7. Ceza Dairesi 2021/31737 E. , 2024/10518 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/204 E., 2021/584 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Suça sürüklenen çocuklar hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme, sanıklar hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkile…
**7. Ceza Dairesi 2021/31737 E. , 2024/10518 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/204 E., 2021/584 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Suça sürüklenen çocuklar hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme, sanıklar hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; dava zamanaşımı süreleri tahakkuk etmediği halde suça sürüklenen çocuklar hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğine, sanıklar hakkkında verilen cezaların yetersiz olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. 2.Sanıkların aynı yönde olduğu anlaşılan temyiz istemleri; verilen ceza ile fiil arasında orantsızılık olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, olay tutanağının ne şekilde tanzim edildiğinin araştırılmadığına, kararın haksız olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE 29.05.2013 tarihinde Hakkari İl Emniyet Müdürlüğüne görevliler tarafından bilinen bir şahıs tarafından yapılan ihbarda; Şemdinli ilçesi, Tütünlü köyü girişinden, Tütünlü köyü İlköğretim Okulunun 100 metre ilerisinde bulunan depo vari, briketten yapılmış, üzerinde sıvası bulunmayan tek katlı dükkan görünümlü ambar şeklindeki yerde, bu adresten ileride köprüyü karşıya geçtikten sonra boyasız iki katlı evin altında bulunan depoda, bu yerin yanında bulunan tek katlı evin müştemilatında, dere kenarından devam eden yol üzerinde köyün bitimine doğru dönüş yoluna varmadan depo olarak kullanılan yerde olmak üzere, dört ayrı adreste yüklü miktarda kaçak sigara depolandığının bildirilmesi üzerine, Şemdinli İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince bahse konu adresler ve sahiplerinin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi için yapılan çalışmalar neticesinde, Tütünlü köyünde ...'a ait olduğu öğrenilen kapısında numara bulunmayan kerpiç duvarlı tek katlı depoda, Tütünlü köyü İlköğretim okulunun üst tarafında bulunan eskiden ahır olarak kullanıldığı değerlendirilen depoda, ... 'a ait olduğu öğrenilen, ... adlı şahsın deposunun karşısındaki 2 katlı binanın altındaki odunluk görünümlü yerde, ...'ın oturduğu Tütünlü köyü, No:94 sayılı adreste bulunan iki katlı evin alt katındaki depoda, ... a ait Tütünlü köyü, 93 numaralı ikametin yaklaşık 30 metre yukarısındaki depoda, ...'ya ait Tütünlü köyü, No:81/A sayılı adreste bulunan depoda kaçak sigara bulunduğu bilgisi edinildiği, Cumhuriyet savcısı tarafından 30.05.2013 tarihinde saat 00.30 sıralarında gece vakti gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verilen yazılı arama emri ile Tütünlü köyünde aynı gün saat 06.10 sıralarında başlayan aramalarda; köyün iç kısmında bulunan, sanık ...'a ait olduğu öğrenilen kerpiç duvarlı kapı numarası bulunmayan adreste 647.228,58 TL gümrüklenmiş değere sahip 268 koli (13.400 karton) kaçak sigara, Tütünlü köyü İlköğretim okulunun üst tarafında bulunan 2 katlı ahır olarak kullanıldığı değerlendirilen, vefat etmiş olması nedeniyle hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Hacı Gezer'e ait olan, anahtarı bulunmadığı için kapısı kırılan ahırda 172 koli (8600 karton) kaçak sigara, 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk ...'a ait iki katlı binanın odunluğunda 106.344,43 TL gümrüklenmiş değere sahip 46 koli (2300 karton) kaçak sigara, 12-15 yaş aralığındaki suça sürüklenen çocuk ...'ın oturduğu Tütünlü köyü, No:94 sayılı adreste bulunan iki katlı evin deposunda 116.728,43 TL gümrüklenmiş değere sahip 49 koli (2450 karton) kaçak sigara, sanık ... 'ya ait Tütünlü köyü, No:81/A sayılı adreste bulunan depoda 167.565,14 TL gümrüklenmiş değere sahip 70 koli (3500 karton) ve sanık ...'a ait olduğu öğrenilen, sanık ...'