DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2245 E. , 2024/1373 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2245 Karar No : 2024/1373 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...l VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. .... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 22/02/2023 tarih ve E:2023/1805, K:2023/1339 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Te
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2245 E. , 2024/1373 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2245 Karar No : 2024/1373 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...l VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. .... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 22/02/2023 tarih ve E:2023/1805, K:2023/1339 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin zımnen reddine ilişkin kararın iptali ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun) 3. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasaya Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Beşinci Dairesinin 22/02/2023 tarih ve E:2023/1805, K:2023/1339 sayılı kararıyla; Dairelerinin 03/03/2022 tarih E:2017/4107, K:2022/740 sayılı kararının, davacının 06/01/2022 tarihli dilekçesinde, "..." hakkında reddi hakim talebinde bulunulmasına rağmen Dairece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı gerekçesiyle Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/11/2022 tarih ve E:2022/2953, K:2022/3383 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; davacının 06/01/2022 tarihli dilekçesinde, Yargıda Birlik Derneği üyesi olarak FETÖ/PDY terör örgütüne mensup hakimlerin tespitinin çalışmalarına katılan Danıştay üyelerinin bu davada tarafsız ve bağımsız olamayacağı iddiasıyla, davaya bakan Danıştay Beşinci Daire üyeleri hakkında ve ayrıca FETÖ/PDY terör örgütüne mensup hakimlerin tespiti amacıyla 2013 yılında Ankara Hakimevinde yapılan toplantıya katıldığı iddiasıyla, kararda imzası bulunan "F.A." hakkında reddi hakim talebinde bulunulduğu görülmekte ise de, söz konusu dilekçede 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin yaptığı yollama ile 6100 sayılı Kanun'un 36. maddesinde sayılan hakimin reddi sebeplerinden hiçbirisine yer verilmediği, ret sebeplerine ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmediği, dolayısıyla davaya bakmakta olan Danıştay Beşinci Daire üyelerinin ve kararda imzası bulunan "F.A."nın reddedilmesini gerektirecek sebep bulunmadığı anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca reddi hakim talebinin geri çevrilmesine karar verilmiş, Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek; Dava konusu ... tarih ve ... sayılı kararın iptali istemi yönünden: "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 13 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarih ve E:....MD-..., K:... sayılı kararı ile de hakimin reddi talepleri hakkında usulüne uygun olarak karar verilmesinin sağlanmadığı gerekçesiyle söz konusu karar bozulduğu, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu bozma kararı üzerine Yargıtay .... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarih ve E:....MD-430, K:... sayılı kararı ile de hükmün onanmasına karar verilerek davacı hakkındaki mahkumiyet kararının 25/10/2022 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının incelenmesinden; davacının "..." ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı, Davacının ByLock yazışmaları ile adının geçtiği ByLock yazışmaları yönünden, ByLock kullanıcılarına yönelik olarak yürütülen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturmaları kapsamında yapılan araştırmalarda davacının ByLock yazışma içerikleri ile adının geçtiği ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanaklarının, yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik unsur olduğu sonucuna varıldığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde aktif ve etkin olarak yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte himmet topladığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını desteklediğine ve anılan adaylar için oy istediğine, örgüt kontenjanından Yargıtay üyeliğine seçildiğine, 2014 yılına kadar Yargıtay Ceza Daireleri sorumlusu olarak örgüt içinde faaliyet gösterdiğine, örgüte ait kolejde rehberlikten sorumlu müdür yardımcılığı görevini yürüttüğüne ve örgütün eğitim birimi başında olduğuna ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde yargıda önemli bir makam olan Yargıtay üyesi olarak seçilmesinin yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu, Mali Analiz Raporu yönünden, söz konusu rapora göre, örgüt liderinin talimatı sonrasında örgütün amacına hizmet eden bir finans kuruluşu olan Bankanın mali durumuna destek olmak amacıyla davacı tarafından FETÖ/PDY mensubu Yargıtay eski üyelerinden para toplanması ve bu paranın yüksek yargı eski mensubu M.K.'