(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14332 E. , 2009/4763 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı davalı şirketten 27.06.1997 tarihinde Sarıyer ilçesi, ..., Köprübaşı Mevkiinde bulunan 5 Pafta, 1458 parsel üzerinde 400.000 DEM …
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14332 E. , 2009/4763 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı davalı şirketten 27.06.1997 tarihinde Sarıyer ilçesi, ..., Köprübaşı Mevkiinde bulunan 5 Pafta, 1458 parsel üzerinde 400.000 DEM ödenerek villa satın aldığını, bu villanın ince işleri ile bahçe tanziminin kendisi tarafından yapıldığını, ancak taşınmazda sonradan gizli ayıplar ortaya çıktığını, ilk olarak Ağustos 1997 tarihinde aşırı yağışlarla birlikte evin bodrum katını kanalizasyon suyunun bastığını, durumun derhal davalıya bildirildiğini, sorunun davalı şirketçe önemsenmediğini, inşaat henüz bitmediğinden kumların kanalları tıkamış olabileceğinden söz edilip, zemine seramik döşemesine katkıda bulunduklarını, 2000 Yılı Eylül ayında aynı sorunun yeniden yaşandığını, evdeki tüm eşyaların zarar gördüğünü, bu arada evin önündeki sokaktan geçmesi gereken pis su kanalının projeye ve yasalara aykırı olarak nizalı villanın bahçesinden geçirilmiş olduğunun ortaya çıktığını, asıl sorunun buradan kaynaklandığını, davalı şirketçe bazı düzeltmeler yapıldığı söylenerek asıl sorunun çözülmediğini, yine bu sorun ile birlikte bir çok evin normalde rögarlara yapılması gereken pis su bağlantılarının doğrudan borulara hatalı biçimde bağlandığının anlaşıldığını, sorunun geçici birtakım önlemlerle giderilmeye çalışılmasına rağmen 2001 yılı Ağustos 2008/14332-2009/4763 ayında sorunun daha vahim bir şekilde yeniden yaşandığını, sitenin pis su kanallarının bahçeden sokağa alınması ve genişletilmesi, yüzey sularının kontrol altına alınarak binadan uzaklaştırılması gerektiğini, davalı şirketin yüklenici ve satıcı olarak bu gizli ayıplardan sorumlu olduğunu, konuyla ilgili olarak uzman bir heyetle tespit yaptırılarak rapor alındığını, bu durum karşısında terditli olarak dava açmak zorunda kaldıklarını öne sürerek, taşınmazın mümkün ise ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değilse rayiç bedeli olan 350.000 USD'nin fiili ödeme günündeki kur karşılığı Türk Parasının iadesini veya ayıbın giderilmesini, satım bedelinden çok düşük bir bedel olursa bunun satış bedelinden düşülerek ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, atık su kanal inşaatının projesine uygun olarak yapıldığını, nitekim İSKİ tarafından kontrol edilerek onaylandığını ve kati kabulünün yapıldığını, davacının da villayı bu haliyle görüp satın aldığını, olayda bir sorumluluğu bulunmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, aynı şekilde bir villa mevcut olmadığından değiştirme talebinin karşılanmasının mümkün olmadığını, akdin feshi halinde ancak davacının ödediği bedelin, bundan taşınmazdan yararlandığı süre için bedel indirimi yapılarak iade yapılabileceğini, diğer taleplerinin de haksız olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece,davacının tercihini ayıbın giderilmesi yönünde kullandığı gerekçesiyle, DAVANIN BU TALEP YÖNÜNDEN KABULÜNE, bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere gerekli projenin hazırlanması ve onaylatılması suretiyle, villa bahçesinden geçen atıksu kanalının yola alınarak yeniden yapılmasına, bodrum kat izalasyonu ve villa çevre dranajı ile binanın bodrum+zemin ve normal katlardaki çatlaklarının onarılıp boya ve badanasının davalı şirketçe yapılmasına, işlerin tamamlanıp teslim edilmesi için davalı şirkete kararın kesinleşmesinden itibaren takdiren üç ay süre verilmesine, bu süre içerisinde tamamlanmadığı takdirde onarım bedeli olarak 23.068,00 YTL'nin dava tarihi 3ı.05.2002'den itibaren işletilecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir. ı-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, dava dilekçesinde bedel iadesine yönelik faiz talebinde bulunmadığı, yargılama aşamasında tercihini ayıbın giderilmesi yönünde kullandığı ve faize ilişkin herhangi bir 2008/14332-2009/4763 talebinin olmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.'nun 438/7. maddesi gereğidir. SONUÇ:Yukarıda ı. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının ı. bendinin son cümlesindeki "dava tarihi 3ı.05.2002'den itibaren işletilecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte" söz ve rakamlarının hükümden çıkarılarak hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 8.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.