Başvuru, mahkûmiyet hükmüne esas alınan deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması taleplerinin gerekçesiz olarak reddedilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahkûmiyet hükmüne esas alınan deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması taleplerinin gerekçesiz olarak reddedilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/6/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvurucu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün birçok ilde eş zamanlı yürüttüğü yasa dışı Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) örgütüne yönelik operasyon kapsamında 8/9/2006 tarihinde gözaltına alınmış ve 12/9/2006 tarihinde tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 17/5/2007 tarihli iddianamesi ile başvurucu hakkında anayasal düzeni silahlı ayaklanma yoluyla değiştirmeyi amaçlayan silahlı terör örgütünü yönetme, patlayıcı madde bulundurma, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet etme suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açmıştır. İddianamenin ilgili kısmı şöyledir:MLKP isimli silahlı terör örgütünün kongresine iştirak etmek maksadıyla örgüt tüzüğüne göre özel olarak seçilen, Kongreye katılmak için bir araya gelen şüphelilerden; Örgütün yöneticisi olmak suçuyla ilgili olarak yukarıda anlatılan hususlar örgüt evlerinde ele geçirilen belge ve dokümanlar, terör örgütünün tüzüğü ve benzeri bilgi ve belgeler ışığında şüpheliler [N.G.], [A.Ç.], [B.N.], [S.U.], [A.S.G.], [F.E.], SEDAT ŞENOĞLU, …ve [A.P.nin], silahlı terör örgütünün yöneticisi konumunda bulundukları … Aynı yerde ele geçirilen dokümanlar içerisinde 12 numaralı belge olarak isimlendirilen “İstanbul Kurumlarımız” başlıklı [A.Ç.] rumuzlu belgedeİSTANBUL KURUMLARIMIZ[G. ], Ajans faaliyetlerini partiden aldığı talimatlar doğrultusunda eksiksiz yürütmektedir.Ajansta [İ.Ç.], yoldaş genel yayın yönetmeni görevindedir. Sedat Şenoğlu yoldaş’ta [İ.], yoldaşın yardımcılığını yapmaktadır. 7) Şüpheli SEDAT ŞENOĞLU: Şüpheli SEDAT ŞENOĞLU’nun MLKP isimli silahlı terör örgütünün Kongresinin gerçekleştireceği Aydın ili Nazilli ilçesi Ocaklı köyünde örgütün genel sekreteri [N.G.nin] ikamet ettiği evde 2006 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2006 tarih ve 2006/388 sayılı arama ve el koyma kararı uyarınca yapılan arama sırasında bu evde kongreye katılacak olan diğer örgüt yöneticileri ile birlikte yakalandığı, …Şüpheli Sedat Şenoğlu’nun MLKP isimli örgütün yöneticisi konumunda bulunduğu, Şüphelinin Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs, örgütün yöneticisi olmak suçlarından ve ayrıca örgütün yöneticisi olması sıfatıyla 1 Haziran 2005 tarihi itibariyle örgüt üyelerinin işlediği tüm suçlardan TCK’nun 314/3 maddesi yollamasıyla TCK’nun 220/5 maddesi uyarınca asli fail gibi sorumlu olduğu, …'' İddianamenin kabul edilmesinden sonra İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) yapılan yargılamanın başvurucu ve müdafiinin hazır bulunduğu 6/6/2008 tarihli celsesinde dava dosyasında yer alan tutanaklar, belgeler ve raporlar okunarak başvurucuya savunma yapması için söz verilmiştir. Başvurucu aleyhe olan delilleri kabul etmediğini beyan etmiştir. Başvurucu ve müdafii duruşmanın 21/10/2008, 20/2/2009, 26/6/2009, 26/3/2010, 29/7/2010 ve 10/12/2010 tarihlerinde yapılan diğer celselerinde hazır bulunarak savunma yapmışlardır. Başvurucu; Mahkeme önünde yaptığı savunmasında özetle aleyhine delil niteliğini haiz örgütsel dokümanlardan biri olan 40 sayfalık belgenin emniyet görevlilerince hazırlanan sahte bir belgeden ibaret olduğunu, aleyhine delil bulunmadığını ve kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini ifade etmiştir. Başvurucu ve müdafii 17/5/2011 tarihli celsede, bazı kamera kayıtlarının istenmesini ve bilirkişi raporu alınmasını talep etmişlerdir. Mahkeme, talebin muğlak olması ve daha önceki duruşmalarda bu talep hakkında değerlendirme yapılmış olması nedenleriyle talebin reddine karar vermiştir. Mahkemenin 4/11/2013 tarihli