Başvuru, tutuklu olarak bulunulan ceza infaz kurumunda ası suretiyle intiharın önlenememesi ve bu intihar olayına ilişkin etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklu olarak bulunulan ceza infaz kurumunda ası suretiyle intiharın önlenememesi ve bu intihar olayına ilişkin etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/2/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru dilekçesi ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesindeolaylar özetle şöyledir: Başvurucular Mehmet Hanefi Özçoban ve Müyesser Özçoban'ın müşterek çocukları ve diğer başvurucuların kardeşi U.Ö. 20/3/2013 günü Van'da, ehliyeti olmadığı hâlde kullandığı araçla bir çocuğa çarpmak suretiyle trafik kazasına yol açmıştır. U.Ö.nün çarptığı çocuk ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmış ancak kurtarılamayarak on sekiz gün sonra hayatını kaybetmiştir. Van Cumhuriyet Başsavcılığınca taksirle ölüme neden olmak suçundan U.Ö. hakkında soruşturma başlatılmış; bu dosya üzerinden U.Ö. Van Sulh Ceza Mahkemesinin kararıyla 6/4/2013 tarihinde tutuklanmıştır. Van'da meydana gelen deprem sırasında M Tipi Ceza İnfaz Kurumu zarar gördüğünden hizmet dışı bırakılmış ve Bakanlığın 1/11/2011 tarihli ve 136657 sayılı yazısıyla, Van bölgesindeki tüm tutuklular ile çevre illerden Van Adliyesine duruşma için gelen tutukluların Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna kabul edilmesi yönünde bir uygulama başlatılmıştır. Kuruma geçici olarak kabulü yapılan adli tutuklu/hükümlülerin daha sonra Muş, Ağrı, Bitlis, Oltu, Siirt, Gümüşhane, Bayburt ve Erzurum’daki infaz kurumlarına sevklerinin yapılmasına karar verilmiştir. Bu uygulamaya uygun olarak U.Ö., tutuklandığı gün saat 00 civarında -bu tip ceza infaz kurumlarına alınan hükümlü/tutuklu profilinin dışında olmasına rağmen- Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu/Kurum) misafir statüsündealınmıştır. Ceza İnfaz Kurumuna alınan U.Ö., hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle ilk mesai gününde İdare ve Gözlem Kurulu kararının alınması suretiyle sevkinin yapılmasını teminen, ayrıca suç tarihi itibarıyla 18-21 yaş grubunda yer aldığından diğer tutuklu/hükümlülerle bir araya konulmamış; C Blok’ta bulunan tek kişilik 53 No.lu odaya geçici olarak yerleştirilmiştir. 8/4/2013 tarihinde, saat 22'de öğle yemeğini alan U.Ö., ailesinin kendisi ile görüşmeye gelmesi nedeniyle bu hususta kendisinin haberdar edilmesini temin etmek için odasına gelen infaz ve koruma memurları tarafından odasının havalandırmaya açılan penceresinin üzerindeki parmaklıklara asılı bir vaziyette bulunmuştur. Olaya şahit olan yedi infaz ve koruma memuru tarafından tutulan tutunakta şu hususlara yer verilmiştir:"2013 tarihinde C Blok öğlen yemeği dağıtımı esnasında saat 12:22 sılarında tekli 53 nolu odada bulunan tutuklu [U.Ö.]a mazgaldan öğlen yemeği verildi. Yemek Dağıtımı bittikten sonra ara koridordan çıkıldı. Normal blok faaliyetlerimize devam ederken müdahale biriminden İnfaz ve Koruma Memuru [E.T.] tutuklu [U.Ö.]ın savcılık izni ile görüşünün olduğunu söylemesi üzerine saat 13:10 da odanın mazgalını açarak ziyaretçisinin olduğunu söylememize rağmen odadan ses çıkmayınca tekrar ziyaretçisinin olduğunu söyledik. Yine ses çıkmayınca odanın kapısı açılıp içeri girildi. İçeri girdiğimizde kimsenin olmadığı görüldü ve havalandırma avlusuna bakarken tutuklu [U.Ö.]ın odanın bahçe havalandırmasına bakan pencerenin demirlerine battaniyenin kenarındaki ipi sökerek kendini astığı görülünce hemen vardiya sorumlusu İnfaz ve Koruma Başmemuru [A.Ü.]a bildirdik. Saat 13:12'de başmemurumuz [A.