Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 2010 yılından bugüne dek farklı spor dallarını da içine alan çeşitli etkinlikler hayata geçirdiğini, tüm organizasyonları, dünya standartlarının üzerinde, sağlık ve güvenlik konularında alanında profesyonel ekiplerle ortaklaşa gerçekleştirildiğini ve her organizasyonunda bir öncekinden daha kaliteli, daha heyecanlı, eğlenceli, zorlu yarışlar ve organizasyonlarla Türk sporuna katkı sağlamayı kendine hedef olarak belirlemiş Türkiye'nin sayılı organizasyon şirketlerinden biri olduğunu, müvekkilinin her etkinlik ve organizasyonunun yurt içi ve yurt dışında yoğun ilgi ve taleple karşılandığını ve etkinlik adlarının tanınır ve bilinir markalar olduğunu, müvekkilinin düzenleyeceği yeni bir etkinlik olan “...” etkinliğinin hazırlıklarının tamamladıktan sonra ... sayfasından ve ... sayfasından etkinliğin duyurusunu yaptığını ve etkinlik adının tescili için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “ ...” ve ... numaralı “...” ibareli marka tescil başvurularını yapmış olduğunu, müvekkili şirketin 22 Maziran 2019'da düzenleyeceği .. etkinliğini ... sayfasındaki etkinlik takvimine eklediğini ve ... sayfasından da etkinlik duyurularını yaparak etkinliğe katılım için kayıt olmaya başlamış olduğunu, müvekkilinin hemen hemen tüm etkinliklerinde olduğu gibi her yıl yapmayı planladığı ... etkinliğinin 2020 yılı etkinlik takvimini de açıklamış ve kayıt almaya başlamış olduğunu, ne var ki müvekkili tarafından etkinliğin duyurulmasında ve marka tescil başvurularının yapılmasından sonra davalı ...'un sanki “...” markasını kullandığını ve marka üzerinde bir hak sahibi olmuş gibi gerçek dışı ve açıkça kötü niyetli iddialarla müvekkilinin marka başvurularına itiraz ettiğini, davalının itirazlarının TPMK nezdinde nihai olarak reddedildiğini, ayrıca davalının sosyal medya üzerinden haksız ve suçlayıcı ilhamlarla müvekkili şirketin itibarını zedeleyici beyanlarda bulunmuş olduğunu, davalının bununla da yetinmeyerek 2019 yılı Eylül ayında içerisinde apar topar kalitesi düşük ve müvekkil şirket etkinliği ile iltibas yaratacak düzeyde aynı konsept ve aynı markayla bir “...” etkinliği düzenlemiş olduğunu, davalının halen ... sitesi üzerinden 2020 yılında “...” markasını kullanarak yapacağı etkinlik için online kayıt aldığını, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız tekabet teşkil ettiğini, davalının Facebook ve instagram hesaplarında müvekkili aleyhine hukuka aykırı ve mesnetsiz paylaşımlar yapıldığını, bu paylaşımların haksız rekabet teşkil ettiğini, duvalının facebook ve instagram hesabından yaptığı hukuka aykırı paylaşımların tesptini, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, ..., ...ve https:... içeriklerine erişimin engellenmesini ve söz konusu sitelerde hüküm özetinin bir ay süreyle yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.