kararı ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine, patlayıcı madde bulundurma ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçlarından ise beraat etmesine hükmedilmiştir. Kararda; Ocaklı köyünde bulunan ve örgüt evi olarak kullanıldığı değerlendirilen evde başvurucunun diğer örgüt üyeleriyle birlikte yakalanması, bu evde yapılan aramada ele geçirilen 40 sayfalık belgede başvurucunun adının yer alması ve yine bu aramada başvurucuya ait bankamatik kartı, vergi kimlik kartı ve üzerinde başvurucunun parmak izinin tespit edildiği fotoğrafın ele geçirilmesi hususları birlikte değerlendirilmek suretiyle örgüt üyeliği fiilinin sabit olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:"DELİLLER...Dizi 323'te bulunan 2006 tarihli arama, yakalama ve el koyma tutanağında;...Örgüt evinde yapılan aramada;...Fatih vergi dairesinden verilme Sedat ŞENOĞLU adına vergi kimlik kartı, (1) adet Sedat ŞENOĞLU adına Türkiye İş Bankası bankamatik kartı,...Çok sayıda el yazısı ile yazılı örgütsel doküman elde edilerek zapt edildiği anlaşılmıştır.... 21-Sanık Sedat Şenoğlu ile ilgili olarak; MLKP isimli silahlı terör örgütünün Kongresinin gerçekleştireceği Aydın ili Nazilli ilçesi Ocaklı köyünde örgütün genel sekreteri [N.G.nin], ikamet ettiği evde 2006 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2006 tarih ve 2006/388 sayılı arama ve el koyma kararı uyarınca yapılan arama sırasında bu evde kongreye katılacak olan diğer örgüt yöneticileri ile birlikte yakalandığı,Aynı evde ele geçirilen toplam 40 sayfalık doküman içerisinde 12 numaralı belge olarak isimlendirilen ve örgütün Marmara bölge sorumlusu [A.Ç.], tarafından İstanbul kurumlarımız başlıklı belgede “[G.], Ajans faaliyetlerini partiden aldığı talimatlar doğrultusunda eksiksiz yürütmektedir. Ajansta [İ.Ç.], yoldaş genel yayın yönetmeni görevindedir. SEDAT ŞENOĞLU yoldaş da [İ.],yoldaşın yardımcılığını yapmaktadır… şeklinde bilgilerin mevcut olduğu,Sanık SEDAT ŞENOĞLU’nun MLKP isimli örgütün yöneticisi konumunda bulunduğu iddia edilmiş ise de, eylemlerinin çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluğu nazara alındığında silahlı terör örgütünün üyesi olduğu, silahlı terör örgütünün yöneticisi olduğunun kesin ve inandırıcı deliller ile ispat edilemediği anlaşıldığından patlayıcı madde bulundurmak, 6136 sayılı kanuna muhalefet ve örgüt yöneticilerin TCK'nın 220/5 maddesi gereğince sorumlu bulundukları tüm eylemlerden beraatine karar verilmiştir." Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) 21/6/2015 tarihli tebliğnamesinde hükmün bozulması talebinde bulunmuştur. Başsavcılık, hükme esas alındığı anlaşılan ve MLKP örgüt mensuplarının isimlerinin yazılı olduğu iddia edilen kırk sayfadan ibaret bilgisayar çıktısı belgeye ilişkin sahtelik iddiasının ciddi bir iddia olması karşısında bu çıktının hangi bilgisayarda oluşturulduğu ve sahte olarak düzenlenip düzenlenemeyeceği hususlarında ayrıntılı bilirkişi raporu alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini ifade etmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 2/5/2016 tarihli kararı ile hüküm onanmıştır. Yargıtay onama kararında özetle 8/9/2006 tarihinde Aydın'ın Nazilli ilçesi Ocaklı köyündeki evde yapılan arama sırasında ele geçirilen ve kırk sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı formatındaki dokümanların ilgili mevzuatta belirtilen usul hükümlerine uygun olarak incelenmemiş olması nedeniyle örgütsel doküman niteliği hususunda şüphe oluştuğu, bu konuda yapılacak başka inceleme ve araştırmanın fayda sağlamayacağı ve sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle söz konusu dokümanların delil değerlendirmesi sırasında nazara alınmadığı, dava dosyasında yer alan ve hukuka uygun olarak elde edilen diğer delillere göre inceleme yapıldığı ifade edilerek bu yönden bozma öneren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesindeki görüşe iştirak edilmediği belirtilmiştir. Başvurucu 3/6/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.