4. Hukuk Dairesi 2022/12583 E. , 2024/6960 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/520 Esas - 2015/392 Karar DAVALILAR : 1. Taraf Gazetecilik San Tic A.Ş İHBAR OLUNAN : Maliye Bakanlığı vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 15.05.2012 HÜKÜM/KARAR : Direnme ile Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın temyiz ed
**4. Hukuk Dairesi 2022/12583 E. , 2024/6960 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/520 Esas - 2015/392 Karar DAVALILAR : 1. Taraf Gazetecilik San Tic A.Ş İHBAR OLUNAN : Maliye Bakanlığı vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 15.05.2012 HÜKÜM/KARAR : Direnme ile Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairece bozma kararı verilmiştir. Mahkemece, Daire bozma ilamına karşı direnilmesine ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme direnme kararı davalı Lalezar Sarıibrahimoğlu, ihbar olunan Maliye Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairece, 6763 sayılı Kanunun 45 inci maddesi ile 6100 sayılı HMK'ya eklenen geçici 4/4 madde ve fıkrası gereğince yapılan inceleme sonucunda dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.12.2021 tarih ve 2017/4-2842 Esas - 2021/1690 Karar sayılı ilamıyla ihbar olunan Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bakımından davalı Taraf Gazetecilik yönünden direnme kararının bozulmasına; davalı Lalezar Sarıibrahimoğlu yönünden direnme uygun olduğundan, adı geçen davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Harp Akademileri Komutanlığı bünyesinde görev yaptığını, Hava Kuvvetleri Komutanı olmasına birkaç ay kala ülke kamuoyunda tartışılan bir soruşturma kapsamında tutuklandığını ve hâlen cezaevinde olduğunu, Taraf Gazetesinin 16.05.2011 tarihli nüshasında "Balyozcu Paşaya hükümet vetosu” ve "Balyozcu Paşaya veto geliyor" başlıklarıyla yayınlanan haberlerin içeriğinde kullanılan ifadelerin müvekkilinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini, yayın tarihinde şüpheli ya da sanık olmamasına rağmen kamuoyunda "Balyoz" olarak bilinen soruşturma kapsamında masumiyet karinesi hiçe sayılarak müvekkili hakkında haber yapıldığını ileri sürerek 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, yayınlanan haberin güncel ve görünür gerçeğe uygun olduğunu, haberin verilmesinde kamu yararının bulunduğunu ve özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığını, davacının İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan ve kamuoyunda “Balyoz Davası” olarak bilinen davanın tutuklu sanığı konumunda olduğunu, konunun tüm ülkeyi ilgilendirdiğini ve kamuoyu tarafından yakından takip edildiğini, haberin savcılık ve mahkeme dosyasındaki belgelere, şüpheli ifadelerine ve konu hakkında bilgisi olan yetkililerin beyanlarına dayandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli ve 2012/385 E., 2013/343 K. sayılı kararı ile; hakkında yargı kararı olmayan ve görevde bulunan davacı hakkında 16.05.2011 tarihli Taraf Gazetesinde yayınlanan “Balyozcu Paşaya veto geliyor” başlıklı haberin davacının kişilik haklarını, onur ve saygınlığını zedelediği, kamuoyunda küçük düşmesine ve itibarsızlaşmasına yol açtığı, basın özgürlüğünün sınırlarının aşıldığı gerekçesiyle 35.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 22.05.2014 tarihli ve 2013/13671 E., 2014/8382 K. sayılı kararı ile; "… Dava konusu haberde anlatılan olaylar, adli nitelikte belgelerden elde edilmiş bilgilerden ibarettir. Esasen taraflar arasında bu konuda ihtilaf bulunmamakta olup davacıda habere konu edilen soruşturma dosyasını ve içeriğini inkâr etmemiştir. Ancak davacı, soruşturmanın gizli olduğunu, masumiyet karinesini ihlal eder nitelikte yayın yapılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia etmiştir. Dava konusu yayın tarihinde, kamuoyunda balyoz darbe planı ismiyle bilinen soruşturma dosyası derdest olup toplumun ilgisini yakından çekmektedir. O tarihte Harp Akademileri Komutanı olan davacı, söz konusu dosyanın şüphelileri arasında yer almakta olup haber tarihinden kısa bir süre sonra da tutuklanmıştır. Hükümetin, TSK personel kanununda değişiklik yapmayı planladığı ve bu kapsamda, terfi sırası gelen ancak balyoz darbe planı davasında ismi geçen davacının terfisinin önüne geçmeyi amaçladığı, biçimindeki yazının haber değeri taşıdığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, dava konusu haberlerin güncel ve görünür gerçekliğe uygun olduğu, toplumun bilgi edinme, basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu, adli bir olayın gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekecek nitelikte aktarıldığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, basın özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığı, davacının kişilik haklarına bir saldırı bulunmadığı sonucuna varılarak istemin tümden reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçeleri tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin, yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Lalezar Sarıibrahimoğlu vekili ve ihbar olunan Maliye Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Daire Kararı Dairenin 12.06.2017 tarih ve 2017/1510 Esas 2017/3908 Karar sayılı kararı ile; "..Dairemizce verilen, 22.05.2014 gün, 2013/13671 Esas ve 2014/8382 Karar sayılı bozma ilamında düzeltilecek bir husus bulunmadığı ve ilk derece mahkemesi direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, 6763 sayılı Kanunun 43. