11. Ceza Dairesi 2023/3749 E. , 2024/3570 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1985 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : İzmir Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığı ŞÜPHELİ : ... SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili k…
**11. Ceza Dairesi 2023/3749 E. , 2024/3570 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1985 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : İzmir Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığı ŞÜPHELİ : ... SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 30.09.2022 tarihli ve 2022/430 Soruşturma, 2022/2984 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/560 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli ve 2022/1985 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.10.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/28594 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59176 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59176 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2022 tarihli kararı ile 7394 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca şüpheli hakkında vergi mahkemesinde dava açılmamış veya açılmış olmasına rağmen feragat edilmiş ya da kanun yoluna başvurulmamış ise vergi dairesince bildirilen tarh edilen verginin gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının miktarının soruşturma aşamasında verilecek olan makul süre içerisinde Hazineye ödemesi durumunda verilecek cezanın 1/2 oranında indirileceğinin ve indirim yapılabilmesi için vergi mahkemesinde dava açmış ise feragat etmesi, kanun yoluna başvurmaması, başvurmuşsa vazgeçmesi gerektiği hususunda ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerektiği; şüphelinin vergi mahkemesinde dava açmış olmasının kendisine ihtarat yapılmasına engel olmadığı, bu sebeple ilgili vergi dairesine tekrar müzekkere yazılarak tarh edilen verginin gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının miktarının bildirilmesinin istenilmesinden sonra şüpheliye yasal ihtarat yapılması zorunlu olduğundan bahisle iddianame iade edilmiş ise de; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir..." şeklindeki ve Geçici 34. maddesinde yer alan, "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır..." şeklindeki düzenlemeler gözetildiğinde, Dosya kapsamına göre, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında, vergi inceleme tutanağı, vergi tekniği raporu, vergi suçu raporu ve komisyon mütalaasının tanzim edildiği nazara alındığında, iddianame düzenlenmesine yeterli delillerin toplandığı ve suçun işlendiği hususunda yeterli şüphenin de oluştuğu, uyuşmazlığa konu suçun soruşturmasının devam ettiği aşamada 15/04/2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesine fıkralar eklendiği; yine aynı Kanun ile Vergi Usul Kanunu'na geçici 34. maddenin eklendiği, 359. maddeye eklenen fıkraların bu yasal düzenlemelerin yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenen suçlar bakımından uygulanması gerektiği, geçici 34. maddenin ise bu yasal düzenlemelerin yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma ve kovuşturması devam eden suçlar yönünden uygulanması gerektiği, bu kapsamda soruşturmanın devam ettiği sırada kanun değişikliği yapılmış olması sebebiyle somut olayda geçici 34. maddenin dikkate alınması gerektiği, gerekli şartların varlığı halinde hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık indirim oranının 1/2 olduğu, mahkemece etkin pişmanlık şartlarının değerlendirilebileceği ve bu hususun iddianamenin iadesini gerektirmeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen, d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. (2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. (3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. (4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. (5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Şüpheli hakkında 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ile sahte fatura kullanma suçlarından cezalandırılması talebiyle düzenlenen Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2022 tarihli ve 2022/430 Soruşturma, 2022/2984 Esas sayılı iddianamesinin, Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/560 iddianame değerlendirme sayılı kararında yer alan "...Dosyada yapılan incelemede; 7394 sayılı kanun uyarınca yapılan değişiklik uyarınca ilgili vergi dairesine müzekkere yazıldığı ancak müzekkere cevabında vergi zıyaı miktarının bildirlmediği ancak İzmir Vergi mahkemesinde dava açıldığının bildirildiği ve C.Savcılığında vergi mahkemesinde dava açılması sebebiyle şüpheliye ihtarat yapılmadığı anlaşılmakla birlikte; Kanunda yapılan değişiklik uyarınca şüpheli hakkında Vergi Mahkemesinde dava açılmamış veya açılmış olmasına rağmen feragat edilmiş ya da kanun yoluna başvurulmamış ise vergi dairesince bildirilen tarh edilen verginin gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının miktarının soruşturma aşamasında verilecek olan makul süre içerisinde Hazineye ödemesi durumunda verilecek cezanın 1/2 oranında indirileceğinin ve indirim yapılabilmesi için Vergi Mahkemesinde dava açmış ise feragat etmesi , kanun yoluna başvurmaması, başvurmuşsa vazgeçmesi gerektiği hususunda ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi gerektiği; vergi dairesince açık ve net olarak bildirilen tarh edilen verginin gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve ödeme zamanında hesaplanacak olan buna isabet eden gecikme zammının miktarının açıkça şüpheliye bildirilmesi gerekmekle..." şeklindeki gerekçelerle iadesine karar verildiği, Cumhuriyet savcısının bu karara yönelik itirazının merci Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli ve 2022/1985 Değişik İş sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır. 4. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Daire Kanun'un (7394 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir." cümlelerinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır. Bu takdirde, ödemenin hüküm verilinceye kadar yapılması şarttır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli hakkında 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ile sahte fatura kullanma suçları yönünden vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu düzenlendiği, dosya içerisinde dava şartı olan mütalaanın bulunduğu, kolluk tarafından şüphelinin savunmasının alındığı, iddianamenin mütalaaya uygun olarak tanzim edildiği, şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, bununla birlikte; 7394 sayılı Kanun kapsamında şüpheliye etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması bakımında gereken şartları içerir meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeden iddianame düzenlendiğinden bahisle verilen iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın merci tarafından reddine karar verilmiş ise de; 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki; "Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır. Bu takdirde, ödemenin hüküm verilinceye kadar yapılması şarttır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, anılan Kanun'un yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde olan dosyalarda, karar tarihine kadar etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yönelik şartların gerçekleştirilmesi halinde cezanın yarı oranında indirilmesinin gerekeceği ve şüpheli hakkındaki soruşturmanın da değişikliğin yürürlük tarihinden önce başladığı göz önüne alındığında, gerekli koşulların varlığı halinde Mahkemece de soruşturma aşaması için öngörülen indirim miktarı üzerinden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği anlaşılmakla; iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın belirtilen gerekçelerle kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli ve 2022/1985 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.