir şekilde hakkındaki ceza yargılaması devam etmeyen kişilerin kamu görevlileri veya otoritelerince suçlu muamelesi görmelerini önl emelidir. Bu kapsamda ceza davasını takip eden ceza yarg ılamas ı niteliğinde olmayan herhangi bir yarg ılamada d a (hukuk, disiplin gibi) masumiyet karinesine özen gösterilmelidi r. Bununla birlikte ceza yargılamasında mahkûmiyetle sonuçlanmamış aynı olaylara dayanıl arak bir kişinin disiplin suçundan suçlu bulunması veya hakkında tazminata karar verilmes i masumiyet karinesini otomatik olarak ihlal etmez. Bu kapsamda karar vericilerin kulland ıklar ı dil kritik önem taşı r (Mustafa K ıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, 36). Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 1390. Somut olaya bakıldığında başvurucunun da aralarında olduğu b irçok kişiye ilişkin meslekten çıkarma kararında, ifa edilen mesleğin niteli ği gözetilerek disiplin hukuku ilke ve kuralları çerçevesinde soruşturma sonucu ortaya çıkarıl an eylemler üzerinden değerlendirmeler yapıldığı görülmüştür. Söz konusu kararda uygu lanan yaptırımın hukukiliğini izah eder nitelikte ifadeler kullanıldığı anlaşıld ığından masumiyet karinesinin ihlal edilmediğinin açık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 91. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. H. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 92. Başvurucu, hiçbir suç unsuru teşkil etmediği için el konulm ayan tabanca ile ruhsatını teslim etmeye zorlandığını ve 20/7/2016 tarihinde tes lim ettiğini, eşinin ve kendisinin maaşının HSYK'nın görüş yazısı üzerine kesildiğini, ihraç kararı kesinleşinceye kadar maaş ödenmesi gerektiği hâlde ödeme yapılmadığını, ağusto s ayı maaşının da kısmen iadesinin istendiğini, eşi ve kendisinin mal varlığına tedbir k onulduğunu belirterek mülkiye t hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 93. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği, Anayasa Ma hkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının t üketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle ve sü resinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sah ip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir ( İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, 17). 94. Başvurucunun anılan ihlal iddialarına ilişkin işlemlere karş ı herhangi bir idari veya yargısal yollara başvurduğuna dair belge sunmadığı, dolayı sıyla hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda bulund uğu anlaşılmıştır. 95. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. İ. Örgütlenme Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia96. Başvurucu, mensubu olduğu Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YAR SAV) derneğinin kapatılması nedeniyle örgütlenme hakkının ihlal edil diğini ileri sürmüş; ihlali n tespiti talebinde bulunmuştur. 97. 685 sayılı KHK nın 1. maddesiyle Anayasa'nın 120. maddesi ka psamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı yla onaylanan olağanüstü hâl kapsamında, terör örgütlerine veya devletin millî güvenliğine k arşı faaliyette bulunduğuna Millî Güvenlik Kurulunca (MGK) karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu g erekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan KHK hükümleri ile tesis edilen işle mlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hâl İşlemler i İnceleme Komisyonu (Komisyon) kurulmuştur. 98. Komisyon, başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvurul arı değerlendirmek ve karara Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 14bağlamak üzere kurulmuştur. Komisyon; Olağanüstü hâl kapsamında doğrudan KHK'lar ile tesis edilen kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşk ilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi, öğrencilikle ilişiğin kesilmesi, dernekler, vakıflar , sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumla rı, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve derg iler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması, emekli persone lin rütbelerinin alınması işlemleri hakkındaki başvuruları değerlendirip karara bağlayaca ktır. Ayrıca olağanüstü hâ l kapsamında yürürlüğe konulan KHK'lar ile gerçek veya tüzel kişi lerin hukuki statülerine ilişkin olarak doğrudan düzenlenen diğer işlemlerle ilgili de K omisyona talepte bulunma hakkı verilmiştir. 99. 685 sayılı KHK'nın 7. maddesinde, Komisyonun başvuru almaya başladığı tarihten önce yürürlüğe konulan KHK'larla ilgili olarak başvuru alma tarihinden (17/7/2017) itibaren altmış gün içinde, bu tarihten sonra yürürlüğe konulan KHK'larla ilgili olarak ise Resmî Gazete'de yayımlanma tarihinden itibaren altmış gün içind e Komisyona başvuru yapılabileceği, aynı KHK'nın 11. maddesinde de Komisyon kararla rına karşı idare mahkemelerine başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır. 100. 