Ü.] ile birlikte odaya tekrar girdik. Nabzına baktık nabzı atmıyordu. Bunun üzerine kurum müdürüne derhal haber verildi. Saat 13:15'te kurum müdürümüz ile birlikte tekrar odaya girildi. Tutuklu [U.Ö.]ın tekrar nabzına bakıldı. Nabzının atmaması ve ölümün gerçekleşmesi üzerine 112 acil servis çağırıldı. Gerekli adli birimlere haber verildi. İş bu tutanak tarafımızca tanzim edilerek imza altına alınmıştır. 08/04/2013" A. Olayla İlgili Ceza Soruşturması Süreci Arama üzerine saat 46'da Kuruma intikal eden 112 Acil Servis görevlileri tarafından, kardiak atımı, kalp ve solunum sesi alınamayan U.Ö.de ölü katılığının mevcut olduğu tespit edildiğine dair tutanak tanzim edilmiştir. Ceza İnfaz Kurumu Müdürü tarafından aranması üzerine Ceza İnfaz Kurumundan sorumlu Cumhuriyet Savcısı Saat 10'da U.Ö.nün kaldığı odaya gelmiştir. Adli tıp uzmanı ile birlikte Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen Olay Yeri İnceleme Tutanağında şu hususlara yer verilmiştir:"Van Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunda çalışmakta iken 08/04/2013 günü saat 13:30 sıralarında Van F Tipi Kapalı Ceza İnfaza Kurumu Müdürü olarak görev yapan [ A.] Cezaevi Cumhuriyet Savcısını cep telefonu ile aramak suretiyle Van F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu C Blok C 53 nolu odada kalan ve 06/04/2013 günü taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan tutuklanması nedeniyle misafir olarak cezaevine kabul edilen [U.Ö.]ın kalmakta olduğu koğuşunda ası suretiyle intihar ettiğini ihbar etmesi üzerine aynı gün saat 14:10 sıralarında Van F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun C Blok No: 53 nolu tekli odaya gelindi. Tekli odanın havalandırma bahçesine açılan doğu yönündeki kapının hemen sağ tarafında demir parmaklıklı pencereyesırtı dayalı vaziyette ayakları yere değer vaziyette boğazına ip bağlı ve ipin uç kısmının üst demir parmaklık kısmına bağlı erkek cesedinin olduğu görüldü. Olay mahalline daha önce 112 Acil Servis Ekiplerinin gelerek şahsın eks olup olmadığı yönünde gerekli konrolleri yapıkları ayrıca eks raporunun tanzim edildiği anlaşıldı. Yine verilen talimat doğrultusunda Van İl MerkezJandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme Tim Komutanlığına olay yeri incelemesi yapması için haberin verilmiş olduğu, fakat olay yeri incelemenin henüz intikal etmediği görüldü. Olay yeri incelemeişlemine başlandı.Olay mahallinin C Blok No: 53numaralı tekli oda olduğu, söz konusu odanın kapısından içeri girildiğinden hemen sağ tarafta demir kapı ile açılan bölümde banyo ve tuvaletin bulunduğu, bu kısımda yapılan gözlemde dikkate değer, kuşku uyandırıcı herhangi bir bulgu, boğuşma iz ve emaresi, kan lekesi gibi herhangi bir durumun olmadığı görüldü. İnceleme yapılan banyo ve tuvalet bölümüne açılan kapının doğu yönünde duvara bitişik vaziyette tek kapılı kapısı güneye bakan ve kapalı vaziyette demir dolap olduğu, dolap üzerinde üç adet içi boş metal yemek sefer tası olarak isimlendirilen kapların bulunduğu, dolap kapısının kilitli olduğu, yine bu dolabın kapağının üst kısmına yapıştırılmış naylon şeffaf dosya içerisine konulmuşziyaret görüş günlerinin yer aldığı yazının olduğu, yine aynı oda içerisinde dolabın doğu yönünde plastik kare şeklinde masa olduğu görüldü. [.....]yine oda içerisinde teklidemir ranza olduğu, demir ranzanıngüneyduvarına bitişik vaziyette olduğu, ranza üzerinde çarşafsız tek kişilik sünger yatak bulunduğu, yine yatak üzerinde doğu yönündeki ranza başında kılıfsız yastık bulunduğu, yineyatak üzerinde düzensiz olarak atılmış kahverengi üç adet battaniye