10. Hukuk Dairesi 2023/7842 E. , 2024/8938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/3121 E., 2021/286 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/393 E., 2020/167 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Ma
**10. Hukuk Dairesi 2023/7842 E. , 2024/8938 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/3121 E., 2021/286 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/393 E., 2020/167 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 31.07.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının görevi gereği nöbet tuttuğu esnada meydana geldiğini, meydana gelen olayda davalı müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın İçişleri Bakanlığına karşı idari yargı davası olarak açılması gerektiğini bu sebeple davanın husumetten ve yargı yolu yönünden reddinin gerektiğini, davacının meydana gelen kazada %8 oranında malul kaldığını beyan ettiğini, davacının maluliyet oranını kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz açılan davanın tamamen reddine, masraf, faiz ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine, manevi tazminatın poliçe kapsamına dahil olmadığından reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının reddi ile davacının 1.000,00 TL maddi tazminat, 35.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin PKK - KCK terör örgütü saldırısı nedeniyle iş kazası kapsamında sağ bacağından ağır yaralandığını, kaza sonrası tutulan raporlar kapsamında ... Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu raporu neticesinde %8 engelli raporunun verildiğini,z aman içinde iyileşme olsa da ilk verilen raporun da az oluşu sonrasında bunun %0 olarak tespiti şeklindeki raporun da gerçeği yansıtmadığını, sanki hiç zarara uğramamış bir kişi gibi yaşamını idame ettiremediğini, uzun süre geçmesine rağmen ayakta fazla duramamakta, asla koşamamakta ve normal yürüyüşü dahi topallamak suretiyle olduğunu, işverenin kusursuz sorumluluğuna gidilmesi gereken olayda işverenin sorumlu olmadığı kaza düşüncesinin haklı olmadığını, görevi sırasında veya görevi nedeniyle kazalanan ya da meslek hastalığına maruz kalan çalışanın zararından idare, tehlike (mesleki risk) esasına dayalı olarak kusursuz sorumlu kabul edilmesi gerektiğini, aynı şekilde Türk Borçlar Kanunu'nun 71 inci maddesiyle getirilen tehlike sorumluluğu bakımından meydana gelen zarardan işverenin hem işçiye hem hak sahiplerine karşı kusursuz da olsa sorumlu olacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp karar verilmesini, engellenmiş daha büyük zararı önleyen müvekkilin haklı olarak zararın gidermeye yönelik istediği tazminat ile savunma yapmamış olup şehre, çevreye, ormana ve diğer vatandaşlara gelebileceği kuvvetle muhakkak olan eylemden doğacak çok daha büyük farazi zarara ilişkin tazminatın kıyaslanması halinde hangisine ne şekilde değer verileceği ve tartılacağını sayın Mahkemenin vicdanına bıraktıklarını, idareyi korumakla görevli olan ve görevi sebebiyle, görevinin gereklerini tam da yerine getirdiği esnada ve son olarak görev yerinde bulunan müvekkilin yaşamış olduğu bu kaza sebebiyle sorumluluğunun da tespiti açısından takdirleri yukarıda izah etmeye çalıştıkları nedenlerle sayın Mahkemenin takdirlerine bıraktıklarını, tüm bu sebeplerle Mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davacının davalı ... su deposunda özel güvenlik görevlisi olarak çalışırken PKK terör örgütü tarafından yapılan saldırıda bacağından yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının maluliyetiyle ilgili raporların alındığı, Ankara Kocatepe Sağlık Kurulu Güvenlik Merkezinin 23.05.2016 tarihli kararında davacının maluliyetinin %0 olduğunun belirtildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 03.08.2016 tarihli kararında da davacının maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Dairesinin 06.01.2020 tarihli kararında davacının maruz kaldığı sağ alt ektremite ateşli silah yaralanmasına bağlı yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği, kesin işgöremezlik süresinin kişinin tedavi ve takibini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceğinin belirtildiği, SGK Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 19.04.2017 tarihli cevabında 31.07.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası başvurusu ile ilgili iş gücü kayıp oranının %0 olarak tespit edildiği ve %10'un altında tespit yapıldığından müfettiş raporu ve gelir bağlanmadığının bildirildiği, Mahkeme tarafından terör uzmanı ve iş güvenliği uzmanı 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, alınan raporda özetle, iş kazasının meydana geldiği su deposunun ... Belediyesine ait olduğu, söz konusu yerde daha önce terör saldırısı gibi olayların yaşanmadığı, Belediyenin de bu yönde kolluk kuvvetlerinden herhangi bir talebinin bulunmadığı, güvenlik görevlisi olarak çalışan davacıya belediye tarafından tabanca ve kurşun geçirmez yelek verildiği, bahse konu saldırının kasta dayalı olduğundan belediyenin kolluk kuvvetlerinin aldığı tedbirler dışında ek bir önlem almasının mümkün olmadığı, ayrıca 2680 sayılı Belediye Kanunu'nda belirtilen görevler arasında bu tür yükümlülüğünün bulunmadığını, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu da iş verene bu yönde bir yükümlülük yüklemediğini, uzun namlulu silahlar ile roketlerin kullanıldığı bir çatışmada olayın oluş biçimi ve terör eyleminin kastı nedeniyle olay yerini içine alan bölgenin harp alanına dönüşmüş olması dikkate alındığında belediyenin kolluk kuvvetlerinin aldığı tedbirler dışında başkaca tedbir alamayacağından olayın meydana gelmesinde ... Belediyesine kusur izafe edilemeyeceği, olayın meydana gelmesinde davacıya da kusur izafe edilemeyeceği, olayın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1 inci maddesi gereği terör olayı olduğu, olayın oluş şekline göre kasta dayalı olduğundan terör eylemini gerçekleştiren kişi ya da kişilerin olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı Belediyeye ait su deposunda çalışırkan terör saldırısı sonucu iş kazası geçirip maluliyetine neden olmayacak şekilde yaralandığının anlaşıldığı, bilirkişi kurulu raporunda iş kazasının meydana geldiği yerde daha önce terör saldırısının olmadığı, Belediyenin bu yönde kolluk kuvvetlerinden herhangi bir talepte bulunulmadığı, güvenlik görevlisi olarak çalışan davacıya Belediye tarafından tabanca ve kurşun geçirmez yelek verildiği, Belediyenin kolluk kuvvetlerinin aldığı tedbirler dışında ek bir önlem almasının mümkün olmadığındanın belirtildiği, bu durumda davalı işverenin terör eylemi niteliğindeki iş kazasını önleyici nitelikte iş sağlığı ve güvenliği açısından başkaca alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı, davalı işverenin iş kazasının oluşmasında kusurlu olmadığı, meydana gelen iş kazasında iş yeri koşullarından doğmuş tehlike ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulamadığından İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.