8. Hukuk Dairesi 2018/1850 E. , 2018/15964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalılar tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.09.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Dur
**8. Hukuk Dairesi 2018/1850 E. , 2018/15964 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalılar tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.09.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılardan ... vekili Avukat ...... Bilge geldi ve karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili, tarafların ortak mirasbırakanı adına kayıtlı 845 ada 85 parselde kayıtlı 1/A numaralı bağımsız bölüm, 816 ada 30 parselde 8 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerin diğer hissedarların muvafakatı olmaksızın davalının kullanımında olduğunu ileri sürerek 8.2.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak ecrimisil tutarından şimdilik 5000 TL'nin davalıdan tahsili ile miras hisseleri oranında davacılara ödenmesini istemiş, 27.8.2014 tarihli dilekçesi ile talebini 43.179,17 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı taşınmazları kullanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur, davalının yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkemece, davanın 8 ve 10 nolu bağımsız bölümler yönünden kabulü ile 8.2.2010-6.3.2013 dönemi için davacı ... için 24.085,03 TL, davacı ...... Yeşim için 12.042,57 TL, davacı ... için 12.042,57 TL olmak üzere toplam 48.170,17 TL'nin 5000 TL'sinin işgalin dönem sonu tahakkuk tarihinden itibaren bakiye kısmına 27.8.2010 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline, 1/A nolu bağımsız bölüme ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı). Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçeleri bilimsel verilere ve HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır. Somut olaya gelince, davacılar vekili, ortak mirasbırakan adına kayıtlı dava dilekçesinde ada parsel numarası bildirilen 3 parça taşınmazın davalının tasarrufunda bulunduğu, daha önce ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/51 Esas, 2011/365 Karar sayılı ilam ile aynı taşınmazlar yönünden 19.633,55 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek ecrimisil talebinde bulunmuş, Mahkemece kesinleşen önceki dönem dosyası esas alınarak davacıların davalıdan talep edebilecekleri ecrimisil miktarının belirlenerek 8 ve 10 numaralı bağımsız bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir. [adres satırı maskelendi] Hâl böyle olunca, öncelikle konusunda uzman bilirkişilerle birlikte mahallinde keşif ve uygulama yapılarak, davaya konu taşınmazların ecrimisil talep edilen dönemlerde davalının tasarrufunda olup olmadıkları, davalı tarafından kiraya verilerek gelir temin edilip edilmediği belirlendikten sonra yukarıda belirtilen ilkeler ve olgular doğrultusunda ecrimisil hesabı bakımından uzman bilirkişilerden rapor alınması ve tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde tüm deliller toplanarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bundan ayrı, davacılar tarafından dava dilekçesinde; talep edilen ecrimisil için faiz talebinde bulunulmamıştır. Mahkemece; (HUMK.un 74.maddesi gözetilmeden) talep aşılmak suretiyle hüküm altına alınan ecrimisilin 5000TL'sine işgalin dönem sonu tahhakkuk tarihinden itibaren bakiye kısmına 27.8.2010 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına ilişkine hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir. SONUÇ: Dahili davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan dahili davalı ...'e verilmesine, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 19.9.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.