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nun 373. maddesinin 5. fıkrası gereğince dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine.." karar verilmiştir. C. Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.12.2021 tarih ve 2017/4-2842 Esas 2021/1690Karar sayılı ilamıyla; "...A- İhbar olunan Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları yönünden; ... 27.07.2016 tarihli 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler İle Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirler” başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan ekli (3) sayılı listede yer alan gazete ve dergiler ile yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatıldığı belirtilmiştir. Dava konusu haberin yayınlandığı Taraf Gazetesinin 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin kapatılan gazete ve dergiler ile yayınevi ve dağıtım kanallarına ilişkin ekli (3) sayılı listede yer aldığı ve 2/1-c maddesi gereğince kapatıldığı anlaşıldığı gibi, davalı Taraf Gazetecilik San ve Tic. A.Ş.'nin de 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ticaret sicil kaydı 24.08.2016 tarihinde re’sen terkin edilmiş ve bu hususun tescil ve ilan olunduğu Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 01.09.2016 tarihli, 9149 sayı ve sayfa 608’de belirtilmiştir. Bu durumda anılan davalı hakkında 7082 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 16. maddesi kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir. B- Davalı Lalezar Sarıibrahimoğlu vekilinin temyiz itirazları yönünden; ... somut olay incelendiğinde; davalı şirkete ait Taraf Gazetesinin 16.05.2011 tarihli nüshasında “Balyozcu Paşaya Hükümet Vetosu” ve “Balyozcu Paşaya Veto geliyor” başlıkları ile davacı hakkında haber yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu haber bir bütün olarak değerlendirildiğinde; haber içeriğinde davacının adının “Balyoz Darbe Planına” karıştığının belirtildiği, böylelikle darbeyi planlayanlar arasında gösterildiği, haber içeriği ve başlıklar birlikte değerlendirildiğinde öz ile biçim arasındaki dengenin bozulduğu, basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığı, hukuka aykırılık unsurunun oluştuğu anlaşılmaktadır... Hâl böyle olunca; dava konusu haber nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu kabul eden direnme kararı yerindedir. Ancak, Özel Dairece tazminat miktarı yönünden bir inceleme yapılmadığından bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.." gerekçesiyle davalı Lalezar Sarıibrahimoğlu yönünden direnme uygun olduğundan, anılan davalının tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine; davalı Taraf Gazetecilik A.Ş. yönünden direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. D. Temyiz Sebepleri Davalı Lalezar Sarıibrahimoğlu vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu haberin Savcılık tarafından düzenlenen iddianameye dayandığını, bu nedenle haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu, haberin kamuoyunun gündeminde olan Balyoz Davasında ele geçen belgelere göre davacının terfi edip edemeyeceğine yönelik yapıldığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığını, haberin verilmesinde kamu yararı bulunduğunu, haberde aktarım dışında eleştiri ve yoruma yer verilmediğini, basının kamuoyunu bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, haberin yapıldığı dönemde ergenekon operasyonunun gündemde olduğunu, güncel bir konu ile ilgili haber yapıldığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. E. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Taraf Gazetesinin 16.05.2011 tarihli nüshasında "Balyozcu Paşaya hükümet vetosu” ve "Balyozcu Paşaya veto geliyor" başlıklarıyla yayınlanan haber nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiası ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması kanunda açıkça yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle takdir edilen tazminatın tarafların sıfatı, saldırının ağırlığı, olay tarihi ve olayın gelişimi birlikte gözetildiğinde miktar olarak uygun bulunmasına göre, davalı Lalezar Sarıibrahimoğlu vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Davalı Lalezar Sarıibrahimoğlu vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA,Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı Lalezar Sarıibrahimoğlu'ndan alınmasına,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.