Başvuru, kamulaştırmasız el atma tazminatının düşük belirlenmesi ve değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırmasız el atma tazminatının düşük belirlenmesi ve değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 22/2/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, Şırnak'ın İdil ilçesi Sırt köyü 736 parsel numaralı taşınmazın malikidirler. Başvurucular 27/4/2004 tarihinde İdil Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açmışlardır. Mahkemece 17/6/2004 tarihinde, başvuru konusu arazinin kamulaştırıldığı belirtilerek davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiştir. Temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 13/7/2010 tarihli kararıyla bozulmuştur. Bozma gerekçesinde, başvuru konusu taşınmaza 1976 yılında el atıldığı açıklandıktan sonra 30/6/2010 tarihinde yürürlüğe giren 18/6/2010 tarihli ve 5999 sayılı Kanun ile 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen geçici maddesi hükmü doğrultusunda işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bozma kararına uyan Mahkemece 17/12/2011 tarihinde iki kadastro, iki ziraat, bir inşaat, bir fotoğrafçı ve bir mülk bilirkişisinden oluşan Bilirkişi Kurulu eşliğinde keşif yapılmıştır. Keşifte, başvuru konusu parselin içinden direkt BOTAŞ boru hattı geçtiğinin gözlemlendiği belirtilmiştir. Keşif sonucu ziraat bilirkişileri tarafından düzenlenen 12/3/2012 tarihli raporda; başvuru konusu taşınmazın konumu, niteliği ve diğer tüm özellikleri dikkate alınarak zirai gelir metodu ile bozma kararından sonraki dava tarihi yani 2011 yılı esas alınarak kamulaştırmasız el atma tazminatı 106,92 TL olarak hesaplanmıştır. 30/9/2014 tarihli ek bilirkişi raporunda ise dava açma tarihi olan 2004 yılı esas alınarak kamulaştırmasız el atma tazminatı 418,44 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemenin 18/12/2014 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar gerekçesinde; başvuru konusu taşınmazdan petrol boru hattının geçtiği, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun tamamlanmadığı açıklandıktan sonra 418,44 TL tazminatın 27/4/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile başvuruculara ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucular tarafından temyiz edilmeyip davalı idare tarafından temyiz edilen karar, Dairenin 20/1/2016 tarihli kararıyla onanmıştır. Davalı idarenin karar düzeltme talebi de yine aynı Dairenin 8/5/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir.Gerekçeli karar, başvurucular vekiline 10/2/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 24/3/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Kamulaştırma bedelinin değer kaybı şikâyetleri ile ilgili hukuk için bkz. Ali Şimşek ve diğerleri (B. No: 2014/2073, 6/7/2017, §§ 18-33) başvurusu hakkında verilen karar. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiaları ve yargı kararının icra edilmemesi şikâyetlerine yönelik oluşturulan hukuk yolu için bkz. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §§ 11-14) başvurusu hakkında verilen karar.