21. Hukuk Dairesi 2012/21402 E. , 2013/24015 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 02/05/2000 - 10/10/2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu…
**21. Hukuk Dairesi 2012/21402 E. , 2013/24015 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 02/05/2000 - 10/10/2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 02/05/2000-10/10/2010 tarihleri arası davalı işverin nezdinde kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı olduğu şekilde istemin kabulüne karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına işe giriş bildirgesinin verilmediği, herhangi bir bildirim yapılmadığı, işyerinin tescilsiz olduğu, davacının davalı adına kayıtlı 33 NZ 456 plakalı minibüsle dolmuş şoförlüğü işi yaptığı, davalının SS 12 Nolu eni Mahalle ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin üyesi olup, dolmuş hattının davalı adına kayıtlı olduğu, tarafların gösterdiği tanıklarla komşu işyeri tanıklarının tamamı beyanlarında davacının davalıya ait minübüste şoförlük yaptığını belirttikleri, bazı davalı tanıkları ise, aralarında ortaklık ilişkisi olduğunu belirttikleri ve bu beyanların duyumlara dayalı olduğu, ayrıca bazı tanık beyanlarında 2009 yılında durağın 8-9 ay tadar kapalı kaldığının ifade edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, 2009 yılında dolmuş hattının 8-9 ay kadar kapatıldığı tanıklarca ifade edilmiş olup, bu hususu dikkate alınmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, tanık beyanlarında geçen dolmuş hattının kapalı kaldığı süreyi tespit edip dışlayarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ...'e iadesine, 16/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.