685 sayılı KHK'nın geçici 1. maddesinin (3) numaralı fıkras ına göre Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı mercine başvurmuş veya dava açmış olanlar hakkında yargı mercilerince karar veril mesine yer olmadığına dair karar verilir ve dosyalar yeni bir başvuru şartı aranmaksızın i ncelenmek üzere Komisyona gönderilir. Anılan düzenlemenin olağan kanun yollarına ilişkin olduğu açıktır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu ise olağan nitelikte bir kanu n yolu değildir. Açıklanan nedenle Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurular 685 say ılı KHK'nın geçici 1. maddesinin (3) numaralı fıkrası kapsamına girmemektedir. Dolayı sıyla somut bireysel başvuru kabul edilebilirlik kriterleri bakımından değerlendiril mesi gerekir (benzer yöndeki kararlar için bkz. Sait Orçan , B. No: 2016/29085, 19/7/2017; Ramazan Korkmaz , B. No: 2016/36550, 19/7/2017; Remziye Duman , B. No: 2016/25923, 20/7/2017). 101. KHK ile öğrencilikle ilişiği kesilenlerin ihlal iddiaları ( Sait Orçan , B. No: 2016/29085, 19/7/2017), KHK ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin ihlal iddiaları (Ramazan Korkmaz , B. No: 2016/36550, 19/7/2017) ve KHK ile kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiğ i kesilenlere ilişkin ihlal iddiaları ( Remziye Duman , B. No: 2016/25923, 20/7/2017) incelendiğinde ilk bakışta ulaşılabilir, ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve y eterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görünen Komisyona başvuru yolu tüketilmeden yapılan başv uruların incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteli ği ile bağdaşmayacağı sonucuna varılmıştır. 102. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. J. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 103. Başvurucu, ceza infaz kurumunda yeterli imkân sağlanmadığı için savunma hakkının ihlal edildiğini ve soruşturma sürecindeki hukuka aykı rılıklar nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 104. Somut olayda başvurucu, soruşturma süreci devam ederken bir eysel başvuruda bulunmuş; sonrasında hakkında kamu davası açılmıştır. Anayasa M ahkemesince bireysel Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 15başvurunun karara bağlandığı tarih itibarıyla başvurucu hakkınd aki davanın istinaf kanun yolunda derdest olduğu görülmektedir. Başvurucunun başvuru form unda dile getirdiği; savunmasında kullanmak için bilgisayardan yararlanamadığına, sa vunmasını yeterli şekilde yapamadığına, soruşturma sürecinde hukuka aykırılıklar gerçekle ştiği dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerini isti naf ve temyiz aşamalarında ileri sürebilme ve bu aşamalarda inceletme imkânı bulunmaktadır. Bu ç erçevede derece mahkemelerinin istinaf ve temyiz süreçleri beklenmeden soruştur ma sürecindeki adil yargılanma hakkı ihlali şikâyetlerinin başvurucu tarafından bir eysel başvuruya konu edildiği görülmüştür. 105. Söz konusu olağan hak arama yolları tüketilmeden yapılan bi reysel başvurunun incelenmesi bireysel başvurunun ikincillik niteli ği ile bağdaşmamaktadır. 106. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Adli yardım talebinin KABULÜNE, B. 1. Gözaltı tedbirlerinin hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 2. Tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluk süresinin makul ol maması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği ne ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 3. İlk tutuklama kararına konu sorgunun SEGBİS yöntemiyle yapıl ması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği ne ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 4. Müdafi ile görüşmelerin kayıt altına alınması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 5. Sulh ceza hâkimliğinin yapısı dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 6. Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 7. Yerleşme ve seyahat hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin idd ianın konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, Başvuru Numarası : 2017/14317 Karar Tarihi : 28/1/2021 168. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 9. Arama kararı dolayısıyla özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 10. Lojmandan çıkarma kararı, kamu görevinden çıkarma kararı ve görüş hakkının sınırlandırılması dolayısıyla özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 11. Maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkın ın ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 12. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 13. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 14. Örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 15. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu n 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağdur iyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderler ini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 28/1/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi . Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