1. Hukuk Dairesi 2009/11852 E. , 2009/12719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : KOCAELİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2006 Taraflar arasındaki davadan dolayı Kocaeli 4. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.12.2006 gün ve 44-499 hükmün Onanmasına ilişkin olan 31.10.2007 gün ve 8434-10290 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiası
**1. Hukuk Dairesi 2009/11852 E. , 2009/12719 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KOCAELİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2006 Taraflar arasındaki davadan dolayı Kocaeli 4. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.12.2006 gün ve 44-499 hükmün Onanmasına ilişkin olan 31.10.2007 gün ve 8434-10290 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve sicilin terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalının temyizi üzerine Dairece onanan karara karşı davalı tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazın taksimen geldiği ana kadastral parselin kadastro tespitinin 1972 yılında kesinleştiği, davanın ise 28.12.2005 tarihinde açıldığı görülmektedir. Her nekadar, çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde bulunduğu, özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğu keşfen saptanmış ise de, Daire onama kararından sonra 14 Mart 2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Kadastro Yasası’nın 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dâhil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır.” şeklindeki cümlesi ve anılan Yasa’nın 3. maddesi ile de aynı Yasa’ya eklenen “Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindeki geçici 10. maddesi hükümlerinin henüz kesinleşmemiş eldeki dava bakımından da değerlendirilmesi gerekeceği açıktır. Öte yandan, söz konusu hükümlerin karardan sonra yürürlüğe girmesi ve resen gözetilmesi gereken kamu düzeniyle ilgili hükümlerden olması nedeniyle, somut olayda kazanılmış hak ilkesinin uygulanma yeri bulunmadığı da kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; yukarıda değinilen ilkeler ve 5841 Sayılı Yasa ile getirilen düzenlemeler değerlendirilmek ve dava açıldığı tarihte ( her davanın açıldığı tarihteki yasal koşullara tabi olması nedeniyle) davacı Hazinenin davasında haklı olduğu ve yargılama giderleri ile bu giderlerden sayılan Avukatlık Ücretinden davalının sorumlu olacağı gözetilmek suretiyle bir karar verilebilmesi için hüküm bozulmalıdır. Anılan husus davalının karar düzeltme isteği üzerine yeniden yapılan inceleme sonunda anlaşıldığından, davalının karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 440 maddesi gereğince kabulüne, Dairenin 31.10.2007 tarih 2007/8434 esas ve 10290 sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, yerel mahkemenin 27.12.2006 tarih 2006/44 - 499 sayılı kararının açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 9.12.2009 tarihinde