Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tutuklamaya konu suçlamaların ifade ve basın özgürlükleri kapsamındaki eylemlere ilişkin olması nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. .
Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tutuklamaya konu suçlamaların ifade ve basın özgürlükleri kapsamındaki eylemlere ilişkin olması nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 23/3/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından başvurucunun da aralarında bulunduğu ve çoğunluğu gazeteci, yazar ve akademisyen olan birçok şüpheli hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) medya yapılanmasıyla bağlantılı olarak başlatılan soruşturma kapsamında başvurucu 27/7/2016 tarihinde Bursa'da gözaltına alınmış ve İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği tarafından terör örgütüne üye olma suçlamasıyla 30/7/2016 tarihinde tutuklanmıştır. Başvurucunun tutuklama kararına yaptığı itiraz İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 8/8/2016 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başsavcılık 10/4/2017 tarihli iddianame ile başvurucunun terör örgütüne üye olma ve darbeye teşebbüs etme suçlarından cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 24/4/2017tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve Mahkemenin E.2017/112 sayılı dosyası üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkeme 8/12/2017 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiş, başvurucunun anılan karara itirazı İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 29/12/2017 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu, itirazın reddine dair kararın 23/1/2018 tarihinde tebliğ edildiğini bildirmiş ve buna ilişkin tebligat belgesini de dosyaya sunmuştur. Başvurucu 23/3/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Mahkeme 6/7/2018 tarihinde yaptığı duruşmada başvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tahliyesine karar vermiştir. Başvurucu; mahkûmiyet kararını istinaf etmiş, istinaf talebi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 25/6/2019 tarihinde esastan reddedilmiştir. Başvurucu söz konusu kararı temyiz etmiştir. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla temyiz aşamasında derdesttir. 4/12/2014 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tutuklama kararı" kenar başlıklı maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:"Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir." 5271 sayılı Kanun'un "Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir. (2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir." 5271 sayılı Kanun'un “İtiraz usulü ve inceleme mercileri” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir." 5271 sayılı Kanun'un "Karar" kenar başlıklı maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:"Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir."