4. Hukuk Dairesi 2011/13464 E. , 2012/15523 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yay. AŞ. ve diğerleri aleyhine 07/12/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 07/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmek…
**4. Hukuk Dairesi 2011/13464 E. , 2012/15523 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yay. AŞ. ve diğerleri aleyhine 07/12/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 07/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı ...'in görüşlerine yer verilen ve 17.08.2009 tarihinde www.cumhuriyet.com.tr adlı internet sitesinde "...-Apo el ele kürt devletine doğru gidiyoruz" başlığı ile,18.08.2009 tarihli Cumhuriyet Gazetesi nüshasının 5. sayfasında ise "Kürt Açılımı Tartışmaları" başlığı ile yayımlanan haber ve yazı ile kişilik haklarının ihlal edildiğini, ileri sürerek uğramış olduğu manevi zararının tazminini istemiştir. Davalılar, dava konusu edilen haber ve yazının basın özgürlüğü ve haber verme hakkı kapsamında olduğunu ve basın kriterlerine uygun olduğunu, açıklanan görüşlerin ise davalı ...'in siyasetteki konumuna binaen özellikle dava dışı terörist elebaşı Abullah Öcalan'ın davacı hakkındaki açıklamaları üzerine eleştiri sınırları içerisinde yapılmış olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, yayın ve görüşlerin davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.