11. Ceza Dairesi 2023/5531 E. , 2024/7923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/636 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Talebin reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.02.2023 tarihli ve 2023/636 Değişik İş sayılı kararına yönelik,
**11. Ceza Dairesi 2023/5531 E. , 2024/7923 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/636 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Talebin reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.02.2023 tarihli ve 2023/636 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.08.2023 tarihli ve 2023/10987 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94326 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94326 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, şüphelinin, yetkilisi olduğu ... İnşaat isimli şirketin faaliyeti kapsamında müşteki ...'ye 41.000,00 Amerikan doları karşılığında sattığı daireyi başka kişilere de satmak suretiyle haksız yarar sağladığının iddia edildiği olayda, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 06/08/2020 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra, şüpheliye isnat eylemle ilgili yeni delil elde edildiğinden bahisle anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılması istemiyle talepte bulunulması üzerine, her ne kadar mercii Sakarya 2. Sulh Ceza Hâkimliğince, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 06/08/2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararından sonra, şüpheliye isnat edilen eyleme ilişkin yeni bir delil tespit edilmediği ve talep evrakında da yeni delil bildirilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/1-2. maddesindeki, "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. (2) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Şüpheliye isnat edilen aynı olaya ilişkin olarak Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/21781 soruşturma sayılı dosyası kapsamında şüpheli ...'nın yanı sıra adı geçen şüphelinin oğlu olan ... ile ... haklarında müsnet suçtan yürütülen soruşturma neticesinde, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/21781 soruşturma , 2021/7725 esas, 2021/1304 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonunda Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/06/2022 tarihli ve 2021/468 esas, 2022/210 sayılı kararı ile sanık ... hakkında aynı olaya ilişkin evvelce kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, anılan kovuşturmaya yer olmadığı kararı kaldırılmadan kamu davası açılamayacağından bahisle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2, 173/6 ve 223/8. maddeleri uyarınca durmasına karar verildiği, Öte yandan, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/08/2020 tarihli ve 2020/11506 soruşturma, 2020/10125 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra, aynı olaya ilişkin anılan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2020/21781 soruşturma sayılı dosyası nezdinde yeniden başlatılan soruşturmada, önceki soruşturma kapsamında ileri sürülen iddialara ek olarak, şüphelinin yetkilisi olduğu şirketin yöneticisi olup aynı zamanda oğlu olan ... ve şirketin idari işlerinden sorumlu olan ... ile iştirak halinde hareket etmek suretiyle müştekiye daire tapusu yerine arsa tapusu verdikleri ve anlaşma konusu dairenin kendisine verilmediği iddiasında bulunulması nedeniyle, şüpheli ...'nın yanı sıra ... ve ...'ın da haklarında soruşturma yürütüldüğü, evvelce Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2020/11506 soruşturma nezdinde herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesine karşın, anılan Başsavcılığın 2020/21781 soruşturma sayılı dosyası nezdinde müşteki ve şüpheli ifadeleri alınıp, suça konu taşınmazın değer tespitine ilişkin 11/03/2021 tarihli bilirkişi raporunun düzenlendiği, bununla birlikte, müşteki tarafından şüphelinin kendisine daire tapusu yerine arsa tapusu verdiği iddiasına ilişkin olarak yeni delil mahiyetinde ilgili arsa tapu suretinin de dosyaya ibraz edildiği anlaşılmakla, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 06/08/2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı sonrası, şüpheliye isnat edilen suçtan kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edildiği gözetilmeden, talebin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Şikâyetçi ...'nin 18.06.2020 havale tarihli dilekçesi ile; 08.08.2018 tarihli daire satış sözleşmesine istinaden, şüpheli ...'ya 41.000 Dolar ödendiği halde, sözleşmede belirtilen taşınmazın bir başkasına devredildiğinin iddia olunması üzerine, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2020 tarihli ve 2020/11506 Soruşturma, 2020/10125 Karar sayılı