İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/07/2024 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanun…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/07/2024 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/11/2021 günü davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurla neden olduğu trafik kazası nedeniyle müvekkili ...'ın yaralanarak beden gücü kaybına uğradığını, müvekkilinin kaza neticesinde sol kol ve sağ köprücü kemiğinde kırık meydana geldiğini, tedavi için ameliyat olduğunu ve bakımını kendisinin gideremediğini, kazaya sebebiyet veren aracın ticari faaliyet esnasında meydana geldiğini bu nedenle avans faizi talep ettiklerini, kazadan yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan müvekkilinin sakatlıktan doğan sürekli/kısmi iş göremezlik ve geçici/kalıcı iş göremezlik maddi tazminat tutarları ile geçici iş göremezlik süresi içindeki geçici bakıcı giderinin belirlenerek dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan bedel artırım dilekçesinde özetle; bedel artırım talebinin kabulü ile, HMK 107/2 uyarınca 5.604,13 TL geçici işgöremezlik, 58.007,33 TL sürekli iş göremezlik ve 3.577,50 TL geçici bakıcı gideri zararı olmak üzere toplamda 67.188,96 TL maddi tazminatın dava tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesi ve eklerinin gönderildiği ancak davalı tarafça davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır. İDM KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Davanın KABULÜ ile, 5.604,13 TL geçici iş göremezlik, 58.007,33 TL sürekli iş göremezlik ve 3.577,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 67.188,96 TL maddi tazminatın ... Sigorta AŞ'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 09/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince hükme esas alınmış olunan ve davacının maluliyetini belirleyen heyet raporu usule aykırı olarak düzenlendiğini, TSB Hukuk Komitesinde ekli sağlık bakanlığı müzekkeresi uyarınca yetkili olmayan Adli Tıp uzmanları tarafından düzenlenen raporlar usule aykırı olduğunu hükme esas alınan heyet raporunda da yetkili olmayan 3 adli tıp uzmanı imzası mevcut olduğunu, bu haliyle rapor usule aykırı olduğunu, müvekkili olduğu sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatına ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, geçici iş göremezlik” tazminatı talepleri de hem 6111 sayılı kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, 6111 sayılı kanunla değişen mevzuat gereği, tedavi giderine ilişkin primler SGK'ya aktarıldığından sigorta şirketi nezdinde artık tedavi gideri kalemi şeklinde bir teminat kalmadığını, Mahkemece davacının geçici ve sürekli işgöremezlik döneminde bakıcıya ihtiyacı olup olmayacağı, bakıcıya ihtiyaç olması halinde hangi tarihten itibaren bakıcıya ihtiyaç duyacağı, bakıcı ihtiyacının süresi (tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) konusunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, hesaplamaya esas alınan kusur oranlarının kabulü mümkün olmadığını, müvekkili olduğu sigorta şirketi araç sürücüsü kendisinden beklenebilecek dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davranmış olduğu bunun yanı sıra gerekli uyarıları da davacıya karşı yapmış olduğu halde davacı sürücünün asli ve tam kusuru nedeniyle kaza meydana geldiğini, hiçbir şekilde bilirkişi raporundaki tazminat hesaplamasını kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli bulunan poliçe teminat limiti olan 360.000,00 - TL ile sınırlı olduğunu, İtiraza konu bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemini kabul etmediklerini, yargılamada müvekkili olan şirketin hak arama özgürlüğü yeterli şekilde kullandırılmadığını, bu nedenle anayasa ile korunan hak arama hürriyetlerinin kısıtlandığını, Söz konusu eksiklikler ve çelişkiler giderilmeden karara hükmedilmesi, taraflarınca hak kaybına uğramasına sebebiyet vereceği nedeniyle verilen karar hukuka ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, haksız fiil nedeniyle açılan maddi tazminat davasıdır. Davalı sigorta şirketi kusura ilişkin itirazda bulunarak, sigortaladıkları araç sürücüsünün kendisinden beklenebilecek dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davranmış olduğunu, bunun yanı sıra gerekli uyarıları da davacıya karşı yapmış olduğu halde davacı sürücünün asli ve tam kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiğini iddia etmiştir. Yerel mahkeme kusur oranının tespiti konusunda karar gerekçesinde; " Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 21/10/2020 tarih, 2020/20 toplantı ve ... nolu karar sayılı, “Adli trafik bilirkişilerin trafik kazalarında tarafların kusur oranlarını belirtmesi halinde, hukuki nitelendirme ve değerlendirmede bulunmuş sayılacağından, bu şekilde bilirkişilik kanunun 3/2 maddesinde belirtilen temel ilkelere aykırı hareket etmiş sayılacağına dair” kararı gereğince, trafik kazası ile ilgili olarak, kazaya karışan taraflar hakkında kusur oranı belirtilmeyeceği konusunda bilirkişilerin bilgilendirilmesi, TBK.74 maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine iki yetki tanınmış olup birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkin olması, maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmış olması ve HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesinin teknik değil hukuki bir konu olması nedeniyle, dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler değerlendirilerek kusur oranı Mahkememiz tarafından belirlenmiştir.