10. Hukuk Dairesi 2015/21774 E. , 2016/6415 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada ilâmında belirtilen gerekçe ile davanın reddine, karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağı…
**10. Hukuk Dairesi 2015/21774 E. , 2016/6415 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada ilâmında belirtilen gerekçe ile davanın reddine, karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava; 30.07.2003 tarihinde meydana gelen iş kazasın da, saman makinesinin sol volan kısmının aniden parçalanması ile fırlayan parçaların sigortalıya isabet etmesi neticesinde vefat eden sigortalının, hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan masrafların rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk hüküm de, kazanın meydana gelmesinde %100 kaçınılmazlık olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş, verilen hüküm dairemizce “mevzuat uyarınca hangi önlemlerin alınması gerektiği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalının uyup uymadığı yönlerinin yargısal denetime elverir biçimde irdelenip, çelişkiden uzak rapor alınması gereği üzerinde durulmaksızın, kusur aidiyeti konusunda eksik ve yetersiz incelemeye dayalı kusur raporu esas alınmak suretiyle sonuca varılması” usul ve yasaya aykırı görülerek, hüküm bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada, mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınmış, ancak bozma gereği yerine getirilmeyerek, yine kusur aidiyeti konusunda eksik ve yetersiz incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İş kazası ve meslek hastalıklarının büyük bölümü işverenler tarafından iş sağlığı ve iş güvenliği konusundaki mevzuat hükümlerine uyulması ile önlenebilecek niteliktedir. Ancak kaçınılmaz dış etkenler ve kötü rastlantılar nedeniyle işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda hukuki ve teknik tüm gerekler yerine getirildiği halde iş kazası veya meslek hastalığı gerçekleşebilmektedir ki; bunlar “kaçınılmazlık” olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda; kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte ve iş kazaları bakımından süreçte bilimsel ve teknik kurallar ve olanaklar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen zararın kısmen veya tamamen meydana gelmesi durumu olarak tanımlanabilir. Bu gerçekten hareketle 506 sayılı Kanun’un 26/1’inci maddesinde “...İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme gereği; kaçınılmazlığın varlığı durumunda işverenin rücû tazminatı sorumluluğunu aynı oranda sınırlandırması gerekecektir.