7. Ceza Dairesi 2024/384 E. , 2024/1943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/207 E., 2023/518 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde
**7. Ceza Dairesi 2024/384 E. , 2024/1943 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/207 E., 2023/518 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; atılı suçu annesine küfür edildiği için işlediğine ilişkindir. II. GEREKÇE Yapılan incelemede; temyize konu olmayan asta müessir fiil suçunun sanığı P.Çvş. ...ün, askerlik hizmetini yaptıkları sırada, 17.02.2010 tarihinde koğuşa gelerek, öğle yemeği sonrası yemekhanedeki işlere yardım etmemesi nedeniyle sinirlendiği sanık P.Er ... hakkında küfür içerikli sözler sarf ettiği, bu durumun P.Er ... tarafından sanık P.Er ...’e iletilmesi üzerine sanığın, P.Çvş. ...ün yanına geldiği ve neden kendisine küfür ettiğini sorarak suratına gelecek şekilde yumruk attığı, ...ün de sanığa yumruk attığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91/1 az vahim hal cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında atılı suçu ...ün annesine küfür etmesi sebebiyle ve onun tahrikiyle işlediğini beyan etmiştir. Olay tespit tutanağı, ... hakkında düzenlenen kati sağlık raporu, ...ün çavuşluğa naspedildiğine ilişkin Birlik komutanlığının yazısı ve eki, tanık olarak yeminli beyanlarına başvurulan ... ve ...'nın ifadeleri dosyada mevcuttur. Sanık hakkında (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 07.03.2013 tarihli ve 2013/223 Esas, 2013/95 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için ihbarda bulunan Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2016/85 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhleri dava dosyasında mevcuttur. Olay tarihinde sanığın rütbesiz asker er, mağdurun ise çavuş rütbesine haiz olduğu, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun'un (211 sayılı Kanun) 10 uncu ve 1632 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre aralarında ast-üst ilişkisinin bulunduğu, sanığın rütbece üstü olan mağdurun yüzüne yumruk atmak suretiyle doğrudan vücut bütünlüğüne ve üstlük nüfuz ve otoritesine yönelik fiili saldırı gerçekleştirdiğinin kabulü ve dosya kapsamında bulunan ve usulüne uygun ifadeleri alınmış mağdur ve tanık ifadelerinin de bu yönde olduğu göz önüne alınarak Mahkemece sanığın üste fiilen taarruz suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.