Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/17888 E. , 2024/2543 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/17888 Karar No : 2024/2543 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve ..., K... sayılı istinaf başvurularının incelenmeksizin reddine ilişkin kararı ile aynı Dairenin... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz başvurularının
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/17888 E. , 2024/2543 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/17888 Karar No : 2024/2543 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve ..., K... sayılı istinaf başvurularının incelenmeksizin reddine ilişkin kararı ile aynı Dairenin... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz başvurularının reddine dair kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının 15/03/2006 tarihinde çalışmaya başladığı ve 02/08/2016 tarihinde OHAL KHK'sı ile kapatılan kurumdan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL kıdem tazminatı ve 100,00 TL aylık ücreti olmak üzere toplam 200,00 TL alacağının ödenmesi gereken günden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi Hâkimliğinin ...2 tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle kapatılan kurum ve kuruluşların devralınan varlıklarıyla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülüklerin, FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla ödenebileceği, ... Eğitim ve Öğretim Hiz. Tic. San. A.Ş.'nin FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, irtibatı, iltisakı bulunduğu gerekçesiyle ... Sulh Ceza Hâkimliği'nin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile Dünya ve İvme Eğitim A.Ş.'ye ve Yurduşen Baktıroğlu Eğitim A.Ş.'ye kayyım atandığı, dosyada yer alan SGK kayıtlarına ve iş sözleşmelerine göre davacının ... Eğitim ve Öğretim Hiz. Tic. San. A.Ş.'de ve bununla organik bağı bulunan İvme Eğitim Öğretim Gıda İnşaat Taah. San. A.Ş.'de, Serhat Dershanesi'nde çalışmış olduğu, ... Eğitim A.Ş.'nin Serhat Dershanesi'nin kurucusu konumunda olduğu, davacının kapatılan ... Eğitim A.Ş.'de 02/08/2016 tarihine kadar çalışmış olduğunun SGK kaydından anlaşıldığı, bu durumun ise davacının kapatılan kurumda çalıştığını ve bu kurumdan işçilik alacağı olabileceğini ortaya koyduğu, anılan kurumda sigortalı olarak çalışan davacı tarafından kurumun kapatılması nedeniyle alamadığı hizmet akdinden kaynaklanan alacaklarının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca ödenmesinin davalı idareden talep edildiği ve davacının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğuna dair somut bir tespitin davalı idarece ortaya konulamadığı, davacıya alacaklarının ödenmiş olduğu yönünde bir beyanda bulunulmadığı ve ödendiğine dair bir belge de sunulmamış olduğu görüldüğünden, davacının çalışmasına ilişkin maaş ve tazminat taleplerinin taleple bağlılık ilkesi uyarınca ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne ve 100,00 TL kıdem tazminatı ve 100,00 TL maaş ücretlerinin başvuru tarihi olan 14/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; konusu 9.000,00 (dokuz bin) Türk Lirasını geçmeyen bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu tespit edilen ve yasal düzenleme uyarınca kesin olan mahkeme kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun değişik 45. maddesinin 1. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının incelenmeksizin reddine karar verilmiş ve bu kararın "kesin" olduğu belirtilmiştir. Bu karara karşı taraflarca temyiz başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:...sayılı kararı ile; uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek kararlar arasında bulunmadığı, istinaf aşamasında verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle açılan 200,00 TL tutarındaki tam yargı davasında, Mahkemece araştırma yapılmak suretiyle dava değerinin ortaya konulmamasına ve kendisine ıslah hakkı tanınmamasına rağmen, dava konusu itibarıyla kararın kesin olduğundan bahisle istinaf başvurularının incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davacının KHK ile kapatılan kurum bünyesinde çalıştığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, ayrıca davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı veya iltisakı olduğu tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı ve davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:...sayılı temyiz başvurularının reddine ilişkin kararının kaldırılarak, aynı Dairenin ...tarih ve E:... K:... sayılı istinaf başvurularının incelenmeksizin reddine dair kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın dilekçelerde gösterilmesi gerektiği belirtilmiş, öte yandan Kanun'un "Tebligat ve cevap verme" başlıklı 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi eklenmiştir. 