Ceza Genel Kurulu 2016/70 E. , 2017/37 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 06.11.2014 Sayısı : 285 - 195 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın, TCK'nun 188/3-4, 62, 52/2, 53 ve 63. maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis ve 100 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.11.2014 gün ve 285-195 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafın…
**Ceza Genel Kurulu 2016/70 E. , 2017/37 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 06.11.2014 Sayısı : 285 - 195 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın, TCK'nun 188/3-4, 62, 52/2, 53 ve 63. maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis ve 100 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.11.2014 gün ve 285-195 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 20. Ceza Dairesince 29.09.2015 gün ve 286-3741 sayı ile; "Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610-2014/512-2013/841-2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı alınmasını gerektiren olayda arama kararı alınmadan arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu 'hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş' olacağından, Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamaz. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın yakalandığı bölgede uyuşturucu satıldığının ihbar edilmesi üzerine polisin suç yerine gelerek etrafı incelemeye başladığı, bu sırada kaldırım üzerine sürekli ileri geri yürüyen, etrafı gözetleyen ve belini kontrol eden sanığı izlediği, sanığın yanına gelen bir kişiyle konuştuktan sonra sanık önde diğer kişi arkada olmak üzere ilerledikleri, polislerin de sanığı takip ettikleri, sanığın bu durumu fark etmesi üzerine kaçmaya başladığı, polisler tarafından yakalandığı ve CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde 'adli arama kararı' ve 'yazılı adli arama emri' alınmadan sanığın üzerinde yapılan aramada uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılmakla, hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddelerin, 'suçun maddi konusu' ve 'suçun delili' olarak hükme esas alınamayacağı gözetilerek, somut olayda suçun maddi konusunun bulunmaması nedeniyle suçun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, TCK'nın 188/3-4. fıkraları uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 17.11.2015 gün ve 421721 sayı ile; "...Anayasanın 38/6. maddesinde 'Kanuna aykırı elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilmez' şeklinde düzenleme yapılmıştır.