1. Hukuk Dairesi 2008/12599 E. , 2009/1341 K. "" MAHKEMESİ : FERİZLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 08/07/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı M.S.'un, çekişme konusu taşınmazlarını muvazaalı olarak davalıya temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptali ve terekeye döndürülmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde …
**1. Hukuk Dairesi 2008/12599 E. , 2009/1341 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FERİZLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 08/07/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı M.S.'un, çekişme konusu taşınmazlarını muvazaalı olarak davalıya temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptali ve terekeye döndürülmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 689, 690, 560 (ifrazen 4944) parsel sayılı taşınmazların 13.04.2001 tarihli resmi akitle miras bırakan M.S.tarafından davalıya satış yolu ile temlik edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, miras bırakanın yapmış olduğu bu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiası ile eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.