2577 sayılı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." kuralı; aynı maddenin 6. fıkrasında, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." kuralı yer almıştır. 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." kuralına yer verilmiş, maddenin (b) bendinde, "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılacak davalar" hakkında verilen kararların, temyiz edilebilecek kararlardan olduğu belirtilmiş ve anılan Kanun'un ek 1. maddesinde; bu Kanunda öngörülen parasal sınırların; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığı kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda metnine yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın dava dilekçesinde gösterilmesi gerekmektedir. Nitekim, dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarı; davacı tarafından ödenecek harç miktarını, Mahkemece kurulacak hüküm sonucunu (davanın reddi, tazminat talebinin kabulü, tazminat talebinin kısmen reddi-kısmen kabulü gibi) ve söz konusu Mahkeme kararına karşı istinaf ve temyiz kanun yollarının açık olup olmadığını belirleyecektir. Ancak, davacılar tarafından tam yargı davaları açılırken, davaya konu zararın tam ve net olarak tespit edilemediği durumlarda, istenilecek tazminat tutarının dava dilekçesinde gerçek miktarına uygun olarak gösterilememesi söz konusu olabilmektedir. Böyle durumlarda, idari yargı düzenindeki "istemle bağlı olma" kuralı tam yargı davalarında hak kayıplarına sebep olabileceğinden, bu sakıncanın önlenmesi amacıyla 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına, tam yargı davalarında istenilen tazminat tutarının artırılabileceğine, diğer bir ifadeyle tazminat davasının ıslah edilebileceğine ilişkin yukarıda yer verilen düzenleme eklenmiştir. Bu bağlamda, mevcut zararın tam ve net olarak tespit edilemediği tam yargı davalarına ilişkin dava dilekçelerinde, nihai karar verilinceye kadar tazminat miktarının artırılması bağlamında ıslah hakkı bulunduğu da dikkate alınarak, istenilen tazminat tutarının düşük gösterildiği durumlarda, yargılama esnasında Mahkemece yapılan araştırmalar sonucunda gerçek zarar tespit edilmek ve bunun üzerine davacılar tarafından ıslah hakkı kullanılarak istenilen tazminat tutarı artırılmak suretiyle davacıların yaşayabileceği söz konusu hak kayıpları önlenmektedir. Bununla birlikte, Mahkemelerce, davada talep edilen tazminattan idarenin sorumlu olmadığı kanaatine varılması nedeniyle zarar miktarının araştırılması ve tespit edilmesi gereği duyulmayarak davanın reddi yönünde karar verilmesi durumunda, davacılar Mahkemenin söz konusu kanaatini ve ne zaman karar vereceğini bilmediği için davasını ıslah edememekte, buna bağlı olarak da düşük olan tazminat miktarı nedeniyle davasını daha üst yargı mercilerine taşıma, diğer bir ifadeyle istinaf veya temyiz incelemesine tabî tutma imkânını kaybetme sonucuyla karşı karşıya kalabilmektedirler. Bakılan dava, anılan tespit ve değerlendirmeler ışığında incelendiğinde, davacı tarafından talep edilmek istenilen tazminat miktarının Mahkemece yaptırılacak araştırma ve inceleme sonucunda netleştirilmesi suretiyle kararın istinaf ve temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığı konusunda karar verilmesi gerekirken, davanın 200,00 TL tazminat istemiyle açıldığı kabul edilerek karar verilmesinde, yukarıda anılan mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz istemlerinin reddine dair kararının kaldırılması ve aynı Dairenin... tarih ve ..., K:... sayılı istinaf isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kararının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne; 2. Temyiz başvurularının reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No... sayılı kararının kaldırılmasına ve ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve..., K... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.