Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/6792 E. , 2024/6246 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6792 Karar No : 2024/6246 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde memur olarak görev yapmak…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/6792 E. , 2024/6246 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6792 Karar No : 2024/6246 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde memur olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, Bank Asya'daki hesabına, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; 12/02/2015 tarihinde para yatırdığının, 19/12/2014 tarihinde ise Bank Asya'da katılım hesabı açtığının ve para yatırdığının dolayısıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiğinin, ayrıca davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine SMS ile para gönderdiğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı, davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde; davacının örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank Asya'ya para yatırdığı sabit olduğundan FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu, bu nedenle de kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ileri sürdüğü iddialar değerlendirilmeden istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, ölçülülük ilkesine aykırı hareket edildiği, hiçbir terör örgütüyle iltisak veya irtibatının olmadığı, hakkında açılmış ceza soruşturması ya da kovuşturmasının bulunmadığı, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında belirtilen Bank Asya hesabındaki 19/12/2014 tarihli ve 102.000-TL tutarındaki işlemin eski eşi M.K. tarafından gerçekleştirildiği, bahse konu işlemden kendisinin haberi olmadığı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, masumiyet karinesine aykırı şekilde işlem tesis edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat noktasında dikkate alınan kriterlerin kendisinde bulunmadığı, evrensel hukuk ilkelerine uyulmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davacı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde memur olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru ...tarih ve ...sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde; a) İdare Mahkemesi kararında; davacının, Bank Asya'daki hesabına, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; 12/02/2015 tarihinde para yatırdığı, 19/12/2014 tarihinde ise Bank Asya'da katılım hesabı açtığı ve para yatırdığı, dolayısıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiği hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak; Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; eski eşi M.K.'nin ticaretle uğraştığı, ticari ödemeleri için kendi bilgisi dışında Bank Asya hesabını kullandığı, Bank Asya hesabındaki 19/12/2014 tarihli ve 102.000-TL tutarındaki işlemin de M.K. tarafından gerçekleştirildiği, bahse konu işlemden kendisinin haberi olmadığı, memur olduğu dikkate alındığında bu tutarda bir işlem gerçekleştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hesabına eski eşi tarafından maaş adı altında yapılan ödemelerin ise ücretsiz izinde olmasından kaynaklandığı, kişisel birikimini başka bir katılım bankasında tuttuğu ileri sürülmüştür. Dava dosyasının incelenmesinden; davacıya ait Bank Asya hesap bilgilerine göre, 19/12/2014 tarihinde 102.000-TL'nin davacının eski eşi M.K. tarafından davacının hesabına havale yapıldığı ve aynı gün bu tutarın katılım hesabına aktarıldığı, 09/02/2015 tarihinde de katılım hesabının vadesinden önce kapatılarak 102.000,00-TL'nin aynı gün R.R. isimli kişiye gönderildiği; Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında yapılan araştırmada ise R.R. isimli kişinin davacının eski eşi M.K.'nin iş ortağı olduğu yönünde verilmiş ifadelerin bulunduğu; öte yandan, davacıya ait Bank Asya hesap bilgilerine göre, çeşitli tarihlerde davacının hesabına para girişi olmakla birlikte, söz konusu tutarların "Maaşından kalan", "Maaş ödemesi" veya "Maaş" açıklaması yapılarak davacının eski eşi M.K. tarafından davacının hesabına gönderildiği, davacının ise M.K. tarafından yatırılan paraları kısa sürede Banka'dan çektiği, hesap bilgilerine göre Haziran 2014 ile Mart 2015 tarihleri arasında davacı tarafından sadece 12/02/2015 tarihinde hesabına 2.000-TL para yatırıldığı ve bu paradan da aynı gün 50-TL, bir gün sonra 500-TL ve 02/03/2015 tarihinde 1.450-TL çekildiği görülmüştür. Netice itibarıyla, davacının Asya Katılım Bankası hesabına ilişkin dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, davacının yukarıda aktarılan beyanları da dikkate alınarak incelendiğinde; 19/12/2014 tarihinde 102.000-TL'nin M.K. tarafından davacının hesabına gönderildiği ve kısa bir süre sonra da M.K.'nin iş ortağı olan kişinin hesabına aktarıldığı görüldüğünden, davacının anılan işlemden haberinin olmadığı yönündeki iddiasının hayatın olağan akışına uygun olduğu; 12/02/2015 tarihinde davacı tarafından yatırılan 2.000-TL'nin ise kısa bir süre içerisinde çekildiği görüldüğünden, anılan işlemin mevduat artışı ya da Banka'ya destek vermek amacıyla yapılmadığı kanaatine varıldığından, davacının Bank Asya hesabına ilişkin bilgilerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. b) İdare Mahkemesi kararında; davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine 05/03/2014 tarihinde SMS ile para göndermesi hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak; Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; Kimse Yok Mu Derneğine SMS ile gönderilen paranın insani duygularla bağış amacı dışında örgüte finansal destek sağlamak amacıyla yapıldığına dair herhangi bir somut tespit bulunmadığı anlaşıldığından, anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden, fazladan alınmış olan ...TL temyiz YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 02/05/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.