4. Hukuk Dairesi 2009/9863 E. , 2010/6110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 14/02/2007 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin
**4. Hukuk Dairesi 2009/9863 E. , 2010/6110 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 14/02/2007 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... ile ... tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, eleştiri sınırlarını aşan, gerçek dışı köşe yazısının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalılarım manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalılardan ... ile ..., eleştiri sınırları içerisinde kalan ve kamu yararı gözetilerek yayımlanan yazının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Diğer davalı ... ise, davaya cevap vermemiştir. Yerel mahkemece, kişiliğine yönelik olarak yazılan yazının davacının, kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir. 06.03.2006 günlü yerel “Halkın Sesi” gazetesinde, davalılardan ...’nin “Onuncu köy” adındaki köşesinde “Asil Küçük ve Ekibi” başlığı ile yayımlanan yazıda; vekaleten görev yürüten dava dışı Milli Eğitim Müdürünün asaleten görevlendirilmesi incelenerek, Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevli dava dışı müdür yardımcıları ve şube müdürlerinin atama, tayin ve disiplin cezaları irdelenmiş, bu tür işlemlerde tarafsız kalınmadığı ileri sürülerek bu durum eleştirilmiş ve eğitim sistemindeki atamaların önemi vurgulanmıştır. Davacı ise, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcılığı görevini yürütmesi nedeniyle köşe yazısında yer almıştır. Yazıda, "...: İmam Hatip Lisesi müdürü iken, çocuklara işkence, tarihi geçmiş gıdaları yedirme … soruşturma geçirdi…" biçiminde iddialara yer verilip atamasında hemşericiliğin etkili olduğu vurgulanmıştır. Dosyada yer alan, İl Milli Eğitim Müdürlüğü İlköğretim Müfettişleri Başkanlığı yazısından; davacının, imam hatip lisesi müdürü iken, endüstri meslek lisesi tarafından imam hatip lisesine bağışlanan kullanım süresi geçmiş ayçiçeği yağı, salça ve benzeri gıdaların yemek yapımında kullanılması, eksik ve bozuk olması nedeniyle inceleme ve soruşturma geçirdiği, yöneltilen iddiaların kanıtlanması nedeniyle davacıya ihtar cezası verildiği anlaşılmaktadır. Davacı hakkındaki yazıda, eğitim sistemi, milli eğitimdeki atamaların güncel bir atama nedeniyle ele alınıp irdelendiği, davacının kişiliğinin değil görevi ile ilgili eleştirilerin ileri sürüldüğü, yazıda yer alan “çocuklara işkence” nitelemesinin ise, günü geçmiş gıdaların yedirilmesi olarak değerlendirildiği, davalı yazarın olayları kendi anlatım biçimi ile yorumladığı, yazı bir bütün olarak ele alındığında, davacı ile ilgili iddiaların görünür gerçeği uygun olduğu ve yazının eleştiri niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı hakkındaki yazının görünür gerçekliğe uygun olduğu, eleştiri sınırları içerisinde kaldığı, hukuka aykırı olmadığı ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı benimsenip davalılardan ... ile ... yönünden istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2-Yayın gününde yürürlükte bulunan 5187 sayılı Basın Yasası'nın 13/1. maddesi gereğince, basılmış eserler yolu ile gerçekleştirilen eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlardan dolayı, süreli yayınlarda eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) sorumlu olup hukuki sorumlular arasında sorumlu yazı işleri müdürü bulunmamaktadır. 5187 sayılı Basın Yasası'nın 2/c maddesi gereğince süreli yayın niteliğindeki dava konusu haberin yayımlandığı 06.03.2006 günlü gazetenin yazı işleri müdürü olan davalılardan ...'e yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince, husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek, hakkında istemin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmemiş olması doğru değil ise de, karar adı geçen davalı tarafından temyiz edilmediğinden, bu yön bozma nedeni yapılmamış, yanılgıya değinilmekle yetinilmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalılardan ... ile ...'in öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...