ın kardeşi adına Asya Katılım Bankasına hesap açtırılıp yatırılması organizasyonunda yer almasının davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu, Operasyonel hat kullanımı yönünden, davacının kullandığı O.Y. adına kayıtlı olan 534.....26 numaralı GSM hattının örgüt içerisinde deşifre olmamak için gizli haberleşmede kullanılan "Operasyonel Hat" niteliğinde olmasının, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu zımni ret işleminin iptali istemi yönünden: Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararın, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin HSK Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedilmesi suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından dava konusu edilen kesinleşmiş bu kararın iptali isteminin incelenmesi gerektiği, Bununla birlikte, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı karara ilişkin yeniden inceleme talebine davalı idarece 60 gün içerisinde cevap verilmemesi suretiyle oluştuğu öne sürülen zımni ret işlemine ilişkin iptal istemi yönünden ise, bu istemin yukarıda yer verilen gerekçe uyarınca ortada oluşmuş bir zımni ret işleminden bahsedilemeyeceğinden incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemi yönünden davanın reddine, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebine 60 gün içerisinde cevap verilmemesinin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Danıştay Tetkik Hakiminin düşüncesi tarafına tebliğ edilerek karşı görüşleri alınmadığından çekişmeli yargılama ilkesine aykırı bir yargılama yapıldığı, yine kararda yer verilen Danıştay Savcısı görüşlerinin temelsiz olduğu; olağanüstü hal durumunda alınan kararların olağanüstü hal kararı alınmasına sebep olan olay ile konu birlikteliğinin bulunmasının gerektiği, yalnızca geçici, tedbir niteliğinde kararlar alınabileceği, oysa HSK Genel Kurulunun tedbiri aşan ceza niteliğinde meslekten çıkarma kararları aldığı, durumun gerektirdiği ölçünün aşıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, 667 sayılı KHK'nın 3/1 maddesi ile bu düzenlemeyi kanunlaştıran 6749 sayılı Kanun'un 3. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, Anayasa ve 2802 sayılı Kanun'da belirlenen usul ve güvenceler dikkate alınmadan, hakkında soruşturma açılıp savunması alınmadan, somut isnat ve deliller gösterilmeden ve kişiselleştirme yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, yargılama aşamasında gerekçeli karar hakkı ile makul sürede yargılanma hakkına riayet edilmediği, meslek hayatı boyunca demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal edecek hiçbir eyleminin olmadığı, dosyada böyle bir somut eylemden bahsedilmediği, aleyhine beyanda bulunan bazı tanıkların aynı soruşturma kapsamındaki şüpheliler olduğu, bunların salt kendini kurtarma gayesi ile beyanda bulundukları, görgü ve bilgiye dayanmayan, kişisel yorum ve tahminlerden ibaret tanık beyanlarının ve ByLock kullanıcısı olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, MİT tarafından sadece istihbarat faaliyetleri kapsamında elde edilen bu verilerin delil olarak hükme esas alınamayacağı, Yargıda Birlik Derneğinin amacının FETÖ/PDY ile mücadele etmek olduğu, bu nedenle adı geçen Dernek üyeleri ile arasında husumet oluştuğundan, temyiz incelemesine katılacak üyelerden söz konusu Dernek üyelerinin bulunması halinde bunların çekilmeleri gerektiği, aksi halde bu üyeler hakkında da reddi hakim talebinde bulunulduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 22/02/2023 tarih ve E:2023/1805, K:2023/1339 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 12/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. HAKİMİN REDDİ İSTEMİNİN GERİ ÇEVRİLMESİNE DAİR KARAR ... vekili Av. ... tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle müvekilinin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin zımnen reddine ilişkin kararın iptali istemiyle Hakimler ve Savcılar Kuruluna karşı açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesince davanın kısmen incelenmeksizin reddi, kısmen reddi yolunda verilen 22/02/2023 tarih ve E:2023/1805, K:2023/1339 sayılı karara karşı, davacı tarafından yapılan temyiz başvurusunda, reddi hakim talebinde bulunulması üzerine dosya incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağı belirtildikten sonra hakimin memnuiyeti ve reddi konusunda sözü edilen Kanuna yollamada bulunulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447. maddesinde ise; mevzuatta yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Kanuna yapılan yollamaların 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 36. maddesinde, hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde, taraflardan birinin hakimi reddedebileceği belirtilerek, hakimin reddi sebepleri sayma suretiyle gösterilmiştir. Aynı Kanun'un 38. maddesinde "Hakimin reddi, dilekçeyle talep edilir. Bu dilekçede, ret talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emarelerin açıkça gösterilmesi ve varsa belgelerin eklenmesi gerekir." hükmüne yer verilmiş, 41. maddesinde ise; ret sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemişse, hakimin reddi talebinin, toplu mahkemelerde reddedilen hakimin müzakereye katılmasıyla geri çevrileceği kurala bağlanmış ve bu karara karşı da başvuru yolunun nasıl olacağı gösterilmiştir. Davacı tarafından, temyiz başvuru dilekçesinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu üyelerinden Yargıda Birlik Derneği üyesi olanların reddi istenilmişse de, söz konusu beyanda 6100 sayılı Kanun'un 36. maddesinde sayılan hakimin reddi sebeplerinden hiçbirine yer verilmediği, dolayısıyla Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu üyelerinin reddedilmesini gerektirecek bir sebep bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı Kanun'un yollamada bulunduğu 6100 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca, hakimin reddi isteminin geri çevrilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 56. maddesinde reddi hakim talebinin geri çevrilmesi ile ilgili olarak bir düzenleme bulunmadığından, anılan maddede öngörülen usulün uygulanmasına gerek olmadığına, 12/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.