10. Hukuk Dairesi 2024/8721 E. , 2025/5174 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4135 E., 2024/657 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/409 E., 2023/777 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan r…
**10. Hukuk Dairesi 2024/8721 E. , 2025/5174 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4135 E., 2024/657 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/409 E., 2023/777 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde depo sorumlusu olarak çalışmakta iken 24.04.2018 tarihinde tır dorsesinden düşerek iş kazası geçirdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.000,00 TL maddi tazminatın ve 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi kusuruna dayanan olay kapsamında müvekkiline izafe edilebilecek nitelikte kusur bulunmadığını, davalı şirket tarafından iş sağlığı ve güvenliği konularında eğitim verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ara kararlardaki ihtarlara rağmen davacının hastaneye başvurduğu, ancak muayene süreçlerinde yapılması gereken işlemleri geçerli bir mazereti olmadan yerine getirmemesi sebebiyle hakkında herhangi bir rapor düzenlenemediği ve söz konusu durumun 4 yıldan bu yana devam ettiği, davanın davacı yüzünden sürüncemede kalması sebebiyle davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; maluliyet raporuna dair işlemlerin hitama ermemesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde iş kazasının 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5. madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir. Kuruma belirtilen şekilde bir bildirimde bulunulmadığının anlaşılması halinde ise yapılacak iş, davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak ve olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açmak üzere önel verilmesi, önel içerisinde dava açılması halinde iş bu davanın sonucu beklenilerek, iş kazası sigorta kolundan davacılara gelir bağlatılması ve bağlanan gelirin de hesap edilen maddi tazminat alacağından rücuya kabil kısmının tenzil edilmesidir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 24.04.2018 tarihinde tırdan malzeme indirilirken tır dorsesinden düşerek yaralandığı, işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna 25.4.2018 tarihinde iş kazası bildiriminde bulunulduğu, SGK'nın 26.2.2020 tarihli yazısında; davacıya 24.4.2018 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına ilişkin 24.4.2018-28.6.2018 tarihleri arasında 3.986,56 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, sigortalı tarafından iş kazası nedeniyle başvuru yapılmadığından işverence yapılan iş kazası bildirimi dışında başka belgenin mevcut olmadığının bildirildiği, Mahkemece davacıya maluliyet durumunun tespiti açısından başvuru yapması için süre verildiği, davacının 7.10.2020 tarihli başvurusuna istinaden SGK tarafından rapor temini için hastaneye sevk edildiği, Kurumun Mahkemece yazılan müzekkerelere, sigortalının ilgili hastaneye gitmesi ve raporun Kuruma intikaline müteakip iş göremezlik oranı tespiti işlemlerine ve gelir bağlanmasına yönelik işlemlere devam edileceği yönünde cevap verdiği, Mahkemece takip eden celselerde davacının hastaneye sevk edilerek davaya konu olay nedeniyle varsa maluliyet durumunun ne olduğu hususunda rapor tanziminin istenmesine muayene için gitmemesi durumunda davanın usulden reddine karar verileceği hususunun ihtarına dair ara kararların gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş,iş kazasının varlığı Kurumun ve işverenin kabulünde olmakla davacıya iş kazasına bağlı iş göremezlik oranının tespiti ve gelir bağlanmasına yönelik olarak Sosyal Güvenlik Kurumu ile işverene husumet yönelterek dava açmak üzere süre vererek sonucuna göre karar vermektir. O halde, temyiz eden davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır . VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.