ve gri renkli yelek tarzı giysi ile bunun yanında mavi renkli bir adet havlu olduğu, ranza altında çok sayıda içilmiş sigara izmaritinin bulundu, oda içerisinde boğuşma intibaı uyandıran herhangi iz veya emarenin bulunmadığı görüldü. Olay yerinde bulunanİnfaz ve Koruma Memuru [ T.]e gösterilen yerlerden fotoğraf çekilmesi talimatı verildi. İncelenmek üzere havalandırma bölümüne geçildi.Havalandıra bölümüne açılan doğu yönündeki kapının hemen güney tarafındaki ranzanın karşısına gelen duvarda demir parmaklıklı 120x98 ebatlı pencerenin olduğu, bu pencereyesırtı dönük vaziyette yüzü doğuya bakar, ayakları yere değmiş, dizleri hafif kıvrık, elleri iki yanda serbest, sağ ayağı sol ayağına göre biraz ilerde ve ayağı sağ yanına yüklenmiş pozisyonda erkek bir şahsın eks vaziyetinde bulunduğu, yine havalandırmaya açılan kapının kuzey duvarına 16 cm mesafede ve açılmış kapının kenarına 30 cm yakınlıkta plastik beyaz renkli bir sandalyenin olduğu, bu sandalyenin cesedin sol ile sandalyenin sağ ayağı arasında 87 cm, sol el ile sandalyenin sağ kol kısmı 102 cm uzaklıkta bulunduğu, sandalye üzerine oturma kısmında olay yeri inceleme ekiplerince 2 numara ile işaretlenen ayak izlerinin olduğu görüldü. Söz konusu sandalye ile maktulün ayakkabı izlerinin karşılaştırılmasına ihtiyaç bulunduğu anlaşıldı ve üzerinde iz bulunan sandalyeyaslanığı kısımlar her iki ellerinin bulunduğu taraftaki pencere kenarları ayaklarının yere değdiği yerdeki duvar dipleri detaylı olarak incelendi. Herhangi çırpınma emaresi, sürtünme izi gibi belirtilerin olmadığı anlaşıldı. Adli Tıp Uzmanından soruldu? Adli Tıp Uzmanı ve yanında cesedin mevcut konumunu gözlemledim. Söz konusu ceset üzerinde sistematik otopsiüzerinde ihtiyaç vardır. Daha sağlıklı bir çalışma yapılabilmesi için en yakın hastane morguna kaldırılması gerek vardır dedi. Olay yerinde incelenmesi gerekli herhangi bir husus kalmadığı anlaşılmakla cesedin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Araştırma Hastanesine kaldırılması talimatı verildi. Olay yeri inceleme ekiplerinin otopsi işlemlerine iştirak etmek üzere cezaevinden ayrıldığı anlaşıldı. İş bu tutanak birlikte imza altına alındı. 08/04/2013 Saat 17:22" Cumhuriyet savcısının talimatı uyarınca olay yerinde gerekli inceleme ve araştırmaları yapmak üzere Van İl Merkez Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme Timi saat 35'te olay yerine ulaşmıştır. Olay yerinde yapılan tespitlerin kaydının ardından gerekli ölçümler yapılarak olay yerinin krokisi çizilmiş, fotoğraflama ve kamera çekiminin ardından ise Olay Yeri İnceleme Timi tarafından olay yeri inceleme raporu düzenlenmiştir. U.Ö.nün ölümünde kullanılan sandalye üzerinde tespit edilen ayak izi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Aynı gün saat 30'da hastane morguna ulaşan nöbetçi Cumhuriyet savcısı ile bir adli tıp uzmanı, bir pratisyen hekimden oluşan ekip tarafından ceset üzerinde otopsi işlemi gerçekleştirilmiş; histopatolojik ve toksikolojik incelemeler için cesetten alınan iki tüp kan ve bir tüp göz içi sıvısı ile beyin, beyincik, beyin sapı, akciğer, kalp, karaciğer, dalak ve her iki böbrekten alınan doku örneklerinin Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Otopsi sırasında başvurucuları temsilen hazır bulunan vekil, otopsi tutanağının bir suretini istemiş ancak Savcılık tarafından bu istem reddolunmuştur. Ölü muayene ve otopsi tutanağında bu taleple ilgili olarak şu hususlara yer verilmiştir:"Hükümlü olduğu cezaevinde kendini asarak öldüğü bildirilen [U.Ö.]