Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6030 E. , 2024/1356 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6030 Karar No : 2024/1356 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALILAR : 1) … Birliği VEKİLİ : Av. … 2) … Odası VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : 1)Elektrik - Elektronik Mühendisi olan davacı tarafından, 6 ay "meslekten men" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem ve bu cezanın dayanağı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6030 E. , 2024/1356 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6030 Karar No : 2024/1356 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALILAR : 1) … Birliği VEKİLİ : Av. … 2) … Odası VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : 1)Elektrik - Elektronik Mühendisi olan davacı tarafından, 6 ay "meslekten men" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem ve bu cezanın dayanağı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (d) bentleri ile (g) bendinin 1, 2, 3, 4, 5, 6 numaralı alt bentleri, (ğ) bendi ve 11. maddesi ile, 2)Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (m), (n) bentleri ile 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi, 12. maddesinin 1. fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Mesleki denetim konusunda davalı odalara verilmiş Kanuni bir yetkinin olmadığı, bu yetki olmadan düzenlenen Yönetmelik maddelerinin ve dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI: … SAVUNMASI'NIN SAVUNMASI: Davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. …'NIN SAVUNMASI: Mesleki denetim uygulamasının usulüne göre yürürlüğe konulmuş yönetmelikler çerçevesinde bütün oda üyelerine eşit bir şekilde uygulandığı, kamu yararının esas alındığı, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 1. fıkrasının (a), (d), (g) ve (ğ) bentleri ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendinin, 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin ve 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin dava konusu işlemle ilgisinin olmadığını, düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Bozma kararı uyarınca dava konusu düzenlemelerin kısmen süre yönünden reddine, kısmen iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava; Elektrik ve Elektronik Mühendisi olan davacının, mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmadığından bahisle 6 ay süreyle serbest meslek uygulamasından men cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (d) bentleri ile (g) bendinin (1), (2), (3), (4), (5), (6) numaralı alt bentlerinin, (ğ) bendinin ve 11. Maddesinin ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (m) ve (n) bentlerinin, 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin, 12. maddesinin 1. fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerinin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Sekizinci Dairesinin 13/11/2019 tarih ve E:2015/10027, K:2019/10052 sayılı kararıyla; "...Uyuşmazlıkta, mühendis olan davacının üretmiş olduğu mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmadığının tespit edilerek daha önce aynı suçtan cezasının bulunması ve fiilde ısrar nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının maddi olayla ilgili bir itirazının da bulunmadığının anlaşıldığı, Bu durumda, davacının üretmiş olduğu mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmadığı sabit olduğundan, anılan mevzuat hükmüne uygun olarak tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle bireysel işlem yönünden dava reddedilirken; düzenleyici işlem yönünden ise; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan "ülke ekonomisine ve şartlarına uygun olarak" ibaresinin iptaline, dava konusu diğer düzenlemeler ve bireysel işlem yönünden ise davanın reddine" karar verilmiştir. Sekizinci Dairenin yukarıda yer verilen kararının taraflarca temyiz edilmesi ve başvuruların kısmen kabul edilmesi suretiyle; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/03/2022 tarih ve E:2021/2519, K:2022/967 sayılı kararıyla; ".., davacının mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmadığından bahisle 6 ay süreyle serbest meslek uygulamasından men cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi uyarınca tesis edilmiş bir uygulama işlemi olmadığı görülmektedir. Bu durumda, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendine karşı, söz konusu bendin dava tarihindeki değişik hallerin Resmî Gazete'de yayımlandığı 08/01/2009 tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılması gerekirken, dava açma süresi geçirildikten sonra, 04/08/2015 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır. Bu itibarla, temyize konu Daire kararının, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendinin iptaline ilişkin kısmında ise hukuka uyarlık görülmemiştir." gerekçesiyle "iptal" hükmü; aynı Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına" ibaresi, (c) bendinde yer alan "EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş" ibaresi