4. Hukuk Dairesi 2009/7870 E. , 2010/7572 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/12/1997 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vasisi ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor i…
**4. Hukuk Dairesi 2009/7870 E. , 2010/7572 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/12/1997 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vasisi ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2)Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı idarede sayman olarak görevli olan davalı, zimmet suçundan dolayı yargılanıp cezalandırılmış ve ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda zimmet tutarı olarak belirlenen 11.668,00 TL’nin Türk Ceza Yasası’nın 55. maddesi gereğince zoralımına karar verilmiştir. Yerel mahkemece eldeki davada yeni bir bilirkişi raporu alınmadan, İçişleri Bakanlığı Yerel Yönetimler Denetmenliği’nin 24.11.1997 günlü raporunda belirlenen 19.624.98 TL’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir. Ceza mahkemesince belirlenip zoralımına karar verilen zimmet tutarının 11.668,00 TL olduğuna ilişkin maddi olgu, Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcı olduğundan, bundan fazlasına karar verilemez. Diğer yandan, zimmet tutarının zoralımında karar verildiği göz önüne alınarak, çifte ödemeye (tahsilde tekerrüre) yol açmayacak biçimde karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının maddi tazminat tutarına ilişkin 1 nolu bendinde yer alan “....KABULÜNE, kabul nedeniyle 19.624,98...” biçimindeki sözcük ve sayı dizisi silinerek yerine “...bir bölümünün çifte ödemeye (tahsilde tekerrüre) yol açmayacak biçimde kabulü ile 11.668,00...” sözcük ve sayı dizisinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinde yer alan “...882,74...” biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine “...453,07...” sayı dizisinin yazılmasına; davacı yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan “...2.355,00...” biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine 1.400,20...” sayı dizisinin yazılmasına; yargılama giderlerine ilişkin 4 nolu bendinde yer alan “...giderinin...” sözcüğünden sonra gelmek üzere, “...kabul ve ret oranı gözetilerek 108,05 TL’nin...” biçimindeki sözcük ve sayı dizisinin eklenmesine; davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.