ın oturduğu, Tütünlü köyü, 93 numaralı ikametin yaklaşık 30 metre yukarısındaki depoda 409.081,46 TL gümrüklenmiş değere sahip 171 koli (8550 karton) kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık ... müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; kaçak sigara ele geçirilen Tütünlü Köyü, 88/A numaralı adresin kendisine ait olup, bu adresi samanlık olarak kullanmakta olduğunu, mevsim itibariyle olay tarihinde içerisinin boş olduğunu, samanlığın ikametine 300 metre uzaklıkta köy içeirisinde yol kenarında bulunduğunu, sigaraların kendisine ait olmadığını, kime ait olduğunu ve kim tarafından oraya konulduğunu bilmediğini, olay tarihinde de Van ilinde bulunduğunu belirtmiştir. Sanık ... Şemdinli Cumhuriyet Savcılığı tarafından alınan ifadesinde; 88/A numaralı adresin kendisine ait olduğunu ancak adreste bulunan sigaraların kendisine ait olmadığını, kime ait olduğunu ve kim tarafından oraya konulduğunu bilmediğini belirtmiştir. Sanık ... müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; sigaraların ele geçtiği depo kendisine ait olmakla birlikte, bu deponun ikametinden 150-200 metre kadar uzaklıkta bulunduğunu, ahır olarak kullandığı bu depoya kışın hayvan koymakta olduğunu ancak mevsim itibariyle olay tarihinde ahırda hayvan bulunmadığını, sigaraların kendisine ait olmadığını, kime ait olduğunu ve kim tarafından oraya konulduğunu bilmediğini, olay tarihinde de köyde olmadığını, yaylada olduğunu belirtmiştir. Sanık ... Şemdinli Cumhuriyet Savcılığı tarafından alınan ifadesinde; çobanlık yapmakta olduğunu, kaçak sigaraların ele geçirildiği yerin kendisi tarafından ahır olarak kullanılan yer olduğunu, kışın hayvanları bu ahıra koymakta olduğunu, Nisan ayı ile birlikte ise ahırda hayvan kalmadığını, ahırı kullanması için kimseye vermediğini, ahırın kapısında kilit olmadığını, ahırda bulunan sigaraların kendisine ait olmadığını, kime ait olduğunu ve kim tarafından oraya konulduğunu bilmediğini belirtmiştir. Sanık ... Şemdinli Cumhuriyet savcılığı tarafından alınan ifadesinde; kolluk görevlileri tarafından içerisinde kaçak sigara bulunan ve kendisine ait olduğu ifade edilen deponun kendisine ait olmadığını, olay tarihinde kaçak malzeme yakalandığını duyunca kolluk görevlilerine yardımcı olmak amacıyla kamyonet temin ederek kaçak malzemelerin nakline yardımcı olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir. Suça sürüklenen çocuk ... Şemdinli Cumhuriyet savcılığı tarafından alınan ifadesinde; olay tarihinde kolluk görevlilerince ikamet ettiği evin deposunda bulunduğu iddia olunan kaçak sigaraların evinin deposunda değil de evinin arka tarafında bulunan boş arazide bulunduğunu, ele geçen kaçak sigaraların kime ait olduğunu bilmediğini, suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir. Suça sürüklenen çocuk ... Şemdinli Cumhuriyet Savcılığı tarafından alınan ifadesinde; olay tarihinde kendisinin dağda çobanlık yapmakta olduğu sırada ikametlerinin odunluk kısmında arama yapılarak kaçak sigara ele geçirilmiş olduğunu, kaçak sigaralardan haberinin olmadığını belirtmiştir. Olay tarihinden önce vefat etmiş olması nedeniyle hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ....'in yeğeni olan ...'in bilgi sahibi sıfatıyla alınan kolluk ifadesinde; okulun üst tarafında bulunan, iki katlı, eskiden ahır olarak kullanılan yerin 5 yıl önce vefat eden amcası ....'e ait olduğunu, olay tarihinde polislerin kendisine gelerek ahırın anahtarını istediklerini kendisinin de polislere, ahırın anahtarının olmadığını ve uzun süredir de kullanılmadığını beyan ettiğini, Polisler ahıra girmelerinin şart olduğunu söyleyince ahırın kapısını taşla kırdığını, sigaraları ahıra kimin koyduğunu bilmediğini, amcasının vefatı nedeniyle ahırın uzun süredir kullanılmamakta olduğunu beyan etmiştir. Bu olay nedeniyle sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle ayrı kamu davaları açılmış, açılan kamu davaları yargılama aşamasında birleştirilmiştir. Sanık ... mahkemedeki savunmasında; aramanın yapıldığı yeri samanlık olarak kullanmakta olduğunu, kilidinin bulunmadığını, samanlık ile evinin arasının yaklaşık 150 metre olduğunu, sigaraların başkaları tarafından bırakılmış olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir. Sanık ... mahkemedeki savunmasında; kaçak sigaraların ele geçirildiği depoyu ahır olarak kullanmakta olduklarını, ahırın kilitli