ın yapılan ölü muayenesi ve otopsi işlemine göre kesin ölüm sebebinin belirlenebilmesi için cesetten alınan 2 tüp kan ve 1 tüp göz içi sıvısının toksikolojik, beyin, beyincik, beyin sapı, akciğer, kalp, karaciğer, dalak ve her iki böbrekten alınan doku örneklerinin histopatolojik açıdan incelenmesi gerektiği, ölüm zamanının kesin olmamakla beraber ortam ve mevsim şartları göz önüne alındığında otopsi yapılan saat olan 19:00’dan önceki 4-8 saat içerisinde olabileceği kanaatindeyiz dediler. Hazır bulunan Cüneyt Caner GÜLDAL’dan soruldu. Otopsi işlemini tüm safahatinda hazır olarak bulundum. Yapılan otopsi işlemine bir diyeceğim yoktur. Soruşturma dosyasıyla ilgili bir talebimiz olacak ise yazılı olarak sunacağız. Ben maktülün babası Mehmet Hanefi ÖZÇOBAN’dan alıp dosyayı ibraz edeceğiz, biz otopsi tutanağından bir suret istiyoruz, Savcılık makamı aksi kanaatte ise otopsi tutanağına imza atmak istemiyoruz dedi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: [......]6- Avukat Cüneyt Caner GÜLDAL’ın soruşturma dosyaya sunulmuş olan bir vekaletnamesi olmaması nedeniyle, otopsi tutanağından bir suret verilmesi istenimin reddine,Karar verilerek tutanak birlikte imza altına alındı." Öte yandan U.Ö.nün kardeşi Halil Özçoban 18/4/2013 tarihli dilekçesi ile Cumhuriyet Başsavcılığından U.Ö.nün ölümü ile ilgili soruşturma dosyası ile ölüm kaydının işlenmesi için nüfus müdürlüğüne yazılan üst yazı ve otopsi tutanağının bir suretinin kendilerine verilmesini talep etmiştir. Halil Özçoban'a cevap olarak Cumhuriyet Savcısının imzasını içeren ve aynı gün tebliğ edilen yazıda şu hususlara yer verilmiştir: "İncelenen dosya kapsamına göre ölüm şerhi düşülmesi için Van Nüfus Müdürlüğüne müzekkere yazılmış olması ve söz konusu işlemin içeriği ile ilgili dosya tarafı olmayan kişilerce takip yapılamayacak olması nedeniyle bu yöndeki talebin reddine, dosyadan suret istenmesi yönünden ise ölenin anne babasının hayata olması ve bu şekildeki talebin annesi yada babası tarafından yapılabilecek olması karşısında talebin CMK'nun 234/ Maddesine uygun olmadığından reddine karar verilmiştir." 29/4/2013 tarihinde başvurucu Mehmet Hanefi Özçoban Van Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak soruşturma dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin fotokopisini, olay yerini gösterir şekilde çekilen kamera görüntülerini ve fotoğrafların bulunabileceği CD'nin bir örneği ile ceza infaz kurumu kameralarının olay saatinin öncesi ve sonrasını gösterir kısımlarının olduğu CD'nin bir örneğini talep etmiş; Cumhuriyet savcısı tarafından dilekçe üzerine düşülen notla, zabıt kâtibi nezaretinde dosyada yer alan evraktan bir set çoğaltılarak kendisine verilmesi yönünde talimat verilmiştir. Van Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 18/7/2013 tarihli raporunda şu hususlara yer verilmiştir: "[U.Ö.]ın Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesi tarafından düzenlenmiş 2013-911/757/648 sayılı raporunda incelen kan ve göz içi sıvısı örneklerinde alkol, uyutucu-uyuşturucu, sistematikte aranan toksikolojik maddeler yanında pozitif bulgu saptanmadığı, Morg İhtisas Dairesi Histopatolojik Tetkik Şubesinin 10/05/2013 tarih ve 2013/911/354/329 sayılı raporunda yaygın taze kanama izlenen akciğer ve konjesyonlu iç organ örnekleri saptandığı kayıtlıdır.SONUÇ:Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08/04/2013 tarih ve 2013/3489 soruşturma nolu ölü muayene ve otopsi tutanağı, Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesi tarafından düzenlenmiş 2013-911/757/648 sayılı raporu, Morg İhtisas Dairesi Histopatolojik Tetkik Şubesinin 10/05/2013 tasrih ve 2013/911/354/329 sayılı raporunun incelenmesi sonucunda;1-Kişinin vücudunda herhangi bir ateşli silah, kesici delici alet yaralanması ve darp cebir izi saptanmadığı,2-Toksikoloji raporunda göre incelenen kan ve göz içi sıvısı örneğinde alkol, uyutucu-uyuşturucu ve diğer rutin sistematik maddelerin bulunmadığı,3-Histopatoloji raporunda akciğerde yaygın taze kanama ve diğer organlarda konjesyon olduğunun belirtildiği, 4-Kişinin kesin ölüm sebebinin ası nedeni ile boyuna bası sonucu asfiksi olduğu kanaatini bildirir rapordur." U.Ö.nün ölümüyle ilgili olarak Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü görevlileri hakkında taksirle ölüme neden olma suçunda yapılan soruşturma sonucunda Van Cumhuriyet Başsavcılığı 15/5/2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Taksirle ölüme neden olmak suçundan tutuklanarak Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna misafir tutuklu olarak alınan [U.Ö.]ın kalmakta olduğu C Blok 53 nolu odanın havalandırma penceresine kendini asmak suretiyle intihar ettiği şeklinde ihbar yapılması üzerine olayla ilgili soruşturma başlatılmıştır. Aynı gün hadisenin meydana geldiği yerde Cumhuriyet Başsavcılığı gözetiminde olay yeri inceleme ekiplerince incelemeler yapılmıştır. Olay yerinde yapılan incelemede, ası olayının meydana geldiği mekanın Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun bağımsız olarak isimlendirilen herhangi bir örgüt ile bağlantısı olmadığını iddia eden tarafız tutuklu ve hükümlülerin konulduğu C Blok tekli 53 nolu oda olduğu, üç ayrı tekli odanın aynı havalandırmaya açıldığı, bu odalarda herhangi bir tutuklu yada hükümlünün bulunmadığı, C-53 nolu odanın havalandırmaya açılan doğu istikametindeki kapının hemen güney tarafındaki demir parmaklıklı 120x98 ebatlı pencereye sırtı yaslanmış şekilde, yüzü doğuya dönük, ayakları yere değmiş, dizleri hafif kıvrık, elleri iki yanda ve serbest, sağ ayağı sol ayağına göre biraz ileride ve sağ yanına yüklenmiş pozisyonda boynundan pencere demir parmaklığının üst kısmına asılı ve EX halde maktul [U.Ö.]ın olduğu görülmüş, havalandırmaya açılan kapının kuzey duvarına 16 cm mesafede ve açık olan kapının kenarına 30 cm uzaklıkta beyaz plastik bir sandalye bulunduğu, yine bu sandalyenin cesedin sol ayağı ile sandalyenin sağ ayağı arasında 87 cm mesafede durduğu tespit edilmiştir.Yine olay yeri inceleme ekiplerince de 1 ve 2 numarayla işaretlenen sandalyenin oturma kısmında ayak izleri olduğu değerlendirilen izler görülmüştür. Söz konusu sandalye üzerindeki izin maktule ait ayakkabılardaki iz ile aynı olup olmadığı yönünde tespit yapılması için maktule ait her iki ayakkabı ve izler muhafaza altına alınmıştır. Yine olay yerinde yapılan incelemede, maktulün asılı olduğu, ipin oda içerisinde bulunabilen malzeme olup olmadığı yönünde araştırma yapılmış oda içerisinde tek kişilik yatak üzerindeki battaniyelerden bir tanesinin kenarlarında aşınma ve çözülmeyi engelleyici astar malzemesinin bir kısmının olmadığı, maktulün boyun kısmında bulunan malzeme ile battaniyenin diğer kısmındaki malzemenin aynı özellikte olduğu görülmüştür. Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlenen 10/804/2013 gün ve 2013/1857 sayılı uzmanlık raporunda, laboratuvara gönderilen bir adet plastik sandalye, içerisinde ayakkabı izi olduğu değerlendirilen 10 adet fotoğraf ve 2 adet ayakkabı üzerinde yapılan çalışmalarda, 1 ve 2 numara ile numaralandırılan izlerden 1 numaralı izin [U.Ö.]a ait olduğu belirtilen iç kısmında PABUÇİ By Tekyıldız, taban kısmında FOREIGN ibareleri bulunan kahverenkli 43 numara sağ ayakkabı ile oluşturulduğu, 2 Numaralı izin [U.