T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1254 - 2025/1310 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1254 KARAR NO : 2025/1310 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2024 NUMARASI : 2022/400 Esas - 2024/620 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23/10/2025 Mahalli mahkemesince veri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1254 - 2025/1310 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1254 KARAR NO : 2025/1310 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2024 NUMARASI : 2022/400 Esas - 2024/620 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 01.10.2021 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonun yoldan çıkarak devrilmesi sonucu araçta yolcu olarak bulunan ... ve sürücü ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde ...'ın hiçbir kusurunun bulunmadığını, kaza tespiti tutanağına göre aracı ...'ın kullandığının belirlendiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen sürücünün tespit edilemediği gerekçesiyle zararlarının giderilmediğini, ...'ın ölümüne neden olan aracın davalı sigorta şirketinde hem ZMMS hem de İMMS ile sigortalı olduğunu, sonuç olarak ... plakalı aracın hem ZMMS sigortası hem de kasko sigortası ile davalı tarafından sigortalandığından poliçe limitleri dahilinde destekten yoksun kalma tazminatları ile manevi tazminatlardan sorumlu olacağını ileri sürüp şimdilik her bir davacı için 1000'er lira destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 15.000,00-TL davacı ... için 10.000,00-TL, davacı ... için 10.00,00-TL, davacı ... için 7.500,00-TL, davacı ... için 7.500,00-TL manevi tazminatın ZMMS ve kasko poliçesi kapsamında kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden doğan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, 01.10.2021 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta tek taraflı, ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazasında araçta yolcu konumunda bulunan ...'ın ölümü nedeniyle açılan davayı kabul etmediklerini, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan kusur ve hatır taşıması indirimlerinin yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, sigorta aleyhine açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu bildirip davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kasko poliçesinin incelenmesinde; ... plakalı ticari kamyonun ... adına kayıtlı iken 18.12.2020/18.12.2021 tarihleri arasında davalı sigorta şirketinde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiği, İMM limitinin 250.000,00 olduğu, manevi tazminat limitin İMM sigortası şahıs başına bedeni limitin azami %25'i kadar teminat altında olduğu, ZMMS poliçesinin incelenmesinde; ... plakalı ticari kamyonun 18.12.2020/18.12.2021 tarihleri arasında davalı Sigorta Şirketi'nde ZMMS poliçesi ile teminat altında olduğu, poliçe limitinin 430.000,00 TL, olarak belirlendiği, Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan 08.06.2023 tarihli raporda; "... plakalı kamyon sürücüsü sevk ve idaresindeki aracı ile alacakaranlık vakti, görüşün açık olduğu meskun mahal içi Devlet karayolunda seyri sırasında olay mahalli eğimli ve virajlı yol bölümüne geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemiş, aracının hızını, aracın yük ve teknik özellikleri ile yol, zemin, hava, mahal ve görüş durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlamamış, sevk ve idare hatası gösterip direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile yolun solundan yoldan çıkarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmış, aracını kaplama içerisinde tutma becerisi göstermemiş olup gerçekleşen kazada asli kusurlu ve %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu" kanaatinin bildirildiği, mahkemece aktüerya bilirkişisinden aldırılan 20.08.2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; "Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 12.03.2024 tarih ve 1858 sayılı Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporunda; olayda, ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Rapor içeriğinde “dosya muhteviyatından sürücünün net olarak anlaşılamadığı” belirtildiği , ... plakalı aracın sürücü tespiti yapılamadığı, Mahkeme tarafından tazminat hükmedilmesi ihtimaline karşılık hesaplama yapıldığı,... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarı olan 430.000,00 TL'nin ve Kasko Sigorta poliçesi İMMS 250.000,00 TL kombine maddi tazminat (nihai takdir sayın Mahkemeye bırakılarak manevi tazminat için ayrılan %25'lik kısım ayrıştırılmıştır)187.500,00 TL'lik kısmının toplamı = 617.500,00 TL'nin destek ihtiyaçlıları için garameten paylaşımı ile yapılan hesaplama sonucunda; davacı eş ...'ın destekten yoksun kalma zararı karşılığında ZMSS ve kasko poliçesi (İMMS) kapsamında davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının 393.387,07 TL olduğu, davacı çocuk ...'ın destekten yoksun kalma zararı karşılığında ZMSS ve kasko poliçesi (İMMS) kapsamında davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının 59.666,26 TL olduğu, davacı çocuk ...'ın destekten yoksun kalma zararı karşılığında ZMSS ve kasko poliçesi (İMMS) kapsamında davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının 44.371,68 TL olduğu, davacı anne ...'