1. Hukuk Dairesi 2014/257 E. , 2014/14748 K. "" MAHKEMESİ : KORKUTELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2012 NUMARASI : 2009/265-2012/602 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı M. C. vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal n…
**1. Hukuk Dairesi 2014/257 E. , 2014/14748 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KORKUTELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2012 NUMARASI : 2009/265-2012/602 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı M. C. vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescili isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden,toplanan delillerden; davacıların mirasbırakanı A. A. Ö.'in, .. ada .. parsel ve .. ada ..parsel sayılı taşınmazlarını 15.5.2006 tarihinde dava dışı N. Y.'a; N.'inde 26.5.2006 tarihinde dava dışı A. K.'a satış suretiyle temlik ettiği; Ahmet'in de, .. ada .. nolu parseli 17.1. 2008 tarihinde davalı Mustafa'ya; .. ada .. nolu parseli ise davalı Ali'ye satış yoluyla devrettiği; davacıların, yapılan bu temliki işlemlerin, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.