(Yargıtay 17. HD 09/07/2020 tarih 2018/6414- 2020/4591) Mahkememizce kusur durumunun tespiti amacıyla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde;Davacı yolcunun içerisinde yer aldığı ve dava dışı müteveffa sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... istikametinden Denizli istikametine karayolu üzerinden, bölünmüş yol kesiminde, sol şeridi takiben seyir halinde olay mahalli kavşağa geldiğinde aracının sol ön cam ve sol yan kısımlarıyla orta ada kesiminde dönüş için karşı yön trafiğini beklemekte olan davalı sigorta şirketine sigortalı dava dışı sürücüsünün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı vinç monteli kamyon kasası içerisinde bulunan ve boyutunun fazlalığı nedeniyle arka kapak kısmından dışarıya taşarak sol şeridi etkiler vaziyette olan inşaat demirlerine çarpması akabinde müteveffa sürücü ...'ın aracın hakimiyetini kaybederek 285 metre seyrine devam edip gidiş istikametine göre yolun sağ kısmında duraklamakta olan dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin arka kısımlarına çarparak durması neticesinde meydana gelen maddi hasarlı, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasında davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 36.maddesi (Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır.), 65/1-d maddesi (......trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda yükleme yapılması yasaktır.) ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca hazırlanan Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmeliğin Araçların Yüklenmesine İlişkin Usuller başlıklı 6/1-h maddesini (Aracın boyunu önden 1 metre, arkadan 2 metre aşacak, kasanın sağ ve sol yanından taşacak şekilde yükleme yapılamaz.) kurallarını ihlal ettiği, meydana gelen kazada diğer araç sürücüleri ... ve ...'ın herhangi bir kural ihlali bulunmadığından kusursuz oldukları, davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücünün ise asli ve tam kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde kendisi oransal kusur tespitinde bulunmuştur. Davalı sürücü ... 08/11/2021 tarihli ifadesinde; "... şirketinde vinç yağcısı olarak çalışıyorum. ... 07.11.2021 günü saat: 17.00-17.30 gibi ... araçla ... plakalı minibüsle yanımıza geldi. Bana ve ...'a demirleri sahaya neden götürmediniz diye kızdı. Çabuk bu demirleri sahaya götürün dedi. Ben de trafik yoğun hava karanlık, ehliyetim yok sıkıntı olur, sabah götürelim dedim. ... da bana hayır bugün götüreceksiniz, bir şey olursa ben üstlenirim dedi. Benim borçlarım var. babam açık kalp ameliyatı oldu. İşten atılırım korkusuyla ... 'ın bana verdiği işi yapmak için Vince demiri yükledik ve ... ile birlikte yola çıktık. ... Denizli karayolu ... kavşağına geldiğimizde yolu kontrol ettim ve kavşak içerisine girdim. Kavşakta yolun açılmasını beklerken korna sesi duydum. Demirin çarpma sesini duydum. ... ile birlikte araçtan indik herhangi bir şey göremedik. Demirin araçtan uzun olduğu için korna çaldıklarını düşündük ve kaza yerini terk edip yola devam ettik..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosyadaki kusur oranlarını tespit eden raporlarda; A- 07.11.2021 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında kazanın oluşumunda, ... plaka sayılı kamyon sürücüsü ...’ın (kamyonun şirketinin sahibi) 2918 sayılı KTK’nun sürücülere ait diğer kusurlardan 65/1-i (Yükün, her çeşit yolda ve yolun her eğiminde dengeyi bozacak, yoldaki bir şeye takılacak ve sivri çıkıntılar hasıl edecek şekilde yüklenmesi) maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, diğer sürücülerin herhangi bir kusurumum bulunmadığı hususu belirtilmiştir. B- Dosya kapsamında yer alan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 19.09.2022 tarih ve ... sayılı Raporunda; - davalı kamyon sürücüsü ...’in %80 oranında kusurlu olduğu, -müteveffa otomobil sürücüsü ...’