DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1003 E. , 2024/390 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1003 Karar No : 2024/390 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı - … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... İnş
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1003 E. , 2024/390 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1003 Karar No : 2024/390 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı - … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... İnşaat Nakliyat Elektrik Elektronik Taahhüt İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, …, …, … takip numaralı ödeme emirleri içeriği kurumlar vergileri, katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinin hisse devri gerçekleştikten sonraki döneme isabet eden kısımlarından sorumluluğunun bulunmadığından bahisle anılan borçların kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme başvurunun reddi üzerine yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergilendirme" kitabında yer alan ve vergi muamelelerindeki hataların giderilmesini amaçlayan düzeltme yolu ve Kanun'un 124. maddesinde öngörülen şikayet yolu ile müracaat, kamu alacaklarının güvenceye bağlanması yahut tahsili amacıyla tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemleri kapsamamaktadır. Ödeme emri ve haciz işlemleri kamu alacağı niteliğini kazanmış vergi ve cezaların tahsili amacıyla vergi idarelerinin tahsilat aşamasında düzenlediği işlemlerdendir. Davacının ileri sürdüğü iddialar ancak ödeme emrine karşı süresinde açılan davalarda incelenebilir. Bu nedenle, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle davayı reddetmiştir. Davacının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: Vergi hatalarının düzeltilmesi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116 ila 126. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Anılan kurallarda, tarh ve tahakkuk aşamasında düzeltme ve şikayet yoluna gidilebileceği, tahsil aşamasında veya tahsilden sonra düzeltme ve şikayet yoluna gidilemeyeceğine dair bir sınırlama yapılmamıştır. Aksine, ilgili maddelerde hesap ve vergilendirme hataları tanımlanırken, vergi "istenmesi ve alınması" kavramlarının kullanılması, yine düzeltme zamanaşımına ilişkin Kanun'un 126. maddesinde, düzeltme zamanaşımı süresinin, ilan yoluyla tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde, mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamayacağının hükme bağlanması, rızaen ödenmiş, mahsuben veya cebren tahsil edilmiş veya ödeme emri ile tahsil edilmek istenen vergilerle ilgili de düzeltme ve şikayet başvurusunda bulunulabileceğini göstermektedir. Düzeltme ve şikayet yolunun kabul ediliş maksadının, hatalı olduğu açık işlemlerin idarece düzeltilmesi sağlanarak, uyuşmazlık ve dava sayısının artmasını önlemek olması bunu teyit etmektedir. Öte yandan, kanun hükümlerinin tüm ayrıntıları içermesi yaklaşımı günümüzde kabul edilmemektedir. Örneğin, Vergi Usul Kanunu'nun düzeltme ve şikayet yoluyla ilgili 116 ila 126. maddelerinde, vergi cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zamlarından bahsedilmemiştir. Ancak, anılan maddelerin kabul edilme maksadı, ilgililerden alınmaması gerektiği açık olan vergi ve diğer alacakların tahsil edilmemesi, tahsil edilenlerin de iadesi, böylece ilgililerin uzun ve masraflı dava yoluna gitmelerini önlemek olduğundan, vergi cezaları, gecikme faizi ve gecikme zamlarının da düzeltme ve şikayet konusu yapılabileceği kabul edilmektedir. Dolayısıyla, düzeltme ve şikayet yolu ile ilgili maddelerde, ödeme emri gibi tahsilat aşamasına ilişkin işlemlerin tebliği üzerine de düzeltme ve şikayet yolunun izlenebileceğinin ayrıca belirtilmemiş olması, tahsilat işlemleri üzerine düzeltme ve şikayet yolunun izlenmesine ve Kanun'un 116, 117 ve 118. maddesi kapsamında bir hata varsa idarece düzeltilmesine engel değildir. Bu durumda, vergi, resim ve harçların tarh, tahakkuk aşamaları ile ödeme emri ve haciz işlemlerini de içeren tahsilat aşamalarında yapılan vergi hataları hakkında ilgililerin dava açma süresi içinde vergi mahkemesinde dava açmak suretiyle uyuşmazlığı yargı mercii önüne getirmek hakları bulunduğu gibi zamanaşımı süresi içinde düzeltme ve şikayet yoluna başvurmak suretiyle vergi hatasının giderilmesini yetkili makamlardan istemek, reddi halinde, dava açma sürelerine bağlı kalarak yargı yerlerine başvurma hakları da bulunmaktadır. Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması vergi hatası olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 118. maddesinde ise, mükelleflerin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme ve muafiyet dönemlerinde hatalar, vergilendirme hataları olarak sayılmıştır. Davacı tarafından, şirket ortağı sıfatıyla adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin olarak, şirket hisselerinin devredildiğinden vergi ve cezaları şahsı adına kabul edilmediği belirtilerek anılan vergi, ceza ve gecikme faizinin kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddedildiği görülmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 118. maddesinde, bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınması mükellefin şahsında hata olarak tanımlanmıştır. Davacı tarafından düzeltme başvurusunda, şirket hisselerini devrettiğinden bahisle vergi ve cezaları kabul etmediğini belirterek ilgili kamu alacağının kaldırılması istenmiştir. Bu nedenle, ... İnşaat Nakliyat Elektrik Elektronik Taahhüt İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının şirket ortağı sıfatıyla ödeme emirleriyle davacıdan istenmesinin hukuka uygun olup olmadığının, diğer bir ifadeyle, şahısta hata halinin bulunup bulunmadığının incelenmesi gereklidir. Davacı, 19/08/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan 20/07/2016 tarihli ortaklar kurulu kararı ile hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığından, davacının, hisse devir tarihine kadar şirket ortağı olması nedeniyle, bu tarihe kadar tahakkuk ettiği halde ödenmemiş, dolayısıyla amme alacağı haline gelmiş vergi borçlarından sorumlu tutulması kanun gereği olmakla birlikte, bu tarihten sonra tahakkuk edecek veya vadesi gelecek vergiler nedeniyle herhangi bir sorumluluğu olmayacaktır. Dava konusu … tarih ve …, …, …, …, … takip numaralı ödeme emrinin tamamı ile … takip numaralı ödeme emrinin vade tarihi 20/07/2016 tarihinden önce olan kamu alacakları yönünden davacının sorumluluğuna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından dava konusu işlemin anılan kısmı hukuka uygundur. Dava konusu … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin tamamı ile … takip numaralı ödeme emrinin vade tarihi 20/07/2016 tarihinden sonra olan kamu alacakları yönünden ise ilgili kamu alacağının vade tarihleri, dolayısıyla amme alacaklarının doğduğu zamanın, davacının şirket ortaklığı sıfatının sona erdiği tarihten sonraya denk gelmesi sebebiyle "şahısta hata" yapılarak, payını devrettikten sonra şirket tarafından vadesinde ödenmeyerek kamu alacağı niteliği kazanan şirket borçlarından davacının sorumlu tutulmasında ve düzeltme ve şikayet başvurusunun bu alacaklara ilişkin kısmının reddinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle davacının istinaf istemini kısmen kabul ederek, mahkeme kararının, dava konusu işlemin … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin tamamı ile 16/05/2019 tarih ve 6 takip numaralı ödeme emrinin vade tarihi 20/07/2016 tarihinden sonraki tarihli kamu alacakları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasını kaldırmış ve bu yönden davanın kabulüne karar vermiş, diğer yönlerden davacının istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/09/2021 tarih ve E:2021/4159, K:2021/4716 sayılı kararı: Ödeme emri, amme alacağı niteliğini kazanmış vergi ve cezaların tahsili amacıyla vergi dairelerinin tahsilat aşamasında yaptıkları işlemlerdendir. 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan bu işleme karşı 213 sayılı Kanun'la getirilen bir düzenleme olan düzeltme-şikayet yolunun kullanılmasına hukuki olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı tarafından düzeltme başvurusu kapsamında ileri sürülen iddialar, ancak ödeme emrine karşı süresi içinde açılan davalarda ileri sürülebileceğinden, Vergi Dava Dairesinin temyize konu hüküm fıkrası hukuka uygun düşmemiştir. Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasını bozmuştur. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının temyize konu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının, … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin REDDİNE, 2-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 26/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının temyize konu hüküm fıkrasının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.