T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1558 KARAR NO : 2026/395 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : Dr.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2025 NUMARASI : 2025/151 Esas 2025/661 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/0…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1558 KARAR NO : 2026/395 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : Dr.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2025 NUMARASI : 2025/151 Esas 2025/661 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/03/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.05.2020 tarihinde, ... plakalı araç sürücüsü ...'un el frenini çekmemesi sonucu meydana gelen trafik kazası sonucunda, araçta yolcu olan ...'in baraja düştüğü ve hayatını kaybettiği, aracı uygun park etmeyen sürücünün asli kusurlu olduğu, kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS poliçesi ile davalı ... şirketine sigortalı olduğu, müteveffanın davacının kızı olduğu belirtilerek, davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili değer artırım dilekçesinde; baba ... için talep edilen 1.000,00 TL, 162.198,15 TL artırılarak toplam 163.198,15 TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 06.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca, davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; davacı baba ... için talep edilen tazminat 107.801,85 TL artırılarak toplam 270.000,00 TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 06.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca, davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirkete davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığı, sigortalı aracın işletilme halinde olmadığı, kazanın karayolunda gerçekleşmediği, müteveffanın davacıya destek olduğunun ispatlanması gerektiği, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılması gerektiği, SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiği bildirilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, ... Sigorta A.Ş.'den dava konusu 21/05/2020 tarihinde meydana trafik kazasına ilişkin hasar dosyası, ödemeye esas belgeler, anne ve çocuk için ayrı ayrı ne miktarda ödeme yapıldığına ilişkin tüm kayıtların getirtildiği, anne ... ve çocuk ... için 29.06.2021 tarihinde ihtiyari arabuluculuk yolu ile toplam 140.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 10.000 TL vekalet ücreti ödendiği, aktüer bilirkişi ek raporunda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin son dönem emsal nitelikteki kararları sonrasında tazminat hesabında TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak bakiye ömür belirlendiği, 1,8 teknik faiz kullanılmadan, bilinmeyen devre gelirleri her yıl % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmek suretiyle, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, poliçe teminat limiti de dikkate alınarak sigorta şirketi tarafından daha önce ödeme yapılan anne ve çocuğun bakiye tazminat talep etme hakkı bulunmadığından bakiye teminattan bu kişilere pay ayrılmaksızın hesap yapıldığı görülmekle bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne, hükmedilen miktarlara davalı ... için temerrüt tarihinden, sigortalı araç hususi olmakla yasal faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidildiği gerekçesiyle; "1-Davanın KABULÜNE, 270.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 06/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davayı ve bilirkişi raporunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle 05.08.2025 tarihli aktüer bilirkişi raporunda görüleceği üzere davacı ... lehine 1.011.422,06 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, toplam zararın poliçe limitini aşması sonrasında, garameten dağıtma yapıldığında, davacı ... lehine 157.140,71 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış olup, mahkemece hangi gerekçeye göre bu miktarın değil de 270.000,00 TL tazminata hükmedildiğinin belli olmadığını, eksik kalan ve açıklanmayan hususların tespiti ile davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte hüküm kurulacak ise 157.140,71 üzerinden kurulması ve aşağıda belirtilen sebepler gereğince hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, payların yanlış belirlendiğini, ayrıca bilirkişi raporunda, anne ve çocuğun her biri için ne kadar ödeme yapıldığının anlaşılamadığını, buna göre her bir hak sahibine ne kadar ödeme yapıldığının belirlenmesi ve söz konusu tutarların hesaplanan zarar tutarlarından güncellenerek ayrı ayrı tenzil edilmesi gerektiğini, baba için yapılan hesaplamanın olması gerekenin üzerinde olduğunu, itirazları doğrultusunda yeni bilirkişi raporu alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak, bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Buna göre, hatır taşıması indirimi için kural olarak hatır taşıması şartlarının varlığı yeterlidir. Yargıtay 17. HD'nin yerleşik uygulaması gereğince, hesaplanan tazminattan davacının hatır için taşınması durumunda %20 oranında indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalı tarafın süresinde (cevap dilekçesinde) hatır taşıması itirazında bulunmuş olması gereklidir. Taşımanın hatır için yapılmış olması, TBK'nın 51. maddesi kapsamında tazminatın belirlenmesinde hâkim tarafından göz önüne alınması gereken bir husus olduğu, Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiş olup, davalı tarafından ileri sürülmüş ise mahkemece taşımanın hatır taşıması olup olmadığı değerlendirilerek, taşımanın neden hatır taşıması kabul edilip edilmediği karar gerekçesinde belirtilmelidir. Somut olayda, ise cevap dilekçesinde hatır taşımasının ileri sürülmediği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Müterafik kusur konusunda ise, müteveffanın araçtan fırladığına ilişkin bir veri bulunmadığı, aksine kilitli olan araçtan çıkartıldığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde değildir. Somut olayda, vefat eden ...'in, anne ve oğlu için sigorta şirketi tarafından 140.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı ve 410.000,00 TL teminat limitinden bakiye 270.000,00 TL bakiye limit kaldığının belirtildiği görülmüştür. Vefat edenin anne ve Oğlu'nun hali hazırda bakiye tazminat talep etme hakkı olduğuna dair dosyada bilgi bulunmadığı gibi, daha önce ödeme yapılan anne ve çocuk dışında destek zararı olan kişilerin olduğuna yönelik de bilgi, belge bulunmamaktadır. Sigorta şirketi tarafından daha önce ödeme yapılan anne ve çocuğun bakiye tazminat talep etme hakkı bulunmadığı durumlarda, ödeme tarihi itibariyle bu kişilere karşı sigorta şirketinin sorumluluğu sona ermiş ise sonrasında asgari ücret artışı ve sair nedenlerle bakiye zararı oluşsa dahi sigorta şirketinden bu zararlar talep edilemeyeceğinden, bu kapsamda yapılan hesaplama garame hesabına dahil edilemeyeceğinden, anılan şahısların söz konusu ödemeden sonra yetersiz ödemeye dayalı başvuruları yahut açtıkları yönünde bir bilgi bulunmadığı da gözetilerek, bakiye teminattan bu kişilere pay ayrılmaksızın karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 18.443,70 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.610,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.832,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.