ın destekten yoksun kalma zararı karşılığında ZMSS ve kasko poliçesi (İMMS) kapsamında davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının 73.871,91 TL olduğu, davacı Baba ...'ın destekten yoksun kalma zararı karşılığında ZMSS ve kasko poliçesi (İMMS) kapsamında davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının 46.203,07 TL olduğu, mahkeme tarafından davacı yanın sigorta şirketine başvurusunun geçerli olduğunun kabulü halinde; davacı tarafın sigorta şirketine başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası (başvuru/ihbar tebliğ tarihi dosyada mevcut olmadığından) temerrüde düşme tarihinden itibaren avans faizi yürütülerek (Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülerek) tazminat talebinde bulunabileceğinin bildirildiği, somut olayda; davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Trafik Sigortası ve Genişletilmiş Kasko Sigortası ile sigortalanan dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacıların murisi ...'ın vefat etmesi sebebiyle eldeki tazminat davasının açıldığı, savcılık soruşturmasında ve mahkemece alınan raporlarda yapılan benzer tespitlere göre sigortalı araç sürücüsünün kazada yüzde yüz (%100) oranında kusurlu, müteveffanın kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, müteveffanın zararının artmasına neden olabilecek müterafik kusuruna rastlanılmadığı, davalı sigorta şirketinin müterafik kusuru ispatlayamadığı gibi, davalının hatır taşıması savunmasının da yerinde olmadığı, zira davacıların desteğinin araçta yedek şoför olarak bulunduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde itirazı olmamasına rağmen aşamalarda aracı kullanan kişinin davacıların murisi olduğunu iddia etmesinin savunmanın genişletilmesi anlamında olduğu, kaldı ki, olaydan hemen sonra tutulan Adli Kolluk Cumhuriyet Savcısı Görüşme Tutanağında; "... isimli şahsın şoför mahallinde sıkışmış olduğu, ... isimli şahsın ise kamyonun alt kısmında sıkışmış olduğu bilgisinin alındığı"nin bildirildiği, talimat yoluyla dinlenen tanık ... beyanında olay günü davacıların murisi ile saat 17.30 da görüntülü konuştuğunu, davacıların murisinin aracın yolcu koltuğunda olduğunu bildirdiği, kazanın ise Cumhuriyet Savcılığında ifadesi alınan görgü tanığı ...'in beyanına göre 17.45 sıralarında meydana geldiği, kazaya karışan araç ...'a ait olup ...'ın akrabalarına ait araçla nakliyecilik işi ile uğraştığı Cumhuriyet Savcılığı soruşturma dosyası ile sabit olduğu, bu tespitler dikkate alındığında davacıların desteği ...'ın aracı kullanan kişi değil, araçta yolcu olarak bulunduğu esnada kazanın meydana geldiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde meydana gelen maddi zarardan sorumlu olduğu, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "Davacıların açtığı maddi ve manevi tazminat davalarının kabulüne, her bir davacı için 1.000,00 'er TL destekten yoksun kalma tazminatının 25.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacılara ödenmesine (davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğunun tespitine), davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL manevi tazminatın ZMMS ve kasko poliçesi kapsamında 26.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, aleyhe destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu, aleyhe hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, ...'ın, aracı kullanan ...’ın ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binmesi sebebiyle zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet verdiğini, ... ile ilgili tazminat hesabı yapılırken %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, sürücünün ehliyetsiz olması sebebiyle kasko sigortasına dayanan tazminat talebinin Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları a.5/4 uyarınca reddi gerektiğini, dosyada itirazlara rağmen SGK tarafından davacı yanlara rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, davacılar tarafından dosyaya destek olgusunu ispat edecek herhangi bir belge sunulmadığını, müteveffanın olayın meydana geldiğinde evli ve çocuklu olduğunu, bu nedenle davacı ... ve ...'ın destek aldığı hususunda somut deliller sunması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Yasa'nın 92/1-j maddesi ve ZMMS Genel Şartları'na göre sigortalı araç sürücüsünün kusuruna denk gelen zararların ZMMS teminatı kapsamında bulunmamakta olup, somut olayda uyuşmazlık araç sürücüsünün davacılar desteği ... olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Türk Dil Kurumu Sözlüğü ’ne göre, “şoför mahalli“, ağır vasıtaların önünde yer alan, şoförün ve yanındakilerin oturması için düzenlenmiş bölüm olup, müteveffa ...’ın bedeninin şoför mahallinde sıkışmış olarak bulunması onun şoför olduğunu kanıtlamaz. Anılan şahsın geçerli ehliyetinin bulunmaması ve takograf cihazında müteveffa ...’ın sürücü belgesinin bulunduğu da gözetildiğinde, bu konudaki ispat külfetinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca davacı tarafa ait olduğu açıktır. Belirtilen nedenlerle davacıların tüm delilleri toplanarak maddi vakıa yöntemince tespit edilmeden hüküm kurulması isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki değerlendirmeler yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 18/09/2024 tarihli, 2022/400 Esas - 2024/620Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.