ın kusursuz olduğu, - şirket yetkilisinin %20 oranında kusurlu olduğu, - sürücü ...’in kusursuz olduğu tespit edilmiştir. C- Dosya kapsamında yer alan Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 11.10.2022 tarih ve ... sayılı Raporunda; -davalı sürücü ...’in asli kusurlu olduğu, - kamyon sürücüsü ...’in çalıştığı şirkette; ehliyetsiz sürücü tarafından mevcut haliyle trafiğe çıkmaya uygun olmayan aracın kullanılmasına müsaade eden şirket yetkilisinin dava konusu kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu, - müteveffa sürücü ...’ın kusursuz olduğu, sürücü ...’in kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Bu kusur oranları ele alındığında; Yerel Mahkeme davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücsü ...'in %100 asli ve tam kusurlu olduğunu açıkladığı, - ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 19.09.2022 tarihli Raporunda; - davalı kamyon sürücüsü ...’in %80 oranında kusurlu olduğu, -müteveffa otomobil sürücüsü ...’ın kusursuz olduğu, - şirket yetkilisinin %20 oranında kusurlu olduğu, - sürücü ...’in kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 11.10.2022 tarihli Raporunda; -davalı sürücü ...’in asli tam kusurlu olduğu, - kamyon sürücüsü ...’in çalıştığı şirkette; ehliyetsiz sürücü tarafından mevcut haliyle trafiğe çıkmaya uygun olmayan aracın kullanılmasına müsaade eden şirket yetkilisinin dava konusu kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu, belirtilmekle, raporlarda kusur oranı konusunda davalının sigortaladığı araç sürücüsünün tam kusurlu olup olmadığı çelişkilidir, çünkü dava dışı şirket yetkilisine de %20 oranında kusur verilmiştir, bu nedenle onun kusuru konusu da netleştirilmelidir. Tarafların kusur durumlarının doğru şekilde ortaya konulup ona göre aktüerya raporu alınması gerektiğinden, çözümü uzmanlık gerektiren olaylarda konusunda uzmanlığı bulunmayan hakimin kendi değerlendirmesiyle kusur oranına karar veremeyeceği, kaldı ki bu hususun iddia ve savunma hakkı kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, benzer nitelikte Yargıtay 4HD.nin 29.12.2020 gün ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranlarının da belirlenmeden davacının tali ve %25 oranında, davalıya sigortalı aracın sürücünün asli ve %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava konusu olaya ilişkin açılan ceza dosyasında alınan kusur raporları dosyaya sunulmuş ise de bu raporlarda oransal kusur belirlemesi yapılmamıştır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin açılan ceza soruşturma dosyası ve tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Yine benzer Yargıtay 4HD.nin 29.12.2021 gün ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Buna göre; Hakim, özelliği bulunan kaza durumlarında, örneğin hava durumunun yağışın, gündüz-karanlık ortamların, yoldaki bir bozukluğun kazaya etkisini bilemeyeceğinden, normal bir vaka olmayah karanlık olan ve ışık bulunmayan kaza mahallinde kamyonun kasasından 3-4 m. dışarı çıkarılmış ve uyarı yansıtıcı konulmamış yandan demir yüküne çarpma olayında dosyada var olan raporlardaki kusur durumlarına itiraz bulunuyorsa veya bir etkenin kazaya etkisinin bulunduğu iddiası varsa, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için olayın aydınlatılması için mahallinde keşif yapılması, kaza yerinde tanıkların ve tarafların yer gösterimli beyanlarının alınarak olay aydınlatılmalı ve konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmelidir. Böylece; haksız fiile neden olan olayın birden fazla sorumlusu var ise sorumlu tarafların ayrı ayrı hukuki nedenlerle sorumlu oldukları iddia ediliyorsa davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki de bulunmuyorsa tarafların kaza olayında hangi oranda kusurlu oldukları önemlidir. Bu olayda davalı şirketin kusura itirazı bulunduğundan, dosyaya özgü kusur raporu alınması için ceza ve hukuk mahkemelerinde alınan kusur raporlarının da değerlendirilmek suretiyle tarafların kusur durumlarını gösterir ve davalı sigorta şirketinin kusura yönelik itirazlarını karşılar nitelikte kusur oranları belirlenmelidir. Bu nedenle İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden tüm çelişkileri gideren kusur raporu alınmalı ve sonucuna göre uygulama yapılıp bir karar verilmelidir. Ortadan kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince kaza tespit tutanağı, diğer dosyalarda alınan kusur raporları irdelenmek ve tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur durumlarının ve oranlarının tespiti için İTÜ Öğretim Üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli oransal kusur raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu itibarla davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2024 tarih, ... Esas - ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-a,6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran bu davalıya iadesine, 5-İstinaf yoluna başvuran ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 31/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...