8. Ceza Dairesi 2024/14460 E. , 2025/3561 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/480 D.İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/480 Değişik İş sayılı kararı ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında verilen hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair
**8. Ceza Dairesi 2024/14460 E. , 2025/3561 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/480 D.İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/480 Değişik İş sayılı kararı ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında verilen hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair kararına karşı itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.12.2022 tarihli ve 2022/22586 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156379 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemelerin yer aldığı, Somut olayda, adı geçen şüphelinin evvelce 09/10/2015 tarihinde işlemiş olduğu aynı neviden bir başka suç sebebiyle Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 01/12/2015 tarihli ve 2015/11451 soruşturma, 2015/226 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın verildiği, kararın 01/01/2016 tarihinde kesinleştiği, Şüphelinin inceleme konusu 31/03/2017 tarihli uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2017 tarihli ve 2017/2603 soruşturma, 2017/2186 esas, 2017/416 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/06/2019 tarihli kararıyla eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma eylemi olarak kabulü ile sanığın mahkumiyetine hükmedildiği anlaşılmakla, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 01/12/2015 tarihli ve 2015/11451 soruşturma, 2015/226 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olan 31/03/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak fiilinin ayrı bir suç oluşturmadığı, ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı dikkate alınarak ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, itirazın anılan nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 31.03.2017 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2017 tarihli iddianamesi ile Trabzon 1.Ağır Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2019 tarihli ve 2017/247 Esas, 2019/250 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ile Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/480 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. B. Sanığın adli sicil kaydında yapılan incelemede 09.10.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi sebebi ile Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2015 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararın 01.01.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61.maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Sanığın inceleme konusu 31.03.2017 tarihli uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2017 tarihli ve 2017/2603 Soruşturma, 2017/2186 Esas, 2017/416 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2019 tarihli kararıyla eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma eylemi olarak kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın incelenen 31.03.2017 tarihli eyleminin Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2015 tarihli ve 2015/11451 Soruşturma, 2015/226 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı, açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, itirazın anılan nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/480 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi. ...