4. Hukuk Dairesi 2021/17090 E. , 2023/9886 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2129 Esas, 2021/204 Karar HÜKÜM/KARAR : Kabul - Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/285 Esas, 2019/234 Karar Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edi
**4. Hukuk Dairesi 2021/17090 E. , 2023/9886 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2129 Esas, 2021/204 Karar HÜKÜM/KARAR : Kabul - Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/285 Esas, 2019/234 Karar Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın davalıya genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, 01.03.2018 tarihinde tek taraflı kaza neticesinde aracın hasara uğradığını, kazanın, aracın önüne domuz çıktığı, sürücünün direksiyonu kırdığı esnada meydana geldiğini, alkol etkisi ile oluşmadığını, savcılık tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığında dair verilen kararda da bu hususun belirtildiğini, davalının araçta 85.482,19 TL hasar meydana geldiği tespitini yaptığı, ancak kendilerine ödeme yapılmadığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada öncelikle aracın tam hasarlı olarak kabul edilerek araç bedeli olarak 1.000,00 TL nin kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek bankalarca kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsilini, talebin kabul görmemesi halinde araçta meydana gelen 1.000,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek bankalarca kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini, sigorta poliçesindeki hak nedeni ile 5.000,00 TL dava ve avukat masrafının muaccel hale geldiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsilini talep etmiş; 12.04.2019 tarihinde talebini 102.000,00 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşamı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının hukuksal korumaya ilişkin talebinin bulunduğunu ancak bu klozun sigortalı aleyhine açılan davalara ait yargılama giderlerini karşılama yükümlülüğü olduğunu, lehe dosyaya ait yargılama giderlerinin teminat kapsamında olmadığını, kazanın alkol etkisi ile meydana geldiğini, bu nedenle hasar tazminatı ödemesi yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; davanın kasko poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının, tek taraflı kaza neticesinde araçta oluşan zararının giderilmesini, davalının ise kazanın salt alkol etkisi ile meydana geldiği gerekçesi ile talebin reddini istediği, Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5. maddesinde de, aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla alkollü içki almış kişilerce kullanılması sırasında oluşan zararların sigorta teminatı dışında olduğunun belirtildiği, böyle bir durumda hasarın teminat kapsamında olmadığının ispatının davalıya ait olduğu Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiğini benimsendiği, sürücünün alkollü olmasının tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmediği alınan bilirkişi raporu ile sürücünün önüne domuz çıktığının kabulü halinde sürücünün %40 oranında kusurlu olduğu domuz çıkmadığının kabulü halinde ise sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği, dinlenen davacı tanıklarının kaza anında sürücü yanında olmadığı ancak kendilerini arayan sürücünün domuza çarpmamak için direksiyonu kırdığını söylediğini beyan ettiklerini davalının zararın teminat kapsamında olmadığına dair delil ibraz edemediği makine mühendisi bilirkişiden alınan rapor ile aracın onarımının ekonomik olmadığının belirtildiği davacının aracın hurdasını istemediğini beyan etmesi üzerine araç bedeli olan 102.000,00 TL'nin kabulüne karar verilmesi gerektiği sigorta poliçesinden kaynaklanan 5.000,00 TL dava ve hukuksal koruma masrafının kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne ile 102.000,00TL'nin ve 5.000,00 TL dava ve hukuksal koruma masrafının 26.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kaza tespit tutanağında domuzun varlığından bahsedilmediğini, kazanın münhasıran alkoün etkisi altında meydana geldiğini, davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç mülkiyetinin müvekkili şirkete devri şartıyla hüküm tesis edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında olay günü araç sürücünün kollukta verdiği beyanda önüne domuz çıktığını beyan ettiğini tanıkların bunu doğruladığı alınan bilirkişi raporu ile sürücünün önüne domuz çıkması halinde kusurun %40 oranında sürücüde olacağının belirtildiği yargılama sırasında sürücünün önüne domuz çıkması neticesinde direksiyonu kırması ile kazanın meydana geldiğinin kabulü gerekeceği yerel mahkemece davacı sigortalının talebi doğrultusunda davaya konu araç hurdasının davalı ... şirketi üzerinde bırakılmış ise de davacı tarafta olduğu anlaşılan araç hurdasının davalı ... şirketine teslimine ve teslimi ile birlikte ifasına da karar verilmemiş olmasının yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, davalı ... şirketi vekilinin bu husustaki istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemece verilen karar düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulacağı gerekçesi ile davalının istinaf başvurunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile 102.000,00 TL'nin ve sigorta poliçesinden kaynaklanan 5.000,00 TL dava ve hukuksal koruma masrafının 26.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafta olduğu anlaşılan araç hurdasının davalı ... şirketine teslimi ile birlikte ifasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın alkol etkisi ile meydana geldiğini, hukuksal koruma teminatı talebinin reddi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, 01.03.2018 tarihli tek taraflı kazası sonucu meydana gelen maddi tazminat ve hukuksal koruma teminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 ve 1429 uncu maddeleri, Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yir alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; alınan kusur raporu ve tanık beyanları doğrultusunda sürücünün önüne domuz çıkması nedeni ile kazanın meydana gelmiş olmasına, kazanın salt alkol etkisiyle meydana gelmemiş olması nedeni ile hasarın teminat kapsamında olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.