Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/6945 E. , 2024/1198 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/6945 Karar No : 2024/1198 TEMYİZ EDEN (DAVACI): S.S. … Kooperatifi VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, … Mahal
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/6945 E. , 2024/1198 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/6945 Karar No : 2024/1198 TEMYİZ EDEN (DAVACI): S.S. … Kooperatifi VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz nedeniyle 237.465,15-TL stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL stabilize yol teknik alt yapı bedelinin tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davaya konu taşınmazın bulunduğu bölgede pis su hatlarının 2007 yılında, içme suyu şebekesinin 2009 yılında, yolların ise 2007 yılında yapıldığı, uyuşmazlık konusu alanın yapılaşmış bir alan olduğu, teknik ve sosyal alt yapısının mevcut olduğu göz önüne alındığında, 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesi uyarınca davacıdan teknik alt yapı bedeli alınamayacağı, mevcut olan teknik ve sosyal alt yapının tevsii ve yenilenmesinin gerekmesi halinde ise 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında harcamalara katılma payı alınabileceğinden 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca stabilize yol teknik alt yapı katılım bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, her ne kadar davacı tarafından ıslah hakkı saklı tutularak 1.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenmekte ise de karar tarihine kadar ıslah hakkı kullanılmadığından ve dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunması nedeniyle uğranılan zararın tutarı yönünden herhangi bir belirleme yapılmadığından taleple bağlı kalınarak 1.000,00-TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacıdan tahsil edilen teknik alt yapı bedelinin 1.000,00 TL'lik kısmının davanın açıldığı 11/01/2007 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda; gelişme alanlarında teknik altyapı bedeli alınmasından muaf tutulan yapı ruhsatına konu bir kullanım öngörülmediği gibi aynı yol üzerinde bulunmakla birlikte daha önce yapılaşması tamamlanmış parsellerden yapı ruhsatı verildiği sırada hissesine düşen teknik altyapı bedeli alınıp sonradan yapılaşmaya giden parsellerden ise yapı ruhsatı alındığı sırada bölgede yapılaşmanın tamamlanmış olduğu gerekçesiyle teknik altyapı bedeli alınmamasının eşitlik ilkesi ile de bağdaşmayacağı, bu durumda; davaya konu taşınmazın teknik alt yapısının davacı tarafından yapıldığı yönünde bir iddia da bulunmadığından, 3194 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca davacı şirketten anılan taşınmaz için stabilize yol teknik altyapı bedeli alınacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile davacıdan tahsil edilen teknik alt yapı bedelinin 1.000,00 TL'lik kısmının davanın açıldığı 11/01/2007 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine; davacı tarafından ıslah hakkı tanınmadığı gerekçesiyle istinafa konu kararın bu kısım yönünden kaldırılması talep edilmekte ise de davacıdan talep edilen stabilize yol teknik altyapı bedelinde hukuka aykırılık bulunmadığının ortaya konulmuş olması karşısında davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2464 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 15 metreden fazla genişliğe sahip yolların tüm giderlerinin ilgili belediyeye ait olduğu, 3194 sayılı Kanunun 23. maddesinde ise parsellerin hissesine düşen oran bedel alınacağı düzenlendiği, dava konusu teknik alt yapı bedelinin neye göre ve nasıl hesaplandığının belirsiz olduğu, ayrıca 3194 sayılı Kanunun 23. maddesinde yer alan koşulların gerçekleşmediği, taşınmazın çevresinde bulunan yolların ve teknik alt yapının tamamlanmış olduğu, ayrıca İdare Mahkemesince karar verilirken ıslah hakkına yönelik olarak ara kararı verilmediği, adil yargılanma, mülkiyet haklarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz nedeniyle 237.465,15-TL stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL stabilize yol teknik alt yapı bedelinin tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesinde, iskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun yapı izni verilebilmesi için bu sahaların imar planı ve parselasyon planlarının yapılarak yetkili kurullarca tasdik edilmiş olması, ayrıca plan ve bölge şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik altyapısının yapılmış olmasının şart olduğu belirtildikten sonra; ancak, bunlardan parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi, teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptırılanlara veya parselleri hizasına rastlayan ve Yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelinin %25 peşin ödeyip, geri kalan %75 ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verileceği, alınan bu paraların teknik alt yapıyı yaptıranlara veya bu meblağı önceden ilgili idareye