kararı ile herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, olayın hukuki ihtilaf boyutunda kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bahse konu karara yönelik itirazın da Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.09.2020 tarihli ve 2020/2257 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Şikâyetçiler ... ve Karimullah Noori'nin, 23.10.2020 tarihininde Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatla alınan beyanlarında; parası ödendiği halde sözleşmeye konu taşınmaz yerine bir başka taşınmazın devredildiğini iddia etmeleri üzerine, şüpheliler ..., ... ve ... hakkında başlatılan soruşturma kapsamında, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2021 tarihli ve 2020/21781 Soruşturma, 2021/3957 Karar sayılı kararı ile olayın hukuki ihtilaf boyutunda kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de Cumhuriyet Başsavcısının iade kararı sonrası soruşturmaya devamla, şüpheliler ..., ... ve ... hakkında, şikâyetçiler ... ve Karimullah Noori'ye yönelik gerçekleştirdikleri tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan ayrı ayrı iki kez cezalandırılmaları istemiyle 27.12.2021 tarihinde iddianame düzenlendiği belirlenmiştir. 3. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/468 Esas, 2022/210 Karar sayılı kararı ile; "..sanıklar hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.03.2021 tarih, 2020/21781 Soruşturma No, 2021/3957 Karar No sayılı kararıyla sanıklar hakkında daha önce soruşturma aşamasında atılı suçlar yönünden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ilgili karar usulüne uygun olarak kaldırılmadan kamu davası açıldığı..." gerekçesiyle durma kararı verilerek, gereğinin takdir ve ifası için Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulmuştur. 4. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2023 tarihli yazısı ile yeni deliller elde edildiğinden bahisle 06.08.2020 tarihli ve 2020/11506 Soruşturma, 2020/10125 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması talep olunmuş ise de Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.02.2023 tarihli ve 2023/636 Değişik İş sayılı kararı ile talebin reddine karar verildiği ve bu kararın kanun yararına bozma konusu yapıldığı anlaşılmıştır. 5. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 6. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 7. 5271 sayılı Kanun’un, 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." denilmektedir. 8. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; a) Dairemizin 26.02.2024 tarihli ve 2023/8 Esas, 2024/2183 Karar sayılı ilamında belirtilen; "...Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, o yer Cumhuriyet Başsavcı vekili tarafından eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle iade edilmesini müteakip, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli soruşturma işlemleri yapılarak iddianame düzenlendiği, her ne kadar Mahkemece daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmediği ve usulüne uygun açılmış bir kamu davası bulunmadığından bahisle durma kararı verilmiş ise de; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, görüldü işlemi sırasında Cumhuriyet Başsavcı vekilinin gerekçesi ile birlikte yeniden değerlendirilmek üzere dosyayı iade yetkisinin bulunduğu, bu haliyle taraflara tebliğ edilmeyen kararın hukuken henüz varlık kazanmadığı anlaşılmakla, Mahkemece yargılamaya devam edilerek dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği.." şeklindeki açıklamalar dikkate alınarak, ..., ... ve ...'ın, şikâyetçi Karimullah Noori'ye yönelik gerçekleştirdikleri iddia olunan eylem ile ... ve ...'ın şikâyetçi ...'ye yönelik eylemleri yönünden yargılamaya devamla karar verilmesi hususunda, gereğinin mahallinde takdir ve ifası mümkün görülmüştür. b) Kanun yararına bozma konusu yapılan Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.02.2023 tarihli ve 2023/636 Değişik İş sayılı kararı yönünden ise; şüpheli ...'nın, şikâyetçi ...'ye yönelik eylemine ilişkin Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2020 tarihli ve 2020/11506 Soruşturma, 2020/10125 Karar sayılı kararı ile herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/21781 Soruşturma sayılı dosyasında ise, devredilen diğer taşınmazın tapu fotokopisinin sunulduğu, taşınmazların değer tespitine ilişkin bilirkişi raporu alındığı ve şüphelilerin ifadelerine başvurulduğu anlaşılmakla; belirtilen hususların yeni delil niteliğinde olduğu gözetilerek talebin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı bulunduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.02.2023 tarihli ve 2023/636 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.