Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7845 E. , 2024/2391 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7845 Karar No : 2024/2391 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi ... Bölü…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7845 E. , 2024/2391 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7845 Karar No : 2024/2391 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi ... Bölümünde hizmet sözleşmesi ile öğretim üyesi olarak görev yapan davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının üniversitenin yabancı uyruklu bir öğrencisi ile sosyal medya yazışmaları sebebiyle 2547 sayılı Kanun'un 53/2-t maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, Mahkemenin E:... sayılı dosyasında derdest olduğu, davacının kınama cezasına itirazında pişmanlık duyduğunu ifade etmediği dikkate alınarak sözleşmesinin feshedildiği, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alan akademik personelin özlük ve parasal hakları bakımından, 4857 sayılı İş Kanunu'na; disiplin hukuku bakımından ise 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na tabi olduğu, davacının tespit edilen fiili sebebiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanun'u uyarınca disiplin soruşturmasının başlatılarak eylemin sübut bulması halinde karşılığı olan disiplin cezası ile cezalandırılması gerekirken, İş Kanunu uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının fiili dikkate alındığında, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Hukuk devletinde, idareye tanınan idari işlem tesis etme yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, işlemlerin üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hukuken geçerli sebeplere dayanması gerekmektedir. İdari işlemlerin hukuken geçerli bir sebebe dayanması, idare hukukunun temel ilkelerindendir. İdari işlemin sebep unsurunun, diğer bir ifade ile idareyi işlem yapmaya iten nedenin değerlendirilmesi, idarenin saydamlığı, idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktasında büyük öneme sahiptir. Diğer bir anlatımla; idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması bağlamında, idareler işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahiptirler. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmeli ve dayanak bilgi ve belgeler ortaya konulmalıdır. Mahkeme kararında, davacının tespit edilen fiili sebebiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanun'u uyarınca disiplin soruşturmasının başlatılarak fiilinin sübut bulması halinde karşılığı olan disiplin cezası ile cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Olayda; davacının davaya konu fiili nedeniyle kınama cezasıyla cezalandırılmasına da karar verilmiş olup; bu cezanın iptal edilmesi istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemece; "... davacının, disiplin hukukunu ilgilendiren bir yönü bulunmayan ve disiplin suçu oluşturmayan hizmet dışında bir üniversite öğrencisiyle yapmış olduğu kişisel ve özel twitter görüşmelerindeki beyanlarının, mesleki sıfatı ihlal eder nitelikte olmadığı, görüşmedeki yazışma içeriğinde özen yükümlülüğüne aykırı bir ifade kullanılmadığı, davacının beyanlarının disiplin cezası verilmesini gerektirmediği ve davacının bu kapsamda cezalandırılması Anayasa'nın 20. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi uyarınca "özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı"nın ihlali sonucunu doğuracağından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı..." gerekçesine yer verilerek, iptal kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Her ne kadar; Mahkemece, davacının fiilinin sübut bulması durumunda disiplin cezasıyla cezalandırılması gerektiği belirtilmişse de, davacının davaya konu fiili nedeniyle kınama cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacının fiilinin disiplin hukukunu ilgilendiren bir yönü bulunmamakla birlikte, tesis edilen disiplin cezasının, Anayasa'nın 20. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği dikkate alındığında, Mahkemenin bu gerekçesine katılmanın mümkün olmadığı açıktır. Zira, Mahkemenin iptal kararına dayanak yaptığı gerekçenin kesinleşen yargı kararı ile ortadan kalktığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda; davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin, hukuken geçerli bir sebebe dayanmaması nedeniyle hukuka ve akademik hizmet gereklerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi, Mahkeme kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 30/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.