Ö]a ait olduğu belirtilen iç kısmında PABUÇİ By Tekyıldız, taban kısmında FOREIGN ibareleri bulunan kahverenkli 43 numara sol ayakkabı ile oluşturulduğu belirtilmiştir. Maktul [U.Ö.]ın cesedi üzerinde yapılan sistematik otopside, boyunda en kalın yeri boyun ön yüzü hafif sol kısmına doğru 1,5 cm genişliğe ulaşan boyun sağında ve solunda en derin yerleri 0,5 cm derinliğine ulaşıp yükselici ve yüzelleşici vasıfta, solda saçlı deri içinde 2 cm ilerledikten sonra sonlanan, sağda sağ kulaktan 5 cm arkasında düğüm oluşturarak sonlanan, boyun ön yüzünde ciltten koyu renkli görünümünde yanlara doğru daha açık kahverengi görünümde telem izi olduğu, gözlerde peteşial kanama odakları olduğu görülmüş, onun dışında vücutta kesici delici alet yarası, ateşli silah yaralanması ve darp ve cebir izine rastlanmamıştır. Yapılan otopsi sonrası cesedin kesin ölüm nedeninin cesetten alınan kan ve göz sıvısında toksikolojik inceleme ile cesetten alınan doku örnekleri üzerinde histopatolojik inceleme sonucu belirlenebileceği belirtilmiştir. Bu incelemeler sonucu düzenlenen Van Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 18/07/2013 gün ve 2013/1932 sayılı raporunda, kişinin kesin ölüm sebebinin ası nedeniyle boyuna bası sonucu asfiksi olduğu belirtilmiştir.Maktul ile ilgili işlemlere katılan ve bu işlemlerle ilgili maktulü gören yada kendisi ile fiziksel temasta bulunan infaz koruma memurlarının ayrı ayrı beyanlarına başvurulmuştur. Bu şekilde ifadeleri alınan yaklaşık 31 kişi ifadelerinde maktulun olay öncesi genel görünüş itibari ile depresyon belirtisi ve yada psikolojik rahatsızlık olarak tarif edilecek bir olaydan bahsetmemişlerdir.Maktul [U.Ö.]ın hangi sıfatla ceza infaz kurumuna alındığı yönünde yapılan araştırmada adı geçen hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunun 2013/3356 sayılı dosyasında taksirle ölüme neden olmak suçundan soruşturma yürütüldüğü,bu dosya üzerinden Van Sulh Ceza Mahkemesi'nin 06/04/2013 gün ve 2013/36 sorgu sayılı kararıyla tutuklandığı, aynı gün Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna götürülerek misafir kaydı yapıldıktan sonra konumuna uygun C Blok 53 nolu odaya konulduğu, [U.Ö.]ın cezaevine alındığı tarih itibariyle hafta sonu olması nedeniyle İdare ve Gözlem Kurulu Kararının ilk mesai günü alınmak üzere boş olan C-53 nolu odaya yerleştirildiği anlaşılmıştır. Van ilinde meydana gelen depremden sonra Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun zarar görmesi nedeniyle hizmet dışı kaldığından Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün 27/02/2012 tarih ve 27490 sayılı yazıları uyarınca adli suçlardan tutuklu yada hükümlü olanların Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'ne misafir olarak alınmaya başlandığı, bu kişiler cezaevine kabul edildikten kısa bir süre sonra Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 01/11/2011 tarih ve 136657 sayılı yazısıyla Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilenkoordinasyon yetkisindeki Muş, Ağrı, Bitlis, Oltu, Siirt, Gümüşhane, Bayburt ve Erzurum'daki cezaevlerine en kısa sürede sevk işlemi yapılması uygulamasına gidildiği,Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 5275 Sayılı Yasanın Maddesine göre adli suçlardan tutuklu kabul edememesi ve Van ilinde adli suçlardan tutuklu yada hükümlü olanların konumuna uygun ceza infaz kurumu olmaması nedeniyle maktulun de daha sonra nakledilmek üzere misafir olarak Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alındığı, adı geçen tutuklunun suç tarihi itibariyle 18 - 21 yaş grubunda yer alması, suç türünün diğer odalarda kalan tutuklu ve hükümlülerden farklı olması nedeniyle 5275 Sayılı Yasanın 12, 24/2maddeleri ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezlerinin Yönetmeliğinin 22/b ve 25/c maddeleri nazara alınarak C blokta bulunan tekli 53 nolu odaya geçici olarakyerleştirildiğianlaşılmıştır.Yukarıda deliller kısmında açıklandığı üzere, tutuklu [U.Ö.] Van Sulh Ceza Mahkemesinin 06/04/2013 gün ve 2013/36 sorgu sayı ile üzerine atılı taksirle ölüme neden olmak suçundan tutuklanmış, Van ilinde meydana gelen deprem nedeniyle Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün faaliyette olmaması ve tutuklunun işlediği suçun adli olmasından dolayı konumunun uygun olmaması nedeniyle kısa süre içinde nakledilmek üzere Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna misafir tutuklu olarak alınmış, 06/04/2013 günü C Blok Tekli 53 numaralı odaya konulmuştur. Olay inceleme tutanağında görüldüğü üzere ası olayı 08/04/2013 tarihinde meydana gelmiş ve ası olayında kullanılan ipin tutuklu ve hükümlülere verilen battaniyenin kenarlarındaki şeritin sökülmesi nedeniyle elde edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Tutuklu yukarıda anlatıldığı şekilde temin ettiği ip ile havalandırma bahçesine geçerek odasında bulunan plastik sandalye üzerine çıktıktan sonra pencere korkuluğu üst demirine bağladığı bu ip yardımı ile kendinin yere bırakmak suretiyle intihar etmiş olup, yine sandalye üzerindeki ayak izi ile ölenin ayakkabı izinin karşılaştırılması sonucu düzenlenen ekspertiz raporu da olayın bu şekilde gerçekleştiğini doğrulamıştır. Yine beyanlarına başvurulan ve ölen ile doğrudan yada dolayı olarak iletişime geçen veyahut kendisini uzaktan gören 29 İnfaz koruma memurunun ifadelerinde görüldüğü üzere tutuklunun psikolojisinin anormal olduğuna dair harhangi bir olumsuzluk gözlenmemiştir. Tanık ifadelerine göre, psikolojik bir sorunu gözlenmeyen maktul [U.Ö.]ın üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne neden olma eylemi ile ilgili olarak yürütülecek soruşturma ve kovuşturma süreci ile ilgili yeterli bilgi sahibi olmadığından kaygıya kapıldığı, bu şekilde bunalıma girerek cezaevi girişinde kendisine verilen battaniyenin kenarındakiaşınma ve çözülmeyi engelleyici astar malzemesini sökerek temin ettiği ası ipinin bir ucunu havalandırma penceresinin demir korkuluğunun üst kısmına bağladığı, yine havalandırmada bulunan beyaz renkli plastik sandalyenin üzerine çıkarak kendisini düğüm noktasına yaklaştırdığı, ası düğümünü boğazına geçirdikten sonra plastik sandalyeyi ağayı ile iteklemek suretiyle kendisini boşluğa bırakarak intihar ettiği, olay yeri incelemesinde, sandalyenin bulunduğu konum ve üzerindeki ayakkabı izlerinin de olayın bu şekilde oluştuğunu desteklediği, tutuklunun cezaevine alındıktan 2 gün sonra gibi kısa bir süre içinde intihar olayının gerçekleşmiş olması, Gözlem ve Sınıflandırma kriterleri nedeniyle tutuklunun yaşı ve suç türüne göre, tekli ayrı bir odaya konulma zorunluluğu nazara alındığında tutuklu [U.Ö.]ın intihar etmek suretiyle gerçekleşen ölüm olayı ile ilgili cezaevi görevlilerinin sorumluluğuna gidilemeyeceği, taksirle ölüme neden olma suçu yönünden illiyet bağı kurulamayacağı,meydana gelen ölüm olayında cezaevi idaresine herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği, bu şekilde şüphelilerin taksirle ölüme neden olmak suçunun unsurları oluşmayacağından şüpheliler hakkında açıklanan nedenlerden dolayı kovuşturmasızlık kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. [...] Açıklamalar kısmında yapılan tespit gibi şüphelilerin üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçunun unsurları oluşmayacağından şüphelilerhakkında kamu adına KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA,..." Mehmet Hanefi ve Müyesser Özçoban'ın vekilleri tarafından;i. Ü.