olmadığını, sürekli açık olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir. Sanık ... mahkemedeki savunmasında; sigaraların yakalandığı deponun babasına ait olduğunu, deponun boş olarak durduğunu, kendileri tarafından kullanılmadığını, kapısının da sürekli açık olduğunu, sigaraların başkaları tarafından bırakılmış olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir. Suça sürüklenen çocuk ... mahkemedeki savunmasında; ele geçen sigaraların depoda değil de evin arka kısmında bulunmuş olduğunu, sigaraların kime ait olduğunu bilmediğini belirtmiştir. Suça sürüklenen çocuk ... mahkemedeki savunmasında; kaçak sigaraların ele geçirildiği yerin ikametlerinin alt katındaki odunluk olduğunu, olay tarihindne 4 gün önce çobanlık yapmak için dağa çıkmış olduğunu, olay tarihinde muhtarın kendisini telefonla arayarak olaydan haberdar ettiğini, odunluğun kapısnın açık olduğunu, kaçak sigaraların başkaları tarafından bırakılmış olduğunu belirtmiştir. Arama tutanağında hazurun olarak yer alan köy muhtarı tanık .... nin mahkemedeki beyanında: olay yerine arama bittikten sonra gidebildiğini, gittiğinde kolluk görevlilerince aramanın tamamlanmış ve eşyaların araçlara yüklenmiş olduğunu, hangi sigaraların kimin deposundan çıkarıldığını hatırlamadığını, bahsedilen depoların köylülerin ahırları olduğunu, bunların genelde başkası tarafındna kullanılmadığını, herkesin ahırının belli olduğunu ancak ahırların evlerden biraz uzakta olduğunu belirtmiştir. Mahkemece 20.01.2016 tarihli ve 2015/215 Esas, 2016/61 Karar sayılı karar ile; sanıklar ve suça sürüklenen çocukların mahkûmiyetine, kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir. Anılan kararın süresinde vekalet ücreti ve suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen hapis cezasının şartları bulunmadığı halde ertelendiği ile sınırlı olarak katılan ... İdaresi vekili ile sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanıklar ve suça sürüklenen çocukların lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği mahkemesine iade edilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma mahiyetindeki kanun iadesi üzerine mahkemece sanıklar ve suça sürüklenen çocuklara etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu anlaşılmıştır. A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Olay tarihinde 12-15 yaş araşlığında bulunan suça sürüklenen çocuk ...'ın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un üçüncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan ve 11 yıl 3 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, buna göre hüküm tarihinde olağan ve olağanüstü zamanaşımı süreleri tamamlanmamış olduğu halde suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı ise de; 30.05.2013 olan suç tarihinden itibaren 11 yıl 3 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin temyiz inceleme gününde tamamlanmış olduğu belirlenmiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Olay tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk ...'ın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un üçüncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, buna göre hüküm tarihinde olağan ve olağanüstü zamanaşımı süreleri tamamlanmamış olduğu halde suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşmesine karar verilmesi, nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur. C. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanıklar ..., ... ve ...'nın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın 20.01.2016 tarihli hükümde belirlenen netice cezalar üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken; sanıkların doğrudan 20.01.2016 tarihli hükümde belirlenen netice cezalar ile cezalandırılmalarına karar verilmesi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği MÜSADERESİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve sanıklar ..., ... ve ...'nın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarından sanıkların cezada kazanılmış haklarına ilişkin paragrafların çıkartılarak yerlerine gelmek üzere hükme ''1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın, 20.01.2016 tarihli hükümde tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.