ile TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu" ibaresi ve 11. maddesinde yer alan "en az ücretlerin belirlenmesinde" ibaresine ilişkin, "ret" hükmü bozulur iken; diğer kısımlar onanmıştır. Yukarıda belirtilen Danıştay 8. Dairesi'nin kararının; temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda alıntısı yapılan kararıyla "onanan" kısımları kesinleşmiş olduğundan; sadece bozulan kısımlar yönünden değerlendirme yapmak gerekmektedir. Bu durumda; Danıştay 8. Dairece "Reddedilen"; TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin; 6. Maddesinin 1. Fıkrasının (a) bendinin,10. Maddesinin 1. Fıkrasının (g) bendinin 1 numaralı alt bendinde yer alan "kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu" ibaresi ve 11. Maddesinin "en az ücretlerin belirlenmesinde" ibaresi ile TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına" ibaresi, (c) bendinde yer alan "EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş" ibaresinin; İDDK'nın "Bozma" kararında belirtilen "... dava konusu Yönetmeliklerin dayanağı olan 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nda, mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'da hedeflenen tüketicinin ve kamunun korunması esasının ortadan kalkmayacağı ve dava konusu Yönetmeliklerin denetiminde anılan Kanun'un uygulanmasına engel bir durumun bulunmadığı; Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan davalı Odaya 6235 sayılı Kanun'da mensupları için asgarî ücret belirleme yetkisi veren bir kural bulunmamaktadır. Dolayısıyla, anılan Kanun'da yer verilmeyen bir yetkinin Yönetmelik hükümleri ile düzenlenmesi açıkça hukuka aykırı olduğu; Anayasal koruma altındaki sözleşme özgürlüğünün ancak kanunla sınırlanabilmesi mümkün olduğundan, taraflar arasında serbestçe belirlenmesi gereken sözleşmenin bedel unsuruna, kanuni dayanağı bulunmaksızın, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan davalı Oda tarafından asgarî ücret tarifesi ve alınacak ücret esaslarının belirlenmesi suretiyle müdahale edilemeyeceği açık olup; üyelerin Oda tarafından belirlenmiş asgari ücret tanımlamalarına uyacağını ve mesleki denetim uygulamasında bu yönde denetim yapılacağını düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka uygunluk görülmemiştir." gerekçesi ile iptal; 8. Dairenin "iptal" ettiği TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi yönünden ise; "...Dolayısıyla, davacının mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmadığından bahisle 6 ay süreyle serbest meslek uygulamasından men cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi uyarınca tesis edilmiş bir uygulama işlemi olmadığı görülmektedir. Bu durumda, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendine karşı, söz konusu bendin dava tarihindeki değişik halin Resmî Gazete'de yayımlandığı 08/01/2009 tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılması gerekirken, dava açma süresi geçirildikten sonra, 04/08/2015 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır. " gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle ret kararı verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla; bakılan davada, İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda yer verilen kararına uymak yasal zorunluluktur. Açıklanan nedenlerle; TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 10. Maddesinin 1. Fıkrasının (g) bendinin 1 numaralı alt bendinde yer alan "kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu" ibaresi ve 11. Maddesinin "en az ücretlerin belirlenmesinde" ibaresinin ve TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına" ibaresi, (c) bendinde yer alan "EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması" ibaresinin, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş" ibaresinin iptali; TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi yönünden ise davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Dairemizin 13/11/2019 tarih ve E:2015/10027, K:2019/10052 sayılı kısmen ret, kısmen iptal kararının; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/03/2022 tarih ve E:2021/2519, K:2022/967 sayılı kararı ile kısmen gerekçeli onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmesi üzerine, bozulan kısımlar yönünden dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Kütahya ilinde serbest elektrik elektronik mühendisi olarak çalışan davacı hakkında, 19/12/2014 tarih ve 274 sayılı Elektrik Mühendisleri Odası Onur Kurulu Kararı uyarınca, davacının üretmiş olduğu mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmadığı, Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesi ile Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Esasları Yönetmeliği hükümlerine aykırı davrandığı, daha önce aynı suçtan cezasının bulunduğu, fiilde ısrar ve fiilin yoğunluğu gerekçesiyle 6 ay meslek uygulamalarından men cezası ile cezalandırılması kararının, 20/02/2015 tarih ve 492 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kararı ile onanması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dairemizin 13/11/2019 tarih ve E:2015/10027, K:2019/10052 sayılı kararıyla Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliğinin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile 10. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin 1 numaralı alt bendi yönünden reddine, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliğinin 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (d) bentleri ile (g) bendinin 2, 3, 4, 5, 6 numaralı alt bentleri ve "...ülke ekonomisine ve şartlarına uygun olarak..." ibaresi hariç (ğ) bendi ile 11. maddesi yönünden reddine, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliğinin 10. maddesinin (ğ) bendinin "...ülke ekonomisine ve şartlarına uygun olarak..." ibaresinin yönünden iptaline, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendi, 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi, 12. maddesinin 1. fıkrasının (d) bentlerinin 1 ve 2 numaralı alt bentlerinin reddine, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile (d) bendinin 3 numaralı alt bendinin reddine, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendinin iptaline, davacının 6 ay meslekten men cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem yönünden reddine karar verilmiştir. Dairemiz kararının davacı ve davalı idarelerden TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/03/2022 tarih ve E:2021/2519, K:2022/967 sayılı kararıyla; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendinin iptaline ilişkin kısmı ile anılan Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına" ibaresi, (c) bendinde yer alan "EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş" ibaresi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu" ibaresi ve 11. maddesinde yer alan "en az ücretlerin belirlenmesinde" ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına, Kararın diğer kısımlarının, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinin "mesleki denetim esaslarına" ibaresi dışındaki kısımları ile 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının belirtilen gerekçe ile onanmasına, kalan kısımlar yönünden onanmasına karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 'İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri' başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır. Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : Anayasamızın 'Yönetmelikler' başlıklı 124. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmü; 'Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları' başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasında, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." hükmü yer almıştır. 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, "Birliğin kuruluş amacı ile yapamayacağı faaliyetler ve işler aşağıda gösterilmiştir. Birliğin kuruluş amacı: a) Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek; Bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir Odanın bünyesinde toplamak; merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan Odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak; b) Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; c) Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir. Birlik ve organları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar." hükmüne yer verilmiştir. 6235 sayılı Kanun'un 19. maddesinde, "Odalar, bu kanunun 2 nci maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler. Odalar va organları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar."; 33. maddesinde, "Türkiye'de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihdisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler. Kamu Kurumu ve Kuruluşları ile İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi Kuruluşlarında asli ve sürekli olarak çalışan mühendislik ve mimarlık meslekleri mensuplarının meslek ve ihtisaslarıyla ilgili odaya girmeleri isteklerine bağlıdır. Ancak bunlar görevlerinin gereği olan işleri yaparken, mesleki bakımdan, Odaya kayıtlı meslekdaşlarının yetkileriyle haklarına sahip ve onların ödevleriyle yükümlüdürler. Bu konuda Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile ilgili hükümler saklıdır."; 39. maddesinde, "Bu kanun hükümleri müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunur." hükümleri bulunmaktadır. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 'Amaç' başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır." hükmüne yer verilmiş, 3. maddesinde, teşebbüsün "Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzelkişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimleri"; teşebbüs birliğinin "Teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzelkişiliği haiz ya da tüzelkişiliği olmayan her türlü birlikleri" ifade edeceği belirtilmiştir. 4054 sayılı Kanun'un 'Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar' başlıklı 4. maddesinde, "Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Bu haller, özellikle şunlardır: a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi, b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü, c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi, d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi, e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması, f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi,..." hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendine ilişkin kısmı yönünden: İlan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgililerin menfaatini ihlal eden bir uygulama işleminin tesis edilmesi gerekmektedir. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendinde, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği ve yönetmeliklerine uyacağına dair verdiği taahhütnameye aykırı davranan serbest müşavir mühendisler hakkında yapılacak idari soruşturma sonucuna göre serbest müşavir mühendis belgesi ile büro tescil belgesinin iptaline Oda Yönetim Kurulu tarafından karar verileceği belirtilmiştir. Davacının mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmadığından bahisle 6 ay süreyle serbest meslek uygulamasından men cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi uyarınca tesis edilmiş bir uygulama işlemi olmadığı görülmektedir. Bu durumda, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendine karşı, söz konusu bendin dava tarihindeki değişik halinin Resmî Gazete'de yayımlandığı 08/01/2009 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken, dava açma süresi geçirildikten sonra, 04/08/2015 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına" ibaresi, (c) bendinde yer alan "EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş" ibaresi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu" ibaresi ve 11. maddesinde yer alan "en az ücretlerin belirlenmesinde" ibaresine ilişkin kısmı yönünden: Dava konusu Yönetmelik hükümlerinde, üyelerin Oda tarafından belirlenmiş asgari ücret tanımlamalarına uyacağı ve mesleki denetim uygulamasında bu yönde denetim yapılacağı kurala bağlanmıştır. Mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesi konusunda, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve Anayasa'nın 48. maddesinde düzenlenen sözleşme özgürlüğü çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu yönünden; mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretleri belirleme konusunda davalı idarenin yasal dayanağının bulunup bulunmadığının öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümü için, genel olarak, idarenin düzenleme yetkisinin kapsamı ve bu bağlamda idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisi üzerinde durulmalıdır. Anayasamızın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır. İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur. Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir. Uyuşmazlıkta, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir. 6235 sayılı Kanun'un 39. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin müteşebbis heyetlerince ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek eki bir talimatname yani bir Yönetmelik ile tatbik olunacağı hükme bağlanmıştır. 6235 sayılı Kanun'un 2. maddesinde ise, mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek, Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmış, Birlik ve organlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağı belirtilmiştir. Dava konusu Yönetmeliklerin dayanağı olan 6235 sayılı Kanun'da, mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun yönünden; serbest çalışan elektrik mühendislerinin esas itibarıyla serbest meslek sahibi olduğu, serbest meslek faaliyetinin, sermayeden ziyade şahsî mesaiye, ilmî veya meslekî bilgiye veya ihtisasa dayanan işlerin bir işverene bağlı olmaksızın bağımsız olarak, şahsî sorumluluk altında ve bir ücret karşılığı yapıldığı göz önüne alındığında, hizmetini ücret karşılığı sunan serbest meslek mensubu mühendislerin 4054 sayılı Kanun kapsamında birer teşebbüs oldukları açıktır. 4054 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlik teşebbüs birliği olarak tanımlanmıştır. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ilişkin olarak herhangi bir istisnaya yer verilmediğinden ve teşebbüs birliklerinin 4054 sayılı Kanun'a tâbi olabilmesi için özel hukuk veya kamu hukuku tüzel kişisi olmaları ya da kanunla veya iradî olarak kurulmuş olmaları önem taşımadığından, davalı Odanın 4054 sayılı Kanun uygulamasında "teşebbüs birliği" sayılması gerekmektedir. Bu çerçevede; davalı Oda tarafından elektrik mühendisliği hizmetlerine ilişkin piyasa düzenleyiciliği kapsamında yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmelikler birer teşebbüs birliği kararı niteliğinde olduğudan, 4054 sayılı Kanun'a aykırı olmamaları gerekmektedir. 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde, mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesinin rekabeti engelleyici ve yasak olduğu kurala bağlanmıştır. Dava konusu Yönetmelik hükümlerinde, elektrik mühendisliği hizmetlerinin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesi öngörülmekte ve bu çerçevede hazırlanan asgari ücret tarifeleriyle mühendislerin, hizmetin fiyatını belirleme serbestisi hizmet alanlar (tüketici) aleyhine engellenmekte, bu suretle satım fiyatı davalı Oda tarafından tespit edilmektedir. Bu itibarla, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin, elektrik mühendisliği hizmeti piyasasında doğrudan rekabeti engelleme, bozma ve kısıtlama amacını taşıdığı anlaşıldığından, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendine açıkça aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı Oda tarafından, elektrik mühendisleri arasında haksız rekabeti önlemek ve hizmet standartlarını yükseltmek amacıyla dava konusu Yönetmelik hükümlerinin yürürlüğe konulduğu ileri sürülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Haksız Rekabet” bölüm başlığı altında düzenlenen 54. maddesinde, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olarak belirtilmiş, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticarî uygulamalar yasaklanmıştır. 4054 sayılı Kanun'da düzenlenen rekabetin korunmasına ilişkin düzenlemelerle ise, kamusal fayda da gözetilerek fiyat ve kâr gibi göstergelerin müdahalelerden uzak olarak serbest piyasa şartlarında belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu itibarla, anılan kuralların yer yer iç içe ve birlikte uygulanma imkânı bulunmakla birlikte, birbirinden farklı amaçları hedeflediği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte; Rekabet Hukuku kuralları kamusal ve soyut bir koruma sağladığından ve haksız rekabet hükümlerine nazaran daha kapsayıcı olduğundan, asgarî ücret belirlenmesinin haksız rekabeti engelleyeceği ihtimalinden hareketle; 4054 sayılı Kanun'da hedeflenen tüketicinin ve kamunun korunması esasının ortadan kalkmayacağı ve dava konusu Yönetmeliklerin denetiminde anılan Kanun'un uygulanmasına engel bir durumun bulunmadığı açıktır. Anayasamızın 48. maddesinde düzenlenen sözleşme özgürlüğü yönünden; Anayasa'nın 48. maddesinde, çalışma ve sözleşme hürriyeti düzenlenmiştir. Buna göre, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu, özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu, Devletin, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağı belirtilmiş; Anayasa'nın 13. maddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı kurala bağlanmıştır. Dava konusu Yönetmelik hükümlerine göre, elektrik mühendisliği hizmeti alacak gerçek veya tüzel kişilerin, meslek alanında faaliyette bulunabilmek için davalı Odaya üye olmak zorunluluğunda bulunan bir meslek mensubu ile Oda tarafından belirlenen en az ücrete uygun bir sözleşme yapmaları gerekmektedir. Yapılacak sözleşmenin unsurlarından biri de sözleşmenin bedelidir. Sözleşmedeki bedelin taraflarca serbest olarak belirlenmesi asıldır. Nitekim, bedeli kararlaştırma konusundaki anlaşma serbestisi de sözleşme özgürlüğü kapsamında olup, anayasal koruma altındadır. Sözleşme serbestisini sınırlayacak nitelikteki bir kuralın ise, yine Anayasa'da tanımlanan sınırlama sebeplerine uygun olarak kanunla konulması gerekmektedir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan davalı Odaya 6235 sayılı Kanun'da mensupları için asgarî ücret belirleme yetkisi veren bir kural bulunmamaktadır. Dolayısıyla, anılan Kanun'da yer verilmeyen bir yetkinin Yönetmelik hükümleri ile düzenlenmesi açıkça hukuka aykırıdır. Anayasal koruma altındaki sözleşme özgürlüğünün ancak kanunla sınırlanabilmesi mümkün olduğundan, taraflar arasında serbestçe belirlenmesi gereken sözleşmenin bedel unsuruna, kanuni dayanağı bulunmaksızın, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan davalı Oda tarafından asgarî ücret tarifesi ve alınacak ücret esaslarının belirlenmesi suretiyle müdahale edilemeyeceği açıktır. Bu durumda; üyelerin Oda tarafından belirlenmiş asgari ücret tanımlamalarına uyacağını ve mesleki denetim uygulamasında bu yönde denetim yapılacağını düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendine ilişkin olarak davanın SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına" ibaresi, (c) bendinde yer alan "EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş" ibaresi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu" ibaresi ve 11. maddesinde yer alan "en az ücretlerin belirlenmesinde" ibaresine ilişkin olarak İPTALİNE, 3. Dava sonuç olarak kısmen ret, kısmen iptal, kısmen süre ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre …-TL'sinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, kalan …-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen temyiz yargılama giderlerinin davacı ile davalı idarelerden TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası üzerinde bırakılmasına, 5. İlk Kararda taraflar lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu kısma ilişkin olarak yeniden hüküm kurulmamasına, 6. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 12/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.