Ö.nün ölümü hakkında etkili soruşturma yapılmadığı,ii. U.Ö.nün yaşının küçük olduğu dikkate alınmaksızın ceza infaz kurumunda hücre olarak adlandırılan odada tutulduğu,iii. Kamera kayıtlarının çözümünün yaptırılmadığı, hücreye kimlerin girip çıktığının tespit edilmediği,iv. Ceza İnfaz Kurumu savcısının aynı zamanda olayı soruşturan savcı olduğu,v. Maktülün intihar ettiği gün anne ve babasının onu ziyarete gittikleri, gerekli izinlerin alınması sırasında olayın gerçekleştiği, Kuruma alınmalarının ardından oğullarının ölüm haberinin kendilerine verildiği,vi. İnfaz koruma memurlarının beyanları alınmış olmasına rağmen soruşturmanın özüne dokunan meselelerde kendilerine soru sorulmadığı, vii. Olay yerinde incelemeye katılma taleplerinin kabul görmediği, viii. Fiziki özellikleri ile karşılaştırıldığında ası şeklinin fiziken olanaklı olmadığı, battaniye şeritlerinin 82-87 boyunda, ortalama 85-90 kilo ağırlığında bir kişiyi taşımayacağı,ix. Ölümün ne şekilde meydana geldiği hususunda uzman bilirkişi raporu alınmadığı,x. Sandalye üzerindeki ayakkabı izi üzerinden sonuca ulaşıldığı,xi. Otopsi tutanağının kendilerine verilmediği iddialarıyla karara itiraz edilmiştir. İtirazı inceleyen Van Sulh Ceza Mahkemesi Hâkimliği 13/1/2015 tarihli kararıyla itirazın kesin olarak reddine karar vermiştir. 4/2/3015 tarihinde müştekiler vekiline tebliğ edilen karar üzerine 12/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. Olayla İlgili İdari Soruşturma Süreci Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Amirliğinin 9/4/2013 tarihli kararı ile beş infaz ve koruma memuru hakkında U.Ö.nün 53 No.lu odaya konulma sebebi, ruh hâlinde herhangi bir olumsuzluk olup olmadığı, olması hâlinde bu durum hakkında sıra amirlerine neden haber verilmediği konularında idari soruşturma başlatılmıştır. Disiplin soruşturması ile görevlendirilen muhakkik, haklarında soruşturma yapılan infaz ve koruma memurlarının konu ile ilgili savunmalarının yanında yirmi dört infaz ve koruma memurunun da ifadesini almıştır. Muhakkik 6/4/2013 ve 8/4/2013 tarihli kamera kayıtlarını da incelemiştir. U.Ö.nün cansız bedenini bulan görevliler tarafından tutulan 8/4/2013 tarihli tutanağı (bkz. §15) da soruşturmada dikkate alan muhakkik tarafından düzenlenen 17/5/2013 tarihli raporda, infaz ve koruma memurları hakkında herhangi bir disiplin cezası verilmesine yer olmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. Raporu esas alan Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Amirliği 27/5/2013 günlü kararıyla, U.Ö.nün Kuruma girdiğinde intihara eğilimli olduğuna dair herhangi bir psikiyatri raporunun bulunmadığı, ilk konulduğu C 54 No.lu odadaki aynanın kırık olması nedeniyle C 53 No.lu odaya alındığı, davranışlarında normalin dışında herhangi bir durum gözlemlenmediğinden Kurumda kaldığı 1,5 gün süresince olağanüstü bir tedbirin alınmasının gerekmediğinin değerlendirildiği, bu nedenle görevlilerin olayla ilgili ihmal veya kusurunun bulunmadığı gerekçeleriyle haklarında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. A. Ulusal Hukuk Konuyla ilgili ulusal hukuk, Anayasa Mahkemesinin Nejla Özer ve Müslim Özer (B. No: 2013/3782, 21/4/2016) ve Hilmi Moray (B. No: 2013/3053, 21/4/2016) başvuruları hakkında verdiği kararlarda yer almaktadır.B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Yaşam hakkı" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur (...)"