4. Hukuk Dairesi 2022/3563 E. , 2023/7928 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/44 E.- 2022/52 K. SAYISI : 2021/İHK-43510 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü- İtirazın Kısmen Kabulü SAYISI : 2021/143623 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı da…
**4. Hukuk Dairesi 2022/3563 E. , 2023/7928 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/44 E.- 2022/52 K. SAYISI : 2021/İHK-43510 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü- İtirazın Kısmen Kabulü SAYISI : 2021/143623 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların oğlu olan desteğin yolcu olduğu davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 20.07.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacı anne ... için 5.000,00 TL, davacı baba ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini davacı anne ... için 188.927,77 TL, davacı baba ... için 152.096,87 TL olmak üzere toplam 341.024,64 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Düzenlenen hesap raporunda davalının kaza tespit tutanağına göre 09 TH 216 plakalı araç sürücüsü tam asli kusurlu gözükmekte olduğu, Hekimhan Cumhuriyet Başsavcılığına verilen trafik bilirkişi raporunda da asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, Hekimhan Cumhuriyet Başsavcılığına verilen ikinci bilirkişi raporunda kazanın iş kazası olduğu için araç sürücünün asli kusurlu (%75) olduğu, işveren şirketin tali kusurlu (%25) olduğunun tespit edildiği, bu karara istinaden, ölen Oğuzhan Yiğit’in yakınları için hesaplanan tazminattan olayın bir iş kazası olması nedeniyle araç sürücüsü ve işveren olmak üzere tamamından davalı ... şirketinin sorumlu olacağı, bu nedenle hesaplanan tazminata kusur indirimi uygulanmadığı belirtilerek davalının %100 kusur oranına istinaden yapılan aktüer hesaplamasında TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülüne göre hesaplama yapılmıştır." gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı anne ... için 188.927,77 TL, davacı baba ... için 152.096,87 TL olmak üzere toplam 341.024,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24.11.2020 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; aktüer raporundaki hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, yapılan hesabın fahiş olduğunu ve kabul edilmediğini, kusur raporunu kabul etmediklerini, desteğin koruyucu ekipman kullanmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının 09.10.2020 tarihinden önce gerçekleşen olaylara uygulanmasının hukuk güvenliği ilkesine aykırı olacağını, avans faizi talebinin haksız olduğunu ve davacılar vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…davacıların zararının TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olduğu, davalı ... şirketinin sürücü ve işverenin kusurunun tamamından sorumlu olduğu,müterafik kusura yönelik somut delil bulunmadığı, emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilemediği, davalı tarafından bu hususun ispat edilemediği, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik itirazın yerinde olduğu" gerekçesiyle davalının itirazlarının davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretleri yönünden kabulü ile kararın düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, maktu değil tam oranda nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, aktüer raporundaki hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, yapılan hesabın fahiş olduğunu ve kabul edilmediğini, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle bağlı olarak sorumlu olduğunu, kusur raporunu kabul etmediklerini, desteğin koruyucu ekipman kullanmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının 09.10.2020 tarihinden önce gerçekleşen olaylara uygulanmasının hukuk güvenliği ilkesine aykırı olacağını, avans faizi talebinin haksız olduğunu ve davacılar vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıların oğlu olan desteğin yolcu olduğu davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 20.07.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacıların desteğinin hayatını kaybetmesi nedeniyle davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin isabetli olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararı gereğince davacıların zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, ticari firmaya ait ticari bir kamyonetin kazaya neden olması dikkate alındığında avans faizine hükmedilmesinin isabetli olmasına, desteğin emniyet kemeri takmadığının ispat edilememiş olmasına, emniyet kemeri kısmı kaza tespit tutanağında belirsiz olmasına ve desteğe ait ölü muayene tutanağında emniyet kemeri izi olduğuna emare kabul edilecek izler bulunduğu yönündeki kanaate göre, ayrıca kusur oranlarının soruşturma aşamasında alınan raporlar ve kaza tespit tutanağına göre netleşmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan ... kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılar ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.