10. Hukuk Dairesi 2023/12158 E. , 2023/12822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/227 E., 2023/425 K. KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl ve birleşen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın konusuz kalm
**10. Hukuk Dairesi 2023/12158 E. , 2023/12822 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/227 E., 2023/425 K. KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl ve birleşen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararın davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı SGK vekili, dava dilekçesinde, Kurum sigortalılarından ...’ın 13.06.2006 tarihinde davalılara ait inşaatta işçi olarak çalışmakta iken geçirdiği iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle hak sahiplerine 31.893,99 TL peşin değerli gelir ile SYZ olan aylık bağlandığını, davalıların olay nedeniyle 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi uyarınca Kurum zararından sorumlu olduklarını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL'nin tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı Kurum vekili 06.02.2015 tarihli dilekçesinde, yargılama devam ederken dosyaya gelen kusur bilirkişi raporunda; davalıların % 65 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiğini belirterek bu orana göre, sigortalının hak sahiplerine bağlanan 28.135,42 TL peşin değerli gelir ve 1.562,55 TL fiili ödemeden, 5.000,00 TL olan dava tutarını 14.303,68 TL daha artırarak 19.303,68 TL ye yükselttiklerini beyanla, 18.288,02 TL Peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 15.05.2007 tarihinden, 1.015,56 TL.fiili ödemenin 15.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 04.03.2022 dava tarihli dilekçe ile davacı Kurum vekili, davalı ...'den şimdilik 38.259,33 TL sine tekabül eden PSDG ve fiili ödemenin onay tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte diğer davalılarla birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalılardan A. ... vekili cevap dilekçesinde, davaya konu fiilin 2006 yılında meydana geldiğini, davanın ise süresinden sonra açıldığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin ceza davasında taraf olmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin söz konusu kazanın meydana gelmemesi için tedbirleri almış olduğunu, sigortalının bağışlanmaz kusurunun, 506 sayılı Kanun'un 111 inci ve belki de 110 uncu maddesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini, peşin sermaye değerlerinin fahiş belirlenmiş olduğunu, mevcut raporlar arasındaki belirsizliğin, çelişkinin ortadan kaldırılması, kusur oranı, zarar miktarı ve ödenecek bedelin, objektif olarak, Kurum kayıtlarından bağımsız belirlenmesi gerektiğini, illiyet bağının kesilmesi, sigortalının kendi kusuru ve işveren tarafından öngörülemezlik olgusu nedeniyle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebilecekken, tahsis onay tarihinden itibaren yasal faiz istenmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu öne sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2013/142 Esas 2016/120 K. sayılı kararıyla, davanın kabulü ile 19.303,87 TL olan Kurum zararından 18.288,02 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsis onay tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren; 1.015,85 TL fiili ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma ödenmesine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili ve davalılardan ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 16.10.2018 tarihli ve 2016/8949 E. 2018/8054 K. sayılı ilamında; ceza davasında mahkum olanlara da bir miktar kusur verilmesi gerektiği gözetilerek yeniden bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması gerekeceği yönünde karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 12.12.2019 tarihli ve 2018/351 E. 2019/335 K. sayılı kararıyla; davacı kurumun toplam 22.508,33 TL ilk peşin sermaye değerli gelir ve toplam 1.250,28 TL fiili ödemeyi talep hakkı olduğunun tespiti ve fazlaya dair hakları saklı tutularak, davalı ...'a karşı açılan davanın reddine,18.288,02 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsis onay tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren, 1.015,85 TL fiili ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Yapı Malz. İnş. Dek. Taah. San. ve Tic. Ltd'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma ödenmesine, karar verilmiş; karara karşı davacı Kurum ile davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin 22.03.2021 tarihli, 2021/326 E. 2021/3660 K. sayılı ilamında; Mahkemece ...'in Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/541 Esas sayılı dosyasında asli kusurlu olarak hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmasına rağmen, bir miktar kusur verilmemesinin isabetsiz olduğu, ayrıca davalı ...'ın asıl işveren ... Mühendislik adi ortaklığın hissedarı olduğu, Uşak 1. Asliye Ceza mahkemesi dosyasında verilen beraat kararının maddi olguya değil hukuki değerlendirme sonucuna dayalı olması öte yandan asıl işveren adi ortaklığın hissedarı olması sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle hakkındaki davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilmek suretiyle karar bozulmuştur. C.Üçüncü Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 09.06.2022 tarihli 2021/120 Esas 2022/332 Karar sayılı ilamında, "...Dosya kapsamına davacı kurum tarafından sunulan belgelerden; dava dışı kazazede sigortalının hak sahiplerine toplam 28.135,42 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı ve sigortalı için toplam 1.562,55 TL fiili ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Bu halde davalıların kusur oranına denk gelen yani bağlanan gelirin % 75 i olan 21.101,56 TL den ve fiili ödemenin 1.171,91 TL sinden davalılar sorumlu olacaktır. Ancak taleple bağlılık gereği ıslah yolu ile arttırılan tutarlara hükmedilmiştir. Davacı Kurum sigortalısı, asıl işveren ... Mühendislik Adi Ortaklığının sıva işini yapan taşeronu ... Yapı Limited Şirketinde çalıştığı sırada kazaya maruz kaldığından; asıl işveren adi ortaklığı oluşturan davalı ..., davalı ve alt işveren konumunda olan ... Yapı Limited şirketi tüzel kişiliği ile bu şirketin vekili konumunda olup davaya konu kaza nedeniyle kesinleşen mahkumiyet kararı bulunan birleşen dosya davalısı ... hükmedilen tutarlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır...." gerekçesiyle davanın kabulü ile 18.288,02 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsis onay tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren, 1.015,85 TL fiili ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (asıl dosya davalıları ve birleşen dosya davalısı) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Kuruma ödenmesine, davacı kurumun her iki alacak talebi yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, karar verilmiştir. 2.Dairemizin 12.04.2023 tarihli 2023/4491 E. 2023/4118 K. sayılı ilamıyla davalı ... Yapı Malz. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarına göre 26.08.2014 tarihinde sicil kaydının terkin edildiğinin anlaşılması nedeniyle, taraf ehliyeti bulunmayan şirket aleyhinde karar verilmiş olduğundan, davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle şirketin ihyasına dair karar alınıp ve bu kapsamda tasfiye memuru da belirlenmek suretiyle usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Uşak SGK'ya yazılan müzekkereye verilen 24.07.2023 tarihli cevabi yazıda davalı tarafından 7440 sayılı yapılandırma kanunu kapsamında başvuruda bulunduğu ve kurum asıl alacağının peşin olarak ödediğinin bildirildiğinden yapılandırma kapsamında borç ödendiği gerekçesiyle Asıl dosya ve birleşen Uşak 1. İş Mahkemesi'nin 2022/52 Esas sayılı dosyaları yönünden Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Kurum vekili, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediği için kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.