Başvuru, nüfus kaydının kapalı olduğu gerekçesine dayanılarak soyadı tashihi talebinin reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, nüfus kaydının kapalı olduğu gerekçesine dayanılarak soyadı tashihi talebinin reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. 1999 yılında evlenen başvurucu, kocasının soyadı olan Ergün soyadını kullanmaktadır. Başvurucunun evlenmeden önceki soyadı Bıyıklı'dır. Başvurucu, Bıyıklı ifadesinin erkeklere mahsus olan bıyık ibaresini içermesi nedeniyle adli ve idari mercilerde, kamu kurum ve kuruluşlarında kullanılmasından dolayı rahatsızlık duyduğunu, bu tür yerlerde önceki soyadının sorulması üzerine, bu soyadını söylemek zorunda kaldığını, psikolojik olarak kendisini aşağılanmış hissettiğini, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu gereğince kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadıkça nüfus kütüklerinde değişiklik yapmanın mümkün olmayacağını, bu sebeple daha fazla mağdur olmamak için Bıyıklı ifadesinin nüfus kaydından silinerek annesinin önceki soyadı olan Yılmaz'ın evlilik tarihinden önceki nüfus kayıtlarına işlenmesi ve bundan sonra hukuki işlemlerde soyadı olarak bu soyadının görülmesinin sağlanmasına karar verilmesi talebiyle 18/4/2017 tarihinde dava açmıştır. İlgili Nüfus Müdürlüğü kapalı kayıtta işlem yapılamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) görülen davada konuya ilişkin olarak başvurucunun tanığı dinlenmiştir. Tanık, başvurucu ile aynı kurumda çalışmaları sebebiyle kendisini uzun süredir tanıdığını, önceki soyadından rahatsızlık duyduğunu sürekli dile getirdiğini ifade etmiştir. Yapılan yargılama neticesinde Mahkeme 20/6/2017 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Kararda, 5490 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca başvurucunun evlenmesiyle ilgili nüfus kayıtlarının kapalı hâle geldiği, konuya ilişkin Yargıtay kararları olduğu, bu çerçevede kapalı kayıtta işlem yapılamayacağı değerlendirilmiştir. Başvurucu 15/8/2017 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. Başvurucu dilekçesinde kamu görevlisi olarak görev yaptığını, çoğu kez çeşitli işlemler bağlamında özellikle kamu kurum ve kuruluşları önünde önceki soyadını beyan etmek durumunda kaldığını ve her seferinde aşırı bir rahatsızlık duyduğunu, Anayasa'nın maddesi kapsamında maddi ve manevi varlığına ilişkin haklarının, rahatsızlık duyduğu soyadına ilişkin kayıtlarda değişiklik yapabilme hakkını kendisine tanıdığını, bu sebeple Mahkemenin dar bir yorumla kapalı kayıtlarda işlem yapılamayacağından bahisle talebini reddetmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, gerek Yargıtayın bazı kararlarında gerekse Anayasa Mahkemesi kararlarında bu konunun esnek biçimde yorumlandığını ve kapalı da olsa nüfus kayıtlarında değişiklik yapmanın mümkün olduğuna işaret edildiğini ifade etmiştir. İstinaf başvurusunu değerlendiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi 3/11/2017 tarihli kararıyla talebi reddetmiştir. Kararda, başvurucunun evlenmesi nedeniyle değişiklik yapılması istenen kaydın kapalı hâle geldiğini, 5490 sayılı Kanun hükmü uyarınca kapalı kayıtlar üzerinde değişiklik yapılamayacağını ve kaydın açılmasını gerektirir hâllerin de gerçekleşmediğini ifade etmiştir. Nihai karar başvurucuya 29/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve 25/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.