22. Hukuk Dairesi 2013/3405 E. , 2014/2502 K. "" MAHKEMESİ : Gebze 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 13/12/2012 NUMARASI : 2010/550-2012/927 Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davalı taraftan kıdem tazminatı,…
**22. Hukuk Dairesi 2013/3405 E. , 2014/2502 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gebze 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 13/12/2012 NUMARASI : 2010/550-2012/927 Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davalı taraftan kıdem tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla çalışma ücreti, ulasal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı Cevaplarının Özeti: Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Karar kanuni süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacının hüküm altına alınan fazla çalışma alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda mahkemece, zamanaşımı hususunda hesaplama denetime elverişli olmayacak şekilde resen yapılmıştır. Davalının zamanaşımı def'i hususunda gerekirse bilirkişiden denetime elverişli ek rapor aldırılmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298/2. maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması çelişki oluşturur ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince bozma sebebidir.