ödeyenlere aynen geri verileceği, hükmü yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tebligat ve Cevap Verme" başlıklı 16. maddesinin 4. fıkrasında; "Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava; teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlem yönünden incelendiğinde; 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasında, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış alanlarda yapı izni verilebilmesi bu alanda parselasyon işleminin ve teknik altyapının yapılmış olması şartına bağlanmış, anılan maddenin 2. fıkrasında ise istisnai olarak imar planında beldenin inkişafına ayrılmış ve parselasyonu yapılmış olmakla beraber teknik altyapısı henüz yapılmamış yerlerde hissesine düşen teknik alt yapı bedelinin %25'ini peşin ödeyip geri kalan %75'ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verilebileceğine ilişkin düzenleme getirilmiştir. Bu madde kapsamında, yapı ruhsatı düzenlenmesi aşamasında ruhsat talebinde bulunanlardan teknik alt yapı bedeli istenebilmesi için yapı ruhsatının düzenlendiği tarihte ruhsatlandırılması istenen taşınmaza ait teknik alt yapının tamamlanmamış olması gerekir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın kuzeyinde ve doğusunda bulunan yolların 2007 yılı itibarıyla tamamlanarak kullanıma açıldığı, pis ve içme suyu şebekelerinin de dava konusu işlem tarihinde önce tamamlanmış olduğu, dolayısıyla 3194 sayılı Kanunun 23. maddesinin 2. fıkrası uyarınca stabilize yol teknik alt yapı bedeli alınabilmesi için öngörülen koşulların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Dava; tahsil edilen stabilize yol teknik alt yapı bedelinin iadesi istemi yönünden incelendiğinde; Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasında, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikle; tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği kuralı getirilmiştir. Nitekim, 6459 sayılı Kanunun 4. maddesinin gerekçesinde, ''AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır.'' ifadesine yer verilmiştir. Bu durumda, hak kayıplarının önlenmesi amacıyla, tam yargı davalarında mahkemelerce esas hakkında karar verilmeden önce bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise bilirkişi raporunun veya uyuşmazlığa konu miktarın davalı idareye hesaplatırılması halinde idarenin hesaplamaya ilişkin cevabının tebliğ edilmek suretiyle ya da bunların hiçbirine başvurulmamış ise, ara kararı ile dosyanın esas hakkında karar verilebilecek durumda olduğunun veya dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre karar verileceğinin davacıya bildirilerek tazminat talep miktarını artırmak amacıyla ıslah hakkı imkanı tanınması hakkaniyet gereğidir. Bu itibarla; dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunması nedeniyle davacının istemine konu olan ve kendisinden tahsil edilen stabilize yol teknik alt yapı bedelinin de iadesi gerekmekte olup buna ilişkin olarak İdari Dava Dairesince yeniden verilecek olan kararda, yukarıda belirtildiği üzere dosyadaki bilgi ve belgelere göre esas hakkında karar verileceği bildirilerek davacıya 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasında tanınan dava konusu miktarı artırım hakkını kullanmasına imkan verilerek bunun sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlem yönünden oybirliğiyle, diğer kısım yönünden gerekçede oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/02/2024 tarihinde, kesin olarak, karar verildi. (X)-KARŞI OY : Dava; Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz nedeniyle 237.465,15-TL stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL stabilize yol teknik alt yapı bedelinin tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tebligat ve Cevap Verme" başlıklı 16. maddesinin dördüncü fıkrasında; "Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." hükmüne yer verilmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın kuzeyinde ve doğusunda bulunan yolların 2007 yılı itibarıyla tamamlanarak kullanıma açıldığı, pis ve içme suyu şebekelerinin de dava konusu işlem tarihinde önce tamamlanmış olduğu, dolayısıyla 3194 sayılı Kanunun 23. maddesinin 2. fıkrası uyarınca stabilize yol teknik alt yapı bedeli alınabilmesi için öngörülen koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, bu kısma ilişkin davanın reddine dair kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Davacı tarafından ödenen stabilize teknik alt yapı bedelinin iadesi istemi yönünden uyuşmazlık incelendiğinde; davacının nihai karar verilinceye kadar dava dilekçesinde talep etmiş olduğu miktarı artırmadığı, ıslah hakkını kullanmadığı anlaşıldığından, bozma kararı üzerine verilecek kararda da dava dilekçesinde belirtilen miktar ile bağlı kalınarak buna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının tahsil edilen stabilize yol teknik alt yapı bedelinin iadesi istemi yönünden Dairece verilen karara